Archive for Ağustos 2014

30 Ağustos 2014



İşgalden kurtuluş ve topraklarımızı geri alışımızın yıl dönümü.
Peki ya şimdi...?
Değişen bir şey yok.
Kaybedilen bir şey yok.
Ve kaybedilecek olan da.
Bizler sadece barış içinde , namusu ile yaşamını sürdürebilmek
için savaşmış
ödül olarak da insanca yaşam hakkını kazanmış 
olan ataların evlatlarıyız.


Tarihimizi unutacak değiliz.
Zaferiniz kutlu olsun.
Bayramımız kutlu olsun.

Posted in |

Eskileri Yeniliyoruz 2

Bir süredir kafamı evdeki eşyaları düzenlemeye taktım.
Bunu olabildiğince para harcamadan eldeki imkanlarla yapmak istiyorum.
Bunun için bir gün çocukluğumdan kalma atmaya kıyamadığım 
oyuncaklarımı kullanacağım hiç aklıma gelmezdi.
Bilekliklerimi asmak için bir düzenleyici yaptım.
Bunun için kullandığım temel malzeme atsan atılmaz satsan satılmaz 
bir blok flüt.
Tabii biraz değiştirmem gerekti.



İlk işim kullanmayacağımkısmı kesip ayırmak oldu.
İkinci işim boyayarak ve kaplayarak yenilemek.


O kururken diğer malzemeleri hazırladım.
1-Çeşitli boylarda tahtadan bloklar kestim ve kağıtla kapladım.
2-Bir şişe mantarının alt kısmının yarıdan itibaren olacak şekilde incelttim.
Mantarı kuruyan flütün kesip çıkardığım kısmında kalan deliğe yerleştirdim.
Şimdi düdük kısmında şişe mantarı var.
3-Biten kağıt havlulardan birinin kartonunu atmadım.
Kartonun içini dergi kağıtları ile doldurdum.
Böylece biraz ağırlaştı.
İki kenarını kağıt ile kapladım


Kağıt havlu kartonunun üzerini kaplamadan önce tam orta kısmını belirledim.
Bu kısmı şişe mantarı ölçüsünde keserek bir delik açtım.
Mantarın rahat sığması için içindeki dergi kağıtlarını da keserek açtım.
Daha sonra mantarı delikten çıkararak kartonun üzerini kağıtla kapladım.
Delik kısmı açıkta bıraktım.
Böylece bütün  parçalar  tek tek hazırlanmış oldu.


Son olarak güçlü bir yapıştırıcı ile tüm parçaları birbirine yapıştırdım.
şişe mantarını kartonun içe yerleştirdim ve sabitledim.
Kuruduğunda sağlam ve kullanıma hazırdı.

Posted in |

Yaz Evinden Detaylar

Yaz artık yavaş yavaş bitiyor.
Uzun sürecek olan kış mevsimi ve soğuklar gelmeden tadını çıkaracağımız son günlerdeyiz.
Yazın en güzel yanı her şeyin en azının yeterli olması.
Mesela uzun uzun yatak yapmak yok.
Yorgan kaplamak yok.
Bir yastık bir çarşaf yetiyor.


Hafif bir esinti için ayak ucunda bir battaniye.
İşte o kahraman ; İkea battaniye.


Yaz evinde iç açıcı bir kaç dekoratif obje.



Çiçekler,mumlar,oda parfümleri.
Zara'dan aldığım oda parfümüm iyice azaldı.
Çok baskın ve güzel bir kokusu var.
Yazın çokça yağan yağmurlar yüzünden duvarlarım
 neredeyse yosun bağlayacak kadar rutubetlendi.
Oda kokuları bu kokuyu bastırıyor.
Yakında bitecek oda parfümüm yerine yeni kokulu mumlarım var.
Yankee Candle.
Tepe Home'dan.


Kullanacağım zamana dek yaz dekorasyonumun bir parçası olacak.
Yaz kış evin en sevdiğim parçası Chiccy askılarım.


Yaklaşık 2 senedir benimleler.
İyi ki almışım.
Bu aralar kafayı yeniden düzenleyicilere taktım.
Evi biraz düzenlemem lazım. 

