Giyim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Eleme - Yenileme

Haziran geldi ,ramazan geldi ve elbette yaz gelmedi.
Yaz gelmeyince alışverişe çıktığımda 
yazlık değil baharlık bir şeyler alarak eve dönüyorum.
Bunlar da genellikle elimdekileri elden geçirirken eskimiş olanlar arasından 
elden çıkardıklarımın yerine yeni birkaç parça 
ve eskilerden atmak istemediklerimi yenilemek üzere aldığım
parçalar oluyor.
Bu aralar yamaların geri gelmesi beni çok sevip atmaya kıyamadığım bir pantolonumu 
yenilemeye heveslendirmişti.
Ancak ütü ile yapışan yamaların sadece kumaşta iyi sonuç verdiğini düşünüyorum.
Çünkü sunii deri kaplama giysi bölümlerinin daha da yıpranmasına sebep oldu.
Ben de eski yamalarımı o kötü deri dokusundan kurtulmak için almıştım.
Şimdi yeni sorunlarım ve yeni yamalarım var.


Yakın zamanda aldıklarımla yenileri bir araya getirip deli kızın bohçası misali 
yenileme çalışmaları yapmak istiyorum.


Yeni bluzlar aldım.
Beyaz bluzlar her zaman en çok giydiğim ve en çok yıpranan ya da zarar gören 
giysilerim.
Yakın zamanda bir çekmece eledim ve bir çok beyaz bluzun artık giyilemeyecek 
halde olduğuna karar verdim.
Onları çıkardım ve bunlar da yenileri.
Bu aralar böyle.
Fırsat buldukça çok ve eski olan ne varsa eliyorum.
Eleme, en ekonomik şekli ile yenilenme ,azaltma ve düzenleme.
Yarım gün zamanım varsa bir bölümünde bunlarla ilgileniyorum.
Karmaşadan kurtulmam şart.
Eski giysiler ne yapılabilir.
Ben bazen bez olarak kullanıyorum ve bazı giysiler atılamayacak kadar iyi durumdaysa sokaktaki 
eski giysi kumbaralarına atıyorum.
Ya da ihtiyacı olan birisine veriyorum.
Biliyorum ki bazı insanlar da ikinci el olarak satıyorlar.
O da iyi bir yol olabilir.

Posted in |

Kolay Değil

Yaz kapıya dayandı ve ben yazı yapılamamış işler
ile
verilmemiş fazla kilolarla gayet formsuz ve mutsuz karşılıyorum.
Yapılacak şey basit aslında.
 Evde bulunmak ve kendine zaman ayıracak fırsatı yakalamak.
İşte bu basit konu problemin temelini oluşturuyor.
Bu sene normal koşuşturma arasında hayatıma 
uzun yıllardır hayata geçirmek isteyip cesaret edemediğim bir konuda aldığım eğitimi de ekledim.
Ve eve dönüşlerim işten sonra aldığım bu eğitim yüzünden 
akşamın geç saatlerine dek uzadı.
Eğitim 22.00 civarı bitiyor.
Yaptığım hata tüm günü dışarıda geçirmek.
Ve öğle yemeği ile akşam yemeği arası süre malesef ki çok uzun.
Bu koşuşturma arasında az su içiyorum.
Akşam yemeği ise ya dersten çıkıp topluca gidilen bir yemek
 ya da eve ulaşıp yiyip yatmak şeklinde olunca 
 ergenliğimin fazla kilolarıgeri geldi.
Metabolizmam bu sisteme alışık olmadığı için bedenen de 
sıkıntı yaşıyorum.
Bıktım.
Artık sadece eşortmanla gezebilecek gibiyim .
Tabii içine sığabilecek bir eşortman bulabilirsem.
Aralık sonuna dek sporu ihmal etmeyen ben ne ara bu hale geldim.
Cevabı biliyorum.
Bu saçmalık Haziran başında bitecek.
Ve ben de umuyorum ki akşam eve gelip sağlıklı ev yemekleri hazırlayıp yiyebileceğim.
Hayallerim ne kadar basit değil mi.
Hatta akşam yemeğimden sonra spora bile çıkabileceğim.
Ahh az kaldı.
İşte o az kalan zamana hazırlık olarak kendimi de belki azıcık motive edebileceğimi düşünerek 
 yeni spor giysileri aldım.
Ve de aksesuarlar.


Basit hayallere basit seçenekler.
Yeni bir sweatshirt ,çoraplar.


Bir mont ,tayt ,telefon için bir taşıyıcı kolluk.
Fırsat bulduğum zamanları değerlendirmek istiyorum.
Fırsat.
Bulur muyum ki.
Bulamam herhalde.
Ama bu ara durum böyle.
Çoğu bitti azı kaldı.
Sabır.

Posted in |

Sevdiğim Gibi

Nisan geldi bahar ayı ve ben baharlık yeni bir şeylere göz atmaktansa 
elimde henüz kullanmayı sevdiğim bazı giysileri elden geçiriyorum.
Size de öyle oluyor mu bilmiyorum.
Bazen bir giysiyi ya da takıyı parçalansa bile atmayı hiç istemiyorum.
Öyle zamanlarda onu elden geçirip kullanmaya devam etmek istiyorum.
Bu günkü alışverişimin bir parçası bir süredir moda olan yamalar.


Bu gün bu yamaları satın aldım.
Ve bunlarla şu yapay deriden pantolonumu tamir etmek istiyorum.
Bu pantolondan ayrılmaya henüz hazır değilim.
Görünümü çok güzel,çok rahat ve şu tuhaf materyal haricinde hiç bir yerinde sorun yok.
Hangisini kullansam mickey mause elini mi,harfi mi,gözü mü,
yes yazısını mı?
Kararımı daha sonra eskiyen bölümün şekline göre belirleyeceğim.


Bu gün aldığım diğer şey bir bilezik.
İddiasız ve basit.
"Sevdiğin gibi yaşa" diyor.
Hayırdır inşallah.
Benim için tasarlamış  olabilirler mi?


Diğer parçalar usb kablosu ve taşınabilir şarj aleti.
Böyle bir şarj aleti daha önce de aldım 
ve 
onu sadece bilgisayarım için kullanıyorum.
Yanımda bilgisayar taşımadığım ve 
küçük bir çanta ile çıktığım zamanlarda kullanmak için bunu aldım.
Kablo ise dolanmaları önlemek için 
küçük bir bant ile 
düzen sağlıyor.
Çanta içindeki gereksiz karışıklığı önlüyor.

Posted in , |

Güne Hazırlık

Her sene olduğu gibi bu sene de ilkbahar adına yakışır şekilde
başladı.
Soğuk.
İlk cemreler şubat ayında düştü ve birkaç gün sonra kıştan tamamen
uzaklaşacağız.
Tabiat yavaş yavaş canlanıyor.
Taze sebze meyve değişmeye başladı bile.
Ben de bu sabah kahvaltımı bahara yakışır şekilde baharlık bir meyve
ile lezzetlendireceğim.
 
 
Çilek için henüz erken değil mi ?
Sera mahsulü mü ?
Yiyorum ama yerlidir inşallah.
Yerli de hangi ülkenin yerlisi acaba?
Acaba Sudan'dan kiralanan tarım arazisinden hangi sebze meyveyi satın alacağız.
Üreten Türkiye diyorlardı Türkiye'nin üretken bereketli toprakları
ne oldu ya da ne olacak?
Bizim toprağımız yok mu da dışarıdan toprak kiralıyoruz.
Üstelik çalışıp kazanan sudan olacak biz her yoldan kayıptayız.
Aklım mantığım almıyor.
Ucuz mu olacak öyle.
Türkiye mi kazanacak.
Gerçi artık Türkiye de kazanmayacak ya tek kişi kazanacak.
 
 
İçim ürperdi.
Ya asabım bozuldu ürperdim ya gelecek kaygısından ürperdim ya soğuk kahvaltı beni ürpertti
ya da havalardan.
Havadır hava.
Sıcak bir içecek beni ısıtır.
 
 
Kalın giysiler de öyle.
Bakalım bu gün hangi kalınlık benim için yeterli olacak.
 
 
Yüzüme de biraz renk vermeliyim.
Güneş yüzünü gösterip içimi ısıtıp cildime sağlık getirinceye kadar böyle.
 
 
Makyaj ise çok hafif.
Yaptığım şey yorgunluğumu yüzümden silmeye çalışmak hepsi bu.
Olabildiğince az makyaj yapmak bana yetiyor.
 
 
Renkleri ellerimde görmek benim için yeterli.
Yeni ojemi kullanmaya başladım.
Kremimi de oldukça seviyorum.
Hem kokusu çok güzel hem de her ihtiyaç duyduğumda yanımda olmasından hoşlanıyorum.
Hemen de emiliyor.
Bu tarz malzemede sık sık değişiklik yapmayı seviyor olsam da buluğum yerden
tekrar tekrar almayı düşünüyorum.
Hadi artık bu kadar lak lak etmek yeter artık çıkmalıyım.

Posted in , , , |

İndirimden


Bu sene %70leri çok çabuk gören büyük kış indiriminden
alabildiğim birkaç ufak tefek yeni parçam var.
Bunlar öyle çok da pahalı alınmaz parçalar değiller belki ama gelecekte ekonomi ne olacak bilemediğim için gereksiz harcamalardan olabildiğince kaçınmak istiyorum.
Yine de sizlerle alabildiğim insanı geçici olarak mutlu edecek birkaç parçayı
paylaşacağım.
Biliyorsunuz ben boş zamanlarını evde geçirmekten zevk alan biriyim.
Bu yüzden aldığım parçalar da bu duruma uygun parçalar.



Evde giyilmeye uygun rahat bir pantolon kalın kışlık çoraplar bir de dudak koruyucu.
Oysho , sephora ve bir de isimsiz bir butikten .
Yerli malı yurdum malı üretim.


Yeni bir fincan , oje ve el kremi.
Kupa çin malı,oje pastel ve el kremi doğuş kozmetik.
Lush mı iyi , Burt’s Bees mi ,Sephora mı iyi en iyisi hangisi diye ararken aradığım meğer bu coğrafyada burnumun dibindeymiş.Aradığım el kremini Türk üreticide buldum darısı kremlerin de başına.
Ne varsa Türk malında var.
: )


Posted in , |

Bu Şehirde

Kış ne uzun ve soğuk ve karanlık bir zaman.
Kış her geçen yıl daha az sevdiğimi fark ettim.
Günler tamamen kendini belli eder şekilde uzayana kadar
sabahın çok erken saatlerinde kalkan ben bile özellikle bu kış karanlıkta kalkıp karanlıkta evden çıkmaya alışamadım.
Bunda saatlerde bu sene uygulanan sistem değişikliğinin de etkisi çok büyük.
Kış zaten karanlık az güneşli ve can sıkıcı iken , 
bir de üstelik kışın yaz saati kullanmak bir çok insanı çok sıkıntıya soktu.
Hadi biz büyükler neyse bu kış özellikle çocuklara işkence gibi oldu.
Ayakta uyuyan küçücüklere hele çok acıyorum.
1 saatlik o zaman dilimi meğer ne kadar da önemliymiş.
Aslında denendi ve olmadığı görüldü neden eziyette ısrar var anlayamıyorum.
Geçen gün bir bayan arkadaşım kendisinin bile işe geldiği saat çok erken olduğu için 
ürktüğünü söyledi.
Önce çocuğunu okula bırakıyor ve sonra işe geliyor.
Haklı ama şikayet etsek de bir şey değişmiyor.
Neyse gün azıcık erken ağarıyor artık ama azıcık.
Neyse söylenip durmak bir şeyi değiştirmiyor .
Alışamasak da , zor olsa da , hatta olmasa da böyle.
Ağaoğlu'nun dediği gibi.
"Yaptık oldu."
Hadi bakalım güne başlayalım.
Kalktım oldu.


Kahvaltı en sevdiğim ve değerli bulduğum öğün.
Beni öğleye kadar zinde ve tok tutacak bir tabak hazırladım.
Protein ,yağ ,lif ve karbonhidrat.
Güne dengeli bir başlangıç için hepsi burada.
Bedenimin içi sağlıklı olursa belki kışın bu karanlık günlerinde 
rengi ruhsarı solmuş cildime 
biraz renk gelir.


Eğer  bu yetmezse ki genellikle yetmiyor biraz hile yapmak gerekiyor.
Makyaj la solgun görüntüye biraz renk katıyorum.


Cildime kaybettiği ışığı vermek için dost tavsiyesi dinliyorum.
Gerçekten benim için fazlası ile aydınlık ama az miktarda uygulandığında 
gerçekten hoş duruyormuş.
"Mary lou iyi bir aydınlatıcı" diyenler bilerek söylüyorlarmış.


Hava soğuk.
Ne kadar giyinip hazırlanmış olsam da asla yeterli olmuyor.
Evden çıkmadan mutlaka bir kaç kat daha sarılıp sarmalanmak gerek.
Bu sene 
kış mevsiminde özellikle karanlıkta çıkıp karanlıkta dönmem gerektiğinde 
son dış parçaları hep açık renklerden seçtim.
Siyahlar kir göstermemek açısından kullanışlı belki ama açık renkler de ışığı yansıtıcı özelliğe sahip.


Biliyorsunuz şehirde çok araç var ve kaldırımlar da araba park yeri olarak kullanılıyor.
Bu yüzden biz yayalar genellikle kaldırıma park etmiş araçlar yüzünden 
yola inip yürümek zorundayız.
Hatta bazı araçlar bazen kolaylık olsun diye kaldırımda boşluk varsa çıkıp orada araç sürüyorlar.
Mesela motosikletler.
Bu hiç hoş bir durum değil.
O yüzden mecburen yoldan araçların yanından yürüyoruz.
İşin kötü tarafı önümüzden arkamızdan geçen araçlar da yoldan yürüdüğümüz için 
kaldırıma park edene değil bize kızıyor.
İyi ama bizler kanatlı mahluklar değiliz ki.
Yürümek zorundayız.
Ezilmek istemiyorsanız işinize gidip dönerken sizde benim gibi açık renk kıyafetler 
ya da aksesuarlar tercih edin.
Evet yine bazı sürücülerin su şakası yüzünden kıyafetleriniz ıslak günlerde oldukça koyulaşacak 
ama en azından araba çarpıp sakatlanma ihtimaliniz %50 azalacak.
Bu da bu işin teselli kısmı.
Hadi size iyi günleerr.

Posted in , , , |

2016'nın Sonu

Yılın son günü.
Nasıl başlarsa öyle devam edermiş.
Umarım iyi haberlerle başlar ve öyle devam eder.
Artık hava iyiden iyiye kış.
Soğuk kendini fazlasıyla hissettiriyor.
Yılbaşı gecesine hazırlanırken evde kendimle ilgilenecek zamanı bulduğum için şanslıyım.
Saçıma  ,makyajıma ,giyimime kuşamıma zaman ayırabileceğim .
Yaşasın.


Geceye hazırlık olarak ilk yaptığım güzel sıcak bir banyo yapıp kalın giysiler giymek.
Akşama daha vakit var 
ve 
kızsal meselelerle ilgilenip zaman harcarken üşütmeyi hiç istemiyorum.


Isınmaya yardımı olan bir fincan kahvemi içerken ufak detaylarla da ilgilenmeliyim.
Konuklarım geldiğinde sunacağım ufak atıştırmalıklar hazır olmalı ,
her yer pırıl pırıl olmalı.
Yılbaşının ruh haline hemen girmeliler.


Ben de girmeliyim .
Ağacımın ışıklarını açtım.
Bir yandan fön çekip bir yandan yılbaşı şarkıları dinliyorum.


Haber yayınlarını dinlemiyorum.
İnatla hayatla ilgilenmiyorum.
Dikkatimi sadece şu anda ve burada olan konuya çeviriyorum.
Gösterişli bir deve kuşu edası ile ojemi sürüyorum.
Yılbaşı için ışıltılı bir şeyler yapmaya çalışıyorum.


Nasıl olmuş?
Olmuş mu?


