Archive for Ağustos 2016

30 Ağustos 2016



Ne anlamlı günler bunlar.
Genel anlamda bir süredir özellikle anlamlı olan günler.
Ve bizi biz yapan günlere daha da özenle değer vermeyi gerektiren günler bu günler.
Bu aralar hatırlamayı öğrendik.
Hazır bunu öğrenmişken birlikte hatırlamaya var mısınız?
İşte tek adam'ın açık ve anlaşılır söylemlerinde bazıları daha.
_
  •  Benim naçiz vücudum elbet birgün toprak olacaktır; lâkin Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
  • Beni milletim nereye isterse oraya gömsün, fakat benim hatıralarımın yaşayacağı yer Çankaya olacaktır. (Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Ayşe Afet İnan)
  • ( Saltanatın hilâfetten ayrılması konusunda meclisteki hocaların kendisine padişahlık ve halifelik teklif etmeleri hakkındaki hususî sohbetinden: ) Bu hocalar başımda yeşil bir sarık, yüzümde uzun bir sakal, geniş bir cübbe içinde, elimde bir tesbih beni öbür dünya ile ilgili bir adam yapmak istediler. Şaşılacak bir şey varsa; bunların kalın kafaları beni hâlâ anlamamıştır.(Damar Arıkoğlu, Hatıralarım)
  • Ben isteseydim derhal askerî bir diktatörlük kurar ve memleketi öyle idareye kalkışırdım. Fakat ben istedim ki milletim için modern bir devlet kurayım ve onu yaptım. (Yusuf Ziya Özer, TTK Belleten, Cilt:3, Sayı:X)
  • Harpçi olamam. Çünkü, harbin acıklı hallerini herkesten daha iyi bilirim.
  • Bir adam ki büyük olmaktan bahseder, benim hoşuma gitmez. Bir adam ki memleketi kurtarmak için evvelâ büyük adam olmak lâzımdır; der ve bunun için bir de örnek seçer, onun gibi olmayınca memleketin kurtulamayacağı inancında bulunur, bu, adam değildir. ( 1908 ) (Mustafa Baydar, Atatürk'le Konuşmalar)
  • Pekâlâ bilirsiniz ki benim bütün hayatımda bu ana kadar güttüğüm gaye hiçbir vakit kişisel olmamıştır. Her ne düşünmüş ve her neye girişmiş isem daima memleketin, milletin ve ordunun adına ve menfaatine olmuştur. Hiçbir zaman şahsımın üstünlüğünü ve sivrilmemi göz önüne almamışımdır. ( 1914 ) (Sadi Borak, Atatürk'ün Özel Mektupları)
  • Hiçbir zaman şahsî gücenikliklerimi birtakım menfi teşebbüslerle tatmine kalkmak âdiliğine tenezzül etmem. ( 1914 ) (Sadi Borak, Atatürk'ün Özel Mektupları)
  • Biz, eğer millet ve tarih önünde herhangi bir hata işliyorsak, bunun sorumluluğunu vicdan ve sağduyumuzda hissetmekten ve ödemekten hiçbir zaman çekinecek insanlar değiliz. ( 1919 )
  • Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım. ( 1921 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri III)
  • Benim müstesna olduğuma dair bir kanun yoktur. ( 1922 ) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri I)
  • Benim şan ve şerefimden bahsetmek de hatadır. İyi dinleyiniz nasihatim budur ki, içinizden herhangi bir adam çıkar, şan, şeref davası güder ve benzersiz olmak isterse, başınızın belâsıdır. İlk önce kafası kırılacak adam budur. Mensup olduğum Türk Milleti'nin şan ve şerefi varsa, benim de bir ferdi olmak sıfatıyla şanım, şerefim vardır. Asla başka değilim. ( 1923 ) (Damar Arıkoğlu, Hatıralarım)
  • Sizden olan bir şahsa, sizden fazla ehemmiyet vermek, her şeyi milletin bir ferdinin şahsiyetinde birleştirmek, geçmişe, bugüne, geleceğe, bütün bu zamanlara ait bir toplumun meselelerinin aydınlatılması ve belirtilmesini yüksek bir topluluğun tek bir şahsiyetinden beklemek elbette ki lâyık değildir. Elbette ki lâzım değildir. ( 1925 )(Atatürk'ün Maarife Ait Direktifleri)
  • 30 Ağustos'ta sevk ve idare ettiğim muharebe, Türk Milleti'nin yanımda bulunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son muharebedir. Bir insan kendini, milletle beraber hissettiği zaman, ne kadar kuvvetli buluyor bilir misiniz? Bunu tarif müşküldür. ( 1928 )(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri III)
  • Beni görmek demek, behemehal, yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir. ( 1929 ) (Ayın Tarihi, Cilt:20, Sayı:65, 1929)
  • Kapıda duran nöbetçi bile benden korkmaz. İsterseniz kendisinden sorunuz. Korku üzerine hâkimiyet kurulamaz. Toplara dayanan hâkimiyet devamlı olmaz. Böyle bir hâkimiyet ve hattâ diktatörlük, ancak ihtilâl olursa geçici bir zaman için lâzım olur. ( 1930 ) (Ayın Tarihi, Sayı:73, 1930)
  • Biz kimsenin düşmanı değiliz! Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. ( 1936 ) (Ferit Celâl Güven, Ülkü Dergisi, Cilt:XII, Sayı:70, 1938)
  • Ben düşündüklerimi, sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda gerekli olmayan bir sırrı kalbimde taşımak kudretinde olmayan bir bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın önünde söylemeliyim. Yanlışım varsa halk beni yalanlar. Fakat şimdiye kadar bu açık konuşmada halkın beni yalanladığını görmedim. (20 Mart 1937, Ulus Gazetesi)
  • Milletler gam ve keder bilmemelidir. Şeflerinin vazifesi, hayatı neşe ve şevkle karşılamak hususunda milletlerine yol göstermektir. (20 Mart 1937, Ulus Gazetesi)