Posted in |

Her Mevsime Uygun

İlkokul bilgilerimi tazeliyorum.
Bir yıl 365 gündür.
Yaklaşık olarak 4 yılda bir artık yıl olur.
366 gün.
O yıl Şubat 29 çeker.
Bir yılda 12 ay ve 52 hafta vardır.
Bir yılda 4 mevsim vardır.
Buraya kadar her şey tamam.
İlkbahar,yaz,sonbahar kış.
Takvimde İlkbahar ; Mart,Nisan ve Mayıs ile karşılık bulur.
Yaz ; Haziran ,Temmuz,Ağustosla.
Sonbahar ; Eylül ,Ekim ve Kasımla.
Kış ; Aralık ,Ocak Şubatla.
Tamam.
Olması gereken bu.
Anlaştık.
Şimdi yaşadığımız hayatla karşılaştıralım.
Mevsimler.
Sanki bir şeyler yanlış gibi.
Bir kere ilkbahar çok kısa sürüyor.
Bazen geldiği hiç anlaşılmıyor bile.
İlkbahar ; Nisan ile Mayıs arası 1 ay kadar sürüyor.
Yaz ; değişken.
Bazen Mayısta geliyor ve Eylül'e dek sürüyor.
Bazen Temmuzda geliyor ve Kasıma dek sürüyor.
Bazen Haziranda gelip Temmuzda gidiyor,Ağustosta uğrayıp Eylülde hemen kaçıyor ve Kasımda geri geliyor.
Bazen ara sıra gelip gidiyor.
Bu zamanlarda genellikle Nisandan Ağustosa kadar sürüyor.
Sonra Ağustosta bir geliyor ki Sonbahar o sene hiç gelmiyor.
Sonbahar ;
normal şartlarda Ekim gibi başlıyor.
Kasımda Pastırma yazı oluyor.
Kış erken gelirse Ekim sonu Kasım gibi başlıyor.
Ama çoğunlukla ara mevsimler artık hiç hissedilmiyor.
Kışsa bazen ilkbahar olarak geçiyor.
Bazen Yaz gibi oluyor.
T.Shirt'le rahatlıkla gezebiliyoruz.
Bazen yılbaşında bazen yılbaşından sonra geliyor.
Artık çok kısa kalıyor.
Bazen hiç gelmiyor.
Bu durumda herhangi bir mevsim alışverişi diye bir şey yok.
Çünkü her an her mevsim olabilir.
Bunu göz önüne alarak yaptığım alışveriş her mevsime uygun ve işlevsel olmalı.
Günün alışverişi teknolojik cihazları sudan koruma amaçlı kılıflar.


Akıllı cep telefonlarını su,toz ve kumdan korumak için tasarlanmış.
Maksimum 7x13cm'lik telefonlar için.
Yaklaşık 2 m'ye kadar derinlikte su geçirmezlik özelliği var.
Ancak -5 ile +40 dereceyi aşan sıcaklıklarda kullanımı önerilmiyor.
UV koruması yok.
Yani güneş altında bırakılmaması önemli.
Denizde kullanılırsa sonrasında tuzda arındırmak gerekiyor.
Aynı özelliklere sahip bir de kamera kılıfı aldım.
Kamera kılıfı ise 11x7 cm'e kadar olan kameralarda kullanmak için uygun.
55mm'lik objektifler ile uyumlu.


Ayrıca 1 lt'lik bir termosum var.
Ve ona uyumlu bir de ısı koruma özelliği olan taşıma kılıfım.
1,5 lt'lik şişeler için uyumlu.
İç kısmı alüminyum kaplama ile izole edilmiş.
Sıcağı da soğuğu da muhafaza ediyor.
Termosum yaklaşık 4-5 saate kadar koruma sağlıyordu.
Soğutucu kılıfımla bu süreyi uzatabileceğimi umuyorum.

Posted in |

İkinci Yıl

Sayfamın ikinci yılı bu gün tamamlandı.
2013-2014 de bakalım neler olmuş.
Dört mevsime bir göz atalım.


Sonbahar.
Adı sonbahar.
Artık mevsim geçişleri hiç hissedilmiyor.
Sanki iki mevsim varmış gibi.
Eylül ayı yaz gibi ılıman geçti.
Ekim ayı ortasına dek ılıman hava devam etti.
Hatta ekim ayında bayramlık olarak kendime ince bir 
 gömlek satın aldım.
İkea'nın yeni kataloğu evlere dağıtıldı.
Kasım ayında ilk yağmurlar ve soğuklar başladı.
Sabah kahvaltılarıma taze yaban mersini eklemeye başladım.


