Archive for Eylül 2012

Sabırla...


Şu birkaç cm'lik uzunluk için ve tırnağımı sağlığına geri kavuşturabilmek için ne çok zaman ve para harcadım.Ucuz ürünler yada pahalıları fark etmiyor.Bir uygulamaya uzun süre maruz kalmak o bölgeyi yıpratıyor.Buna bir stres de eklenince tırnaklarım dosya kağıdı gibi inceldi.Kat kat soyuldu,yırtıldı ve kırıldı.Bu birkaç cm'lik sonuca ulaşmak için doktor tavsiyesi ile bir ilaç kullandım.O bitti bitkisel tıbbi destek ürünlerinden içtim.Çeşitli markaların ürünlerini denedim.Aktarlara gidip tabii çözümler aradım.Kuaförümde manikürcüme danıştım.En sonunda LCN ürünleri ile tanıştım.


2-Phase Coat.Evet en sonunda bu ürün benim derdime son verdi.İlaçları kesip,stres yaratan basit konulara son verdim.Beslenme alışkanlığımı değiştirdim.Asetonumu değiştirdim.Evde ojemi kendim sürmeye ve 3 günde bir yenilemeye başladım.Her zaman 2-Phase Coat'u bir ilk yardım olarak kabul ettim.Düzenli kullandım.Ojemi kolaylıkla kurutmak için kurutucu kullanmaya başladım.Ve onu da LCN'den seçtim.Ve kolaylık olması için genellikle doğal renkleri tercih ettim.


Chanel'in parlak doğal tonlarını ya da Flormar ,Pastel gibi markaların klasikleşmiş renklerini.

Posted in |

Öyle Bir Yer



       Tatilde olup da alışveriş yapmamanın imkanı yoktu.Hele ki sadece alışverişten bahsederken.
En çok tezgahları dolaşmayı severim.El emeği ve özenli tezgahları.Yani semt pazarı gibi olanları değil de tek tek yol üstü tezgahları.
 Birbirinin aynı,fabrikasyon ve sıradan olan yerine küçük atölyelerde tek tük üretilen emek,zevk,işçiliği olanları. Tatildeysem yerel tezgahlarda bunu ararım.Tabii genellikle bulamıyorum.Bir tatil beldesi popülerleştiğinde,hızla yıldız olmasından kaynaklanan bir sıradanlaşmaya doğru gidiyor yavaş yavaş.Önce tarihi varlığını yitiriyor.Kötü restorasyonlar yapılıyor,tarihi zenginliği teknolojiye kurban ediliyor.Arkasından bir yeri o yer yapan özellikler yok oluyor.Orası ile bütünleşmiş bir kahvehane yıllar sonra bir kafeye,bara,bistroya dönüşüyor.Ve aynı keyfi vermiyor.
        Aniden emlak fiyatları fırlıyor,kiralar artıyor,en basit hizmete bile ulaşmak lüks sayılıyor.Talep arttıkça tabiat yok oluyor.Tarih yok oluyor.Kültür kayboluyor.
Konuklar müşteri oluyor önce sonra ise tavır şu enayiyi kazıklayalımla sürüyor.
Tüm bunlara rağmen popülarite sürüyor.Turizmci memnun çünkü kötüyü de sunuyor olsalar alıcısı var.İsterlerse tatilini geçirmeye gelen kişiye kötü muamele de edebilirler.
Popülarite arttıkça kayıp artıyor.Nasılsa her sene geliyorlar rahatlığı,biz ne yaparsak olur umursamazlığı..
En sonunda ise her şey tamamen aynı olduğunda,tüm plajlar,restoranlar,cafeler,oteller,dekorasyon,satılan hediyelik eşyalar,tüm dükkanlar,tezgahlar,aynı tavırlar.O zaman bizler için artık hiçbir özelliğiniz kalmamış oluyor ve sizler de bir kısır döngü içine girmişsiniz..O kadar popülersiniz ki bir dönem şurada yazlığımız var diye gururla söyleyenler çoktan evlerini kapatmış ve satılık ilanı asmışlar.
ve şimdi...
..................................................................
        İki küçük aksesuardan nerelere geldim.Neresi olduğunu söylemeye gerek yok.Her yer birbirine benziyor olmalı.Biraz eksik biraz fazla.
Bu iki güzeli mevcut şartlara direnen bir tezgahtan aldım.Henüz direniyor.Seneye belki o da diğerleri gibi parmak arası plastik terlik satıyor olacak.