Alıntıdır.

Posted in |

Avuntu

Sezon sonu ve büyük ucuzlukların olduğu bir zamanda
ihtiyacım olan tek şey yine kozmetik ürünler oldu.
Bu sene 
tatil yapmamış ve yine yüksek korumalı ürünler kullanmış olduğum için
en azından yüzümü güneşin yakıcılığından korudum.
Vücudum içinse kullandığım ürün daha düşük korumalıydı ve şimdilerde cildim ve vücudumun tonu arasında belirgin bir fark oluştu.
İşte bu yüzden aradaki farkı dengelemek için 
yeni bir yüz ürününe ihtiyacım oldu.


Rengi dengelemek için bir bb krem seçtim.
Bu ürün 30 koruma faktörlü.
Yani vücudumla eşit spf ' te.
Bir süre (en azından güneşin etkisinin azalmaya başladığı günlerde )
bu bb kremi kullanacağım.
Tek başına kullandığımda hem yüzüm sağlıklı görünüyor hem de eşitleniş oluyor.


Bronz ve sağlıklı bir görünümü belirgin kılmak içinse 
bir terracotta aydınlatıcı aldım.
Aslında bu ürün bronzer olarak kullanılmak için üretilmiş 
olmasına rağmen
ben içindeki hafif ışıltıyı bu şekilde değerlendirmek istedim.
Ve ikisini birlikte çok beğendim.
Önümüzdeki günlerde de bu günlerde olduğu gibi ayarladığım her dinlenme fırsatı
hayat ve zorunlulukları tarafından sabote edilmeye 
devam ettiği sürece 
tatili ancak rüyamda göreceğimden
yapabileceğim en iyi şey kozmetiklerle kendimi avutmaya devam etmek olacak gibi görünüyor.
Zaten şurada sonbahar sezonunun girmesine ne kaldı.
Avun gönlüm avun.