 Kış.
Havalar serinledi ama kış çok soğuk geçmedi.
Hava genel olarak bulutluydu ama ne doğru dürüst yağmur ne de kar yağmadı.
Aralık sonuna dek ince bir palto ile gezdim.
Yılbaşı için ekonomik tercihler yapmaya çalıştım.
Yine yılbaşı süslerimi kendim yaptım.
Benim için hem ekonomik hem de keyifli oldu.
Kış boyunca sağlığıma yatırım yaptığımdan şubat sonuna dek 
harcamalarımı minimumda tutmaya çalıştım.


İlkbahar.
Harcamaları minimumda tutmayı sevdim.
Küçük şeyler mutlu olmam için yeterliydi.
Uzun süredir aldığım en büyük parça yeni yatak takımlarım oldu.
Daha çok öğrenmeye başladım.
İlkbahar kararsız bir hava ile geçti.
Bazı günler çok sıcaktı.
Sanki yaz erken gelecek gibiydi.
Çiçekler açtı.
Tam içimiz ısınmışken gelen soğuk hava bazı yerlerde ekinlerin yok olmasına sebep oldu.
Çilek çıktı.
Gıda ürünleri çok pahalıydı.


Yaz.
Mevsim çok sıcak geçti.
Mevsim başında su sıkıntısı yaşayacağımız belliydi.
"Barajlar alarm veriyor."
dendi.
Daha sonrası şiddetli sıcaklarla beraber şiddetli yağışlarla devam etti.
Sıcaklarda serinlemek için bol sıvı içeren yiyecek ve içecekleri tercih ettim.
En rahat kıyafet şortlardı.
Tatilimi bayramda arkadaşımın yazlığında geçirdim.
Şehirde fırsat buldukça bahçelik ve yeşillik yerlere gitmeye çalıştım.
Yaz hala devam ediyor.
Yazılarım devam edecek...

Çiçek Pazarı

Bu gün günlerden
 evi renklendirme günü.
Bunu yapmak için bir kaç çiçek satın almaya niyetliyim.
Hedefimse çiçek pazarları.
Ne alacağıma karar vermek çok zor.
Ama ne almayacağımı biliyorum.


Mesela ithal ve pahalı çiçeklerden almayacağım.
Bonzai almayacağım.


Bu kocaman Begonvili de almayacağım.
Çok güzel ama hem bunu koyacak yerim yok 
hem de çok güneş istiyormuş.


Dekoratif objelerse çok büyükler.
Bahçeli evler için daha uygunlar.


Begonya alabilirim.
Hem küçük saksı bitkisi hem de 5 TL.
Ayrıca kaprissiz bir çiçek.


Belki bir tane şu pembelerden alırım.
Çok eskiden bir tane almıştım.
Bu çiçekte güneş seviyor.
Günün devamında tercihimi begonya ve dondurma yönünde kullandım.


Posted in , |

Not Defteri

Şehirde bir gün daha.
Bazen gün ortasında aklıma uzun süredir kafamı meşgul eden 
sorunların cevapları geliverir.
Böyle zamanlarda hemen not almalıyım.
Teknoloji çağının nimetlerinin aksine o anda tek ihtiyacım olan şey bir kağıt bir kalem 
olur.
Nedendir bilinmez o an geldiğinde her gün taşıdığım kağıt kalem yanımda bulunmaz olur.
Bu gün de o günlerden biriydi.
Yanımda kağıt kalem yoktu.
Aklıma her zaman uğradığım açık ve serin kafelerden birine uğramak geldi.
Böylece kahvemi içerken bir kağıt kalem ödünç alacak ve not tutacaktım.
Bulunduğum yerde her zaman gittiğim yer tadilata girmiş ve bulabildiğim diğer yerler ise kapalı ve 
klimalıydı.
"En iyisi bir defter ve kalem satın alıp bulabildiğim en sakin yere oturmak." diye 
karar verip kendimi ilk bulduğum kırtasiyeye attım.
Aman tanrım.
Kırtasiye malzemeleri ne kadar pahalı böyle.
Bir defter alamadım.
En ucuz şey post_it.
Pek hayal ettiğim gibi olmasa da bulabildiğim en uygun ikiliyi alıp çıktım.
Kahvemi uzun bir aradan sonra 
Starbucks'tan aldım.


Oturup dinlenirken aklımdakiler uçup gitmeden not almalıyım.
Not alırken aklıma geldi.
Neden atılacak malzemelerden kendi not defterimi yapmıyorum.
Böylece eve döner dönmez ilk iş olarak bunu yapmaya karar verdim.


A.
Kağıt olarak fotokopilerin kullanılmayