Archive for Mart 2013

Remigton Sleek&Curl

Ayın sonu ve kendime biraz fazla zaman ayırmam gerek artık.
Bu yüzden kuaförde harcanan zamanı kısaltmak adına kendime 
bir saç maşası aldım.


Remington Sleek& Curl.
Daha önce saç maşası kullanmamıştım.
Amacım saç düzleştirmek değil bukleler yapmaktı.
Sanırım tam olarak alışamadım.
Ya da saçlarımın yoğun ısıya maruz kalmasından hoşlanmadım.
Maşa 230 dereceye kadar ısınıyor.
Bu ısıya ulaşması birkaç saniye kadar sürüyor.
Ama ben pek bu ısıya çıkmayı tercih etmedim.
150 derece civarında kalmayı tercih ettim.
Henüz çok yeniyim ve daha sağlıklı bir yol bulmaya çalışıyorum.
Yıkanmış ve kurutulmuş saçıma bir miktar ısı koruyucu 
sprey uyguluyorum.


Schwarzkopf 'un got2b
Guardian Angel isimli ısı koruyucu spreyini.
Bu sprey de 220 derece ısıya kadar saçları koruyormuş.
Aslında umarım koruyordur çünkü ben maşa almış olduğum için çok pişmanım.
Benim için yanlış bir seçim oldu.
ama aldım ve ara sıra olmak şartı ile kullanacağım.
Şu ana dek bir kaç kez bu şekilde kullandım.
Yaptığım saç kalıcı ve güzel görünüyor. 


Ama saçım yıprandığı için 
hemen ikinci günde saçıma nem yükleyecek bir bakım uyguluyorum.
Sanırım saçımın sağlığı benim için şeklinden daha önemli.

Posted in |

L'oreal-Mavala-Glo Minerals

Kozmetik ürünlerimi yenileme zamanı geldiğinde kendimi  çok neşeli hissediyorum.
Bitmiş bir ürünün dibini karıştırırken ise tam tersi.
Mutsuz,tükenmiş...
Bu gün biten ürünleri alma,ihtiyaçlara yer açma günü.


Tüm kış boyunca eski ürünlerimin dibini sıyırdım ve bu yenileri hak ettim.
İlk ürünüm,maskara.
Her zaman kullandığım maskara ben kullanmayı bitirinceye kadar
serisini yenilemiş ve üretimden kalkmış.
Bu kez çok hızlı oldu.
Bilseydim en sonuncuyu yedekli alırdım.
Farlar haricinde bunu pek yapmıyorum.
Raf ömrü talimatlarına uymaya çalışıyorum.
Ama sonuç genellikle hep böyle oluyor.
Neyse ...
Bu durumda ben de kalitesine güvenilir bir marka olarak L'Oreal 'i tercih ettim.
L'oreal  Mega Volume Collagene 24.
Fırçası ve yapısıyla eski maskarama benziyor.
Marka şart değil.
Destek olarak da Mavala'nın Eye-Lite Double Lash'ını aldım.
Kirpikleri uzatan,kalınlaştıran,parlaklık veren proteinler ve aktif maddeler içeren 
bir besleyici bu.
Renksiz.
Ucunda maskara fırçası gibi bir fırçası var.
Jel yapıda.
Genellikle makyajımızı çıkarttıktan sonra geceleri uygulayacağımız bir ürün bu.
Kaşlar için de kullanılabiliyor.
Sanırım alışık olmadığım bir maskarayı kullanırken geçiş sürecinde bana yardımcı olur.
Üçüncü ürünümse pembe renkli bir parlatıcı.
Glo Mineral'den.

Posted in |

Lush Günü

Bahara temiz ve bakımlı bir başlangıç yapalım bari.
Bu gün rotam yeniden Lush'a doğru.
Lush'ın deniz tuzu içerikli ürünlerine bayılıyorum.
Rub Rub Rub'ı  bir denemek istedim.


İçinde deniz tuzundan başka organik limon suyu,yasemin çiçeği özü,saf portakal çiçeği,limon yağı,
mimoza ve bergamot özleri....vs.
mevcut.
Mavi rengini veren madde nedir bilmiyorum.
Sanırım Lush'ın tabii içerikli ürünlerinden değil bu.
Parfüm ve renk verici bir madde de var içinde.
Kapağını açtığımda burnuma gelen koku bulaşık deterjanlarındaki kokuyu anımsatıyor.
Dokusu içindeki deniz tuzu yüzünden yoğun ve sert.
Arındırıcı olarak görevini tam yapıyor.
Susuz olarak sertleşmiş cilt üzerine direkt uygulanabilir.
Suyla birleştiğinde hem arındıran hem de köpüren bir ürüne dönüşüyor.
Kan dolaşımını arttırıcı ve sıkılaştırıcı olduğu Lush'ın iddiası.
Kullanımı zevkli,cildi yumuşatıyor.
Hassas bir cildiniz ya da tuza hassasiyetiniz varsa bu ürün sizin için uygun olmayabilir.
Çünkü yapısı gerçekten çok sert ve yoğun.
Islak kullanımda ürünü de bazen biraz ıslatmak gerekebilir.