Posted in |

4. Yıl

Hala inanamıyorum.
Yazmaya başlayalı 4 yıl bitti.
Yazmaya başladığımda ne bu kadar süre bu kadar istikrarlı devam edeceğimi biliyordum 
ne de yaptığım bu şeyi,işi,hobiyi,her neyse bu kadar seveceğim.
Her ne ise bu yaptığım şey (?) beni çok mutlu ediyor.
Ve sanırım bunun için bu kadar zamandır devam ediyor.
Hayata her ne verebiliyorsam ve hayat bana her ne verebiliyorsa
 burada paylaşıyorum.
Benim geri dönüşlerim sadece gözlemleyebildiğim şekilde oluyor.
Her gün yeni bir bakış açısı geliştiriyorum.
Oradan bakınca ne görünüyor ve nasıl görünüyor bilmiyorum.
Aslında sanırım bilmek de istemiyorum.
Ben buradan evrene hep pozitif gönderiyorum.
Evrenin kendisi negatife programlıysa benim yapabileceğim fazla bir şey yok.
Sadece iyi bir dilek daha gönderebilirim 
"Sevgili evren ; lütfen pozitiflerimi negatife çevirme ,teşekkür ederim."
:)
Biliyorum hayat genel olarak güzel bir şekilde ilerlemiyor.
Hele bu son bir yıldır.
Yine de umudumuzu kaybetmeyelim.
İyi duygularımızı , kendimize inancımızı ,birbirimize saygımızı ve sevgimizi de.
Bunu her zaman başarabilmek kolay olmasa da deneyelim.
Olabilmesi için denemek lazım.
Benim gibi.
Bir bloğum olsun basit bir hayatı insanlarla paylaşayım istedim.
Kendime engeller koymadım.
Zorlaştırmadım ,hata yapmaktan korkmadım.
Ve işte oldu.
4 yıl oldu.
Hadi bu 4. yıla birlikte bir göz atalım bakalım bu yıl nelerle geçip gitmiş.


Geçen yaz boyunca ev ile ilgilenerek hayatın genelini ihmal edince
sonbahar ile birlikte ihmal ettiğim ne varsa vakit ayırma zamanı gelmiş oldu.
Bilgisayarımı uzun süreliğine tamire verip bu süreyi boş geçirmemek için
kendime her yerde çalışabileceğim bir küçük bilgisayar aldım.
Click mini.
Hakikaten de mini mini bu bilgisayarı ihmal edip zaman ayıramadığım kısa tatilimde de yanımda götürüp sizinle tatilimin anlarını da paylaştım.
Sanırım son yıllarda yaptığım en uzun ve en dinlendirici molaydı.
Eve geri döndüğümde hala halletmem gereken işler vardı ve oldukça fazla zamanımı aldı.
Ama sabırla tamamlamaya çalıştım.
Bu arada ihmal ettiğim bir diğer şey her meselenin önüne geçti.
Sağlığım.
Uzunca bir zamanı hasta hanelerde geçirdim.
Teşhis ve tedavi sürecim uzadıkça uzadı.
Kabus gibiydi.
Neyse ki bir süre sonra çözüldü.
Allah kimseye dermansız dert vermesin.


Neyse ki yılbaşı heyecanı denilen tatlı süreç bu kötü tecrübeyi unutturdu.
Yılbaşı gecesi uzun zamandır olmadığı kadar karlıydı.
Yılbaşı kartpostalları pencerenin dışında yer bulmuştu.
Bu durum dostlarımla sıcak ve keyifli bir gece geçirmeme sebep oldu.
Arayıp da bulamadığımız bir fırsat yakalamış olduk.
1 ocak sabahı her yer bembeyaz olmuştu.
Bu beyaz örtü sanki o zamana kadar olan tüm olumsuz olayların üzerine 
temiz bir örtü sermiş gibiydi.
(Gerçek böyle olmasa da.)
Bu arada küçük evcil arkadaşım beni terk etti.
Her gün özlüyorum.
Her gün.


İlkbahar yeni bir süreçti.
Çiçekler açtı.
Her şey şekil değiştirdi.
Isındı ve renklendi.
İlkbaharın ilk işi olarak masaya yattım ve gözyaşı kanalı ameliyatı oldum.
Uzun zamandır ertelenmiş bir diğer sağlık sorununun iyileşme süreci başlamış oldu.
Bu arada yeniden ev ile ilgilenme fırsatı yakaladım.
Bu güzel bir şeydi.
Bir diğer güzel şey ise 19 mayıs birinci vazife yürüyüşü ve şöleniydi.
Gerçekten çok çok güzeldi.
Düzenleyenlere de destek verenlere de emeği geçenlere de katılanlara da çok çok teşekkür ediyorum.
Hayatımın en güzel tecrübelerinden biriydi.


Yaz ile ramazan bayram sürecine girildi.
Bizler bu süreci ayrıca aileyi yakınlaştırma ve dip köşe temizlik süreci olarak da kullandık.
Annem kilolarca kahve saklamıştı ve bu kahveler şimdi benim için olmazsa olmaz 
bir banyo ve bakım ürününe dönüştü.
Ne derler bilirsiniz.
Kör satıcının kör alıcısı olurmuş.
Denemediyseniz deneyin tavsiye ederim uzun vadeli kullanımla cilt sorunlarını düzeltiyor.
Bayram yeni bitmişken bir şey oldu.
Daha önce de olmuş ama benzeri görülmemiş tuhaf bir şey.
Hem olmuş hem olmamış.
Buna hala bir anlam veremiyorum.
Sanırım benim aklım için fazla karışık bir konu.
Oldukça sarsıcı oldu.
Umarım bir daha yaşanmaz.
Ama güzel bir şeye dönüştü ve birlik ve beraberlik duygularını harekete geçirdi.
Bense bilmediğim konulara kafa yormak yerine 
zamanımı 
sağlığım için yatırım yapmak adına ufak tefek alışveriş ve 
spor ile geçirmeye karar verdim.
Spor malzemelerimi yeniledim.
Programımı değiştirdim.
Hayata daha çok zaman ayırdım.
Ve yakın bir zamanda Türkiye'ye gelen ve Türkiye'de yaşayan eski arkadaşlarımla
yeniden bir araya gelme fırsatı yakaladım.
İnsanlar nasıl değişiyor.
Benim değişimim pozitif yönde olmuş.
Çok övgü aldım.
Çok tatlı dostlarım var.
Çok şanslıyım.
Herkese sevgiler.
:)

Posted in |

Yıllar Sonra

Bu gün uzun zamandır görüşmediğim arkadaşlarımla 
buluşma günüm.
Aynı  zamanda bu günü uzun zamandır fırsat bulamadığım bir tatil günü olarak kullanacağım.


En rahat yazlık giysilerim bu gün için uygun.


Makyajla fazla zaman kaybetmek istemiyorum.
Güneş kremi ve dudak koruyucu bir ürün kullanmazsam olmaz.
Bu yoğun koruyuculu krem yaz boyu yüzümü şehrin sıcağından korudu.
Yanmadım.


Ama mevsimle uyum sağlamak için ufak bir hile yapabilirim sanırım.
Mış gibi yapacağım.


Gözlüğümü de aldım.
Hava çok sıcak.
Bir çok insanın aksine bu sıcak günleri çok seviyorum.
En tropikal ülkede şikayet etmeden yaşarım ama tabii tüm önlemleri almış olarak.


Ama her şeye rağmen ülkemden vazgeçemem.
Her millete kendi ülkesi güzel.
Her an her köşesi küçük sürprizlerle dolu.


Manzaralı ev keyifli bir yolculuk sonrası karşı kıyıya geçtim.
Şimdi buluşacağımız yerde dostlarımı soğuk bir içecek içerek bekliyorum.
Yıllar oldu.
Herkes kendi hayatına dağıldı.
Hayatlarında neler oldu nasıl oldu.
O kadar çok merak ediyorum ki.
Konuşacak çok şey var.
Umarım günün kalanı da başı gibi sorunsuz ve güzel bir şekilde devam eder.
:) 

Posted in , , , |

Dinlenmelik

Yaz geldi de geçiyor bile .
Ufukta ise tatil falan görünmüyor.
Çalış çalış çalış çalış.
Yapılabilecek tek şeyse şehirde geçen zamanı faydalı ve keyifli bir şekilde değerlendirmeye çalışmak.
Bir de hayatın sıkıcı detaylarına zaman ayırmak.
E bunlar da gerekli.
O sıkıcı detaylardan biri her yıl bilgisayarı bir elden geçirtmek.


Kullanıcısı ne kadar yorgunsa bilgisayar da o derece yorulmuş.
O yenilenme ve dinlenme fırsatını bir bakımla yakaladı.
Ya ben?
Bu aralar fırsat buldukça evde zaman geçirmeyi tercih ediyorum.
Evde olmak sıkıcı değil.
Eğer hayatımı düzene koymayı başarabiliyorsam.
Genellikle evde bulunmakla ilgili hayallerim ayaklarımı uzatıp dinlenmek ve bir müzik koyup
keyif yapmak.


Bazen dinlediğim müziğin ya da izlediğim bir filmin sesini daha iyi duyabilmek istiyorum.
Hazır zamanımın bir kısmını teknoloji dükkanında harcarken
bu ihtiyacıma ufak bir çözüm de buldum.
Denedim ve ses kalitesi benim için yeterli.


Evde dinlenmek için yapılabilecek bir diğer güzel şey ise okumak.
Bazen sadece kafa dağıtmak için ve bazen de hayatı daha iyi anlamak için.
Bu gün iki yeni kitabım var.
Bir eğlenmek ve biri de öğrenmek için.
Şimdi yapmam gereken kendime evimde dinlenebileceğim zamanı ve ortamı yaratmak.
:)

Posted in , |

Güzel Bak

Yazın en sıcak zamanlarında 
cildimdeki gerilmeyi 
en çok hissetmeye başladığım bu günlerde
 vakit buldukça 
cildimi rahatlatmaya ve nemlendirmeye uğraşıyorum.
Bunu yaparken her zaman kozmetiklerden faydalandığımı söyleyemem.
Bazen de etkisini bildiğim doğal yöntemlerden faydalanıyorum.
Mesela bu aralar stres,uykusuzluk ve özellikle güneşin etkisine ister istemez maruz kaldığımdan
belki de göz çevremde yoğun bir hassasiyet hissediyorum.
Bazen kaşıntı,bazen batma,bazen torbalanma ve bazen de morluk.
Bir kaç ay önce küçük bir ameliyat da geçirdiğim için 
özellikle göz çevresi derimi kimyasal kozmetiklerden olabildiğince uzak tutmaya çalışıyorum.
Bunu her zaman yapabilmek çok kolay değil.
Hayatın içinde ister istemez kozmetiklerle iç içeyim.
Doktorumun bana söylediği yüzüme uyguladığım her hangi bir kozmetiğin bile bir şekilde,
(ter ..vs.)
göz içine girebileceği ve yeni tıkanmalara sebep olabildiğiydi.
Bu yüzden doktorumun sözlerini de dikkate alarak göz çevresi problemlerim için
 tabii bir tedavi edici ürün kullanmaya karar verdim.
Bu gün size bunun ne olduğunu anlatacağım.


Göz çevresi için piyasada çeşitli tek ya da kür şeklinde kullanılabilen ürünler var.
Göz çevresi problemlerine göre çeşitli şekilde hazırlanmış göz maskeleri satılıyor.
Ancak ben artık bu ürünleri evde hazırlamaya karar verdim.
Bunun için sorunuma göre etkisinden emin olduğum malzemeleri kullanıyorum.
İşte bir örnek.


Malzemelerim:
Makyaj temizleme pamukları ,
Salatalık ,
Sıkacak ,
Bıçak ,
Makas ,
Bitkisel yağlar ,
Temiz bir kap .
_

İlk olarak makyaj pamuklarımı kesip gözümün altına ve üstüne rahatça yerleştirebileceğim  bir forma getiriyorum.
Salatalıklarımı güzelce yıkayıp,soyup dilimliyorum.
Bir sıkacak kullanarak salatalıklarımın suyunu çıkarıyorum.
Salatalığın yatıştırıcı özelliği herkesçe bilinir.
Göz çevresini rahatlatmak için kullanılan en eski 
yöntemlerden biridir.
Göz çevresinde göz altı damarların büzülmesini sağlayarak daha az su tutmasına yardımcı olurken 
göz altında oluşan morluklar için de faydalıdır.
Güneş yanıklarının tedavisinde de kullanılır.
Bir çok güneş sonrası ürünün içeriğinde salatalık da bulunur.
İçerisinde bulunduğum mevsime ve cildimin ihtiyacına uygun en iyi malzemenin 
salatalık olduğunu düşünüyorum.