Makyajımı nasıl yapacağıma karar vermek çok kolay oldu.
Bu sene boyunca elim en çok Up In Smoke paletime gitti.
Biliyorum çok popüler ve ünlü paletler var.
Ama ben palet koleksiyoncusu değilim ki.
Elimdekileri severek kullanmayı ve bitirmeyi tercih ediyorum.
Ve bu paletin içindeki her bir parçayı çok kullanışlı buluyorum.
Sadece rujumu daha yeni ve daha kalıcı olan Aquarouge ile değiştireceğim.


Giyindim ve hazırım.
Bu sene bir süre birlikte evde zaman geçireceğim konuklarımın konukları olacağım.
Hep birlikte dışarıda zaman geçireceğiz.
Eğleneceğimiz yere arabalarla gideceğiz.
Dışarısı ne kadar soğuk bilmiyorum.


Madem evde fazla kalmayacağız hediyelerimi 
erkenden vermemde bir sakınca yoktur sanırım.
Ben öyle istesem de
en doğrusu başıma buyruk değil de grupla uyumlu hareket etmem olur.
Şimdi beklemedeyim.
Umarım yılbaşı gecesi herkes için iyi ve faydalı işlerle ilgilenilen bir gece olarak geçer.
Yıla iyi bir insan olarak başlamak 
bir insanın kendisine verebileceği en güzel hediye olabilir.
İyi yanınızı sevin.
İyi yıllar.

Posted in , , , |

Haydi Spora

Havalar soğumaya başladığından beri
hayatımın soğuk yüzünden aksamaması için bir takım önlemler alıyorum.
Özellikle kışları da dışarıda spor yapmaya devam etmeye karar verdiğimden beri.
Yazları çok popüler olan sokak spor aletleri havaların soğuması ile 
daha az popülerlik kazanmaya başladı.
Bunu bir fırsat olarak kullanmaya karar verdim.
Hayatta beni zinde enerjik ve olumlu tutan yegane şey spor.
Ancak soğuktan da korunmak zorundayım.
Onun için ay başından itibaren kalın ve nem tutma özelliği olan 
spor giysileri seçmeye başladım.
Özellikle çok uygun fiyata aldığım termal özellikli içlikler benim için hayat kurtarıcı oldular.
Bu gün bir kaç tane daha aldım.
Çünkü iki adet
 her gün spor yapan biri için yeterli değilmiş.
Artık temizlemek gerek ve bir günde kurumayacaklardı.
Önceki giysileri nike'dan seçmiştim.
Şimdikileri ise Tchibo'dan aldım.


Yine aynı şekilde bir yakasız ve bir yakalı seçtim.
İlki hava geçiren nem transferi sağlayan ve vücut ısısını dengede tutmayı sağlayan
standart yakasız içlik.
Almadan önce kumaşına baktım sanırım beklentimi karşılayacak.
Ona uniseks bir boyunluk eşlik ediyor.
Her ne kadar saçlarımı toplasam ve profesyonel bir mont ile desteklesem de 
yüzüme direkt çarpan soğuk havayı kesecek
termopolar boyunluk oldukça işime yarayacaktır.


İkincisi aslında iç ya da dış olarak da kullanılabilecek gibi.
Çünkü şardonlanmış iç yüzeye sahip yani beni normal bir içlik gibi 
terlemeden kaynaklı üşümeden korumakla yetinmeyip 
daha soğuk havalarda üşütmememi sağlayacak.
Vücut ısımı dengeleyecek.
Eldivenler de aynı özelliklere sahip.
Onları da ilerleyen zamanda kullanmak için almış olsam da 
yavaş yavaş ihtiyaç duymaya başladığımı da itiraf ediyorum.
Ayrıca dokunmatik ekranlı sistemlerle kullanabilmek için uyumlu.
Şimdi beklenen daha soğuk hava şartlarına hazır gibiyim.
Tek bir sorunum kaldı.
O da henüz ıslak zeminde kaymayan tabanlara sahip bir koşu ayakkabısına sahip olmayışım.
7 tepeli şehirde yokuş aşağı yokuş yukarı yürürken ve koşarken 
bu beni en çok zorlayan konu.
Buna da bir çözüm bulmam lazım.
Ama nasıl.

Posted in , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.