Ve yine Lush'ın cilt üzerinde farklı efektler yaratan katı kremleri.
Bronzlaştırıcı grubunda satılıyor ama bence bunlar bronzlaştırıcı değiller.
Yoğun yağlı,ışıltı veren nemlendiriciler olarak nitelendirmek daha doğru olur.
Sadece vücut kullanımı için uygun;
günü ve anı kurtarmak için  üretilmişler.
Ama hiç kalıcı değiller ve çok bulaşıyorlar.


Posted in |

Göz Meselesi - 4

Bir süredir içinde bulunduğum yoğun tempo yüzünden en basit şeyler bile 
benim için lükse dönüştü.
Kahvaltı etmek,uyumak,alışveriş yapmak ve ya hiçbir şeye harcanabilecek 
dinlendirici bir kaç saat.
Bu gün lezzetli bir şeyler atıştırıp alışveriş de yapabileceğim
 tam tamına boş "bir" saatim vardı.


Bir saatlik kısa tatilim Starbucks'ta cheesecake yiyerek başladı.
Bir süredir yemek yapmaya da vaktim olmuyor.
Bu uzun zamandır tabakta yediğim ilk şey.
Biliyorum yine de yemek sayılmaz ama zevkli bir başlangıç.
Alışveriş rotamsa Mac'e doğru.
Bir süredir almaya vakit bulamadım birkaç eksiğim vardı.


Vakit bulmuşken biten ürünümü aldım ve fırçamı yedekledim.
Mac Pigment Colour Powder.
Ve Mac Blending Brush.
Bu çok iyi bir fırça.
Bu aralar fırçalarımı yıkamaya fırsat bulamadığımdan 
özellikle bunu yedeklemeye çok ihtiyacım vardı.
Ama başka hiç bir şey yapamadan süremi doldurdum.
:(
Neyse ki bu geçici bir durum
İlk fırsatta kendime zaman ayıracağım.
Evimi temizleyeceğim,
buzdolabını dolduracağım,
alışveriş yapacağım,...,...,...
-
Umarım.

Posted in , |

Kendine Başka Bir Yerde Rastlamanın Mutluluğu...


Okunma oranına bakıp bakıp "hadi canım!" diyen blog yazarı.
:)
O kişi ben oluyorum.
İyi de bana blog yazarı denmez ki...
Ne denir...?
Günlük yazarı...Günlük tutan kişi...
Garip ama ilk başta birilerinin beni okuyacağını düşünmüyordum bile.
Sırf kendi kendime konuşmamak için kendimi neşelendirme metodumdu yazmak.
Şimdi de hala öyle.
Ama ilk kez kendime başka bir sayfada rastladığımda gerçekten birilerinin 
beni okuduğuna ikna oldum sonunda.
Evet.
İtiraf ediyorum ki şaşırdım.
Ama hoş bir şeymiş.


Aynı şaşkınlığı satın aldığım bazı ürünleri reyonlarda tükenmiş gördüğümde de yaşıyorum.
Sevinmeli miyim,üzülmeli miyim bilemiyorum.
Sanıyorum ki bir yerlerde doğru bir şeyler yapıyorum 
ve henüz farkında değilim.
:)



Posted in |

Hoşgeldin İlkbahar

Takvime bakarsak ilkbahar geldi artık.
Ama mevsim geçişleri son yıllarda hiç anlaşılmıyor.
Yine de kendimi bahar çiçekleri ile kandırabilirim.
Sümbül çıkmış,lale çıkmış diyebilirim.
Mevsim başında henüz hava ısınmamış olsa da kendimi bir buket çiçekle avutabilirim.


Biliyorum;camdan bakınca hala kuru yapraklar görüyorum.
Tabiat henüz canlanmadı.
Bizi seracılar kandırıyor.
Gözlerimizin önüne tatlı hayaller seriyorlar.


Bu gün;bu tatlı hayallere,tatlı atıştırmalıklar eşlik etsin bari.
Starbucks'ın atıştırmalıkları beni bu ara  çikolatadan bile daha fazla cezbediyor.


Ayın başı ve şimdiden biliyorum ki bu ay yine çok yoğun geçecek.
Umarım kendime de biraz zaman ayırabilirim.
...

Posted in , , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.