İki salatalıktan bu kadar su elde ettim.
Elde ettiğim suya yağlarımı karıştırıyorum.
Ben bu gün tatlı badem yağı ile üzüm çekirdeği yağından yardım alacağım.
Üzüm çekirdeği yağının methini çok duyuyordum.
Göz altı morluğundan şikayetçi olanlar için 
özellikle tavsiye edilen bu yağ 
aynı zamanda şişliklerin azalmasına yardım ederken 
yaşlanma ile de savaşıyormuş.
Çünkü üzüm çekirdeği yağı göz çevresi damarlarının güçlenmesini sağlayan maddeler içeriyormuş.
Badem yağı ise çok çok iyi bir E vitamini kaynağı.
Bunu hepimiz artık öğrendik.
Ama badem yağının yumuşatıcı ve nemlendirici etkisinden 
özellikle de güneş kaynaklı yıpranmalardan cildi korumak için kullanabileceği öğrenince 
biraz da badem yağı eklemenin hiç de fena olmayacağını düşündüm.
Güneş sebebi ile oluşan göz çevresi kuruluğunu ve güneşten kaynaklanan hassasiyet ve 
sorunların çözümünde yardımcım tatlı badem yağı olacak.
Şimdi bu karışımı temiz kabımın içine yerleştirdiğim 
pamuklarımın üzerine döküyorum.


İyice emilmesini sağladıktan sonra kapağını kapatıp buzdolabında saklayacağım.
Bunun da iki sebebi var.
Birincisi tabii malzemeden hazırladığım bu göz çevresi 
bakım pedlerini
bozulmadan uzun süre kullanmak istiyorum.
(Bir ipucu ne kadar az hazırlarsanız o kadar taze kalır.
Ben ölçüleri göz kararı yaptım.
Daha az bile hazırlayabilirmişim.)
İkinci sebebimse soğuğun göz şişkinlikleri üzerindeki tedavi edici etkisinden faydalanmak.
_
Oldukça faydalı bir içerik hazırladığımı düşünüyorum.
Kimyasallar için endişe etmeme de gerek yok.
Günün hangi saatinde istersen rahatça kullanabilirim.
Hatta şu an bu yazıyı yazarken deniyorum.
Göz çevremin rahatladığını hissediyorum.
Göz çevremdeki kaşıntı  ve gerginlik hissi yok oldu.
Hem üst hem alt göz kapağıma yerleştirdim 
ve gözlerimi kapatmadan yazımı da yazabiliyorum.
Harika.

Posted in , |

Ben - ce

Güzel bir gün nasıl başlar.
Bir günü güzel bir güne çevirmek için neler yapılabilir.
Bilmem.
Ben genellikle hep aynı şeyleri yapıyorum.
Her günüm birbiri ile benzer şekilde başlıyor.
Bulunduğum zamana göre ya kahvaltı ya da spor ile.


Vakit yaratıp güne spor ile başlamak günümü güzelleştiren bir şey.
Sabah erkenden açık havada yürüyüş ve bir kaç egzersiz güne daha enerjik başlamamı sağlıyor.


Spor için ruha ve bedene takviye gerek.
Ritmik ve enerjik müzikler hem güne iyi başlamak hem de verimli spor yapabilmek için 
olumlu motivasyon sağlıyor.
Ve su.
Olmazsa olmaz.


Bir diğer olmazsa olmazsa duş elbette.
Güzel kokular güne temiz ve mutlu başlamak için bir diğer yardımcım.


Spor ve duş sonrası kahvaltımı uzun uzun hazırlayacak zaman bulduğum günler 
benim için gerçekten de güzel bir gün olacağının kanıtı.
Hele bir de acele etmeden tadını çıkarma fırsatım varsa 
deymeyin keyfime.


Basit şeyler beni mutlu etmek için yeterli.


Hiç bir şeyin fazlasına ihtiyacım yok.
Sadece zamanın fazlaca olması tek ihtiyacım sanırım.
Yaşamda bir o yana bir bu yana neye ulaşmak için yarış atı gibi koşturduğumuz hiç belli değil.
Halbuki ara sıra zaman yaratıp yavaşça yaşamalı.
Kendimize itina ederek.
İşte o zaman basit yaşamın tadı daha güzel çıkıyor.
Hızla herşeyi tüketmek değil.
Elindekilerin kıymetini bilip tadını çıkararak en faydalı  şekilde kullanarak yaşamak.
O fırsat yakalanıldığında da 
hayat gerçekten güzel bir şeye dönüşebiliyor.
Yani ben böyle düşünüyorum.

Posted in , , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.