Göz Meselesi - 2


Özel zamanlarda dışarıda makyaj yaptırdığınız olur mu? Ben yaptırmayı seviyorum.Özellikle simlerle oynamaları çok hoşuma gidiyor.Bunu o kadar çok seviyorum ki kendim de uygulamaya başladım.Üstelik sadece gece değil gündüz de az miktarda uyguladığım oluyor bazen.Bunun için Golden Rose 'un simli eyelinerlarını kullanıyorum.Siyah ile maviyi 2012'nin başında kendime yılbaşı hediyesi olarak almıştım.Yine de dışarda makyaj yaptırdım.Ama Ocak ayından beri iki rengi de kullanıyorum.O kadar memnun kaldım ki birkaç gün önce beyazını da aldım.
Kullanılan renk beyaz olunca kullanım alanını da genişlettim.Fırçası oldukça ince.Alta istediğim renkte kalem çekip uyguladığımda hoş etkiler elde ediyorum.Extreme Sparkle Eyeliner dağıtmadan bulaştırmadan rahatlıkla kullanabildiğim zevkli bir ürün.

Posted in |

Lush

Olmazsa olmaz saç bakım ürünlerim.
Lush tabii ki.


Pek çok ürününü severek kullandığım bir marka.
El yapımı kozmetik.
Özellikle bazı saç ürünleri için sevmek kelimesi eksik kalır.Alışkanlık,bağımlılık,aşk,mutlu birliktelik.Daha nasıl anlatayım.
Jasmin & Henna Fluff-Ease.İçerisinde kırmızı kına özü,yasemin özü ile zeytin,badem,brezilya fındığı,jojoba,ylang ylang,soya,kenevir ...bir sürü yağ var.Uzun zamandır kullanıyorum ve çok memnunum.Deniz kenarıdayken de yanımda.Hem şehirde hem tatilde kullanıyorum.Daha önce kimyasal bir işlemde zarar  gören saçlarımı bu maskeyi düzenli kullanarak kurtarmıştım.
Big şampuanı ise bir aydır kullanıyorum.Muhteşem bir kokusu var.Saçlarımı çok yumuşak yapıyor.Saçlarımı iyice ıslatıp big şampuandan az miktarda kullanıyorum.Suyu aldıkça köpürüyor.Çok iyi temizliyor.Gerçekten çok iyi.Bu kadarını tahmin etmiyordum.Gerçekten ismini hak eden bir şampuan.Saçlarım yumuşacık oluyor.Daha önce kullandığım tüm şampuanları geçip birinciliğe oturdu.Herkes bana saçıma ne yaptığımı soruyor.Ben de şampuanımı değiştirdiğimi söylüyorum.
Kutudaki ise yine Lush'ın katı şampuanlarından.Onu da denedim.Ondan da memnun kaldım.O da Big gibi saçımı çok yumuşak yaptı.Adı Ultimate Shine.Açıkçası onu kokusuna vurulduğum için bir de Big'den memnun kalmazsam alternatif olsun diye aldım.İkisi de çok çok iyi ama Big daha iyi.Yani saç yapım için uygun şampuanı sonunda buldum.

Posted in |

Hijyen şart



Eve temizlik işlerinden sorumlu yatılı bir eleman aldım.Bu arkadaş,o arkadaş.Evet çok tatlı,güzel.Ama bazı kusurları var.Bensiz kesinlikle çalışmıyor.Onu bilgisayarın genel temizliğinden sorumlu yaptım çünkü alt kısmındaki plastik kıllar tuş aralarındaki tozları temizlemek için birebir.Bazen aralara hiç olmadık parçalar takılıyor.Bir süpürme darbesi ile uzaklaştırmak  mümkün.Ama saçları mikrofiber bezden yapılmış olsa daha verimli çalışırdı.Toz toplamak için hiç uygun değil.Sanırım saçlarının bakımlı olması onun için de çok önemli.Prensiplerimiz aynı hijyen şart.
Toz temizlemek içinse ilkbaharda Tchibo'dan aldığım mikrofiber temizlik ürünleri çok iyi.Yeniden satışını bekliyorum.Bu küçük hanımı ise The Woo'dan aldım.

Dudak Tiryakiliği-1

Lush.
Lush değil aşk.Bu şekerli dudak peelingine aşk.Ben biraz daha ince dokulu olduğu için Mint Julips'i tercih ettim.Bundan başka Sweet Lips ve Bubble Gum diye iki çeşidi daha var.İçindeki şeker ve jojoba yağı ile dudaklar üzerindeki pürüzlü dokuyu nazik bir şekilde temizliyor.Bu diş fırçası ile dudaklarımızı temizlediğimiz işlemle aynı aslında.Sadece daha zevklisi.Çok az miktarda kullanmak da yetiyor.İçindeki ürün uzun süre kullanılır.Tabii satan bayanın dediği gibi kaşık kaşık yemiyorsanız.Sanırım yutulabilir olduğunu anlatmak için biraz abarttı.


Hemen uygulamanın ardından biraz dudak koruyucu sürmek iyi oluyor.Dudakları rahatlatıyor.Sonrasında ara sıra Dior'un Lip Maximizer'ını uygulamayı seviyorum.Ben kollajen desteği olarak kullanıyorum.İlk 1-2 dakika içinde çalışmaya başladığını hissediyorum.Uzun süre de etkisi devam ediyor.

Posted in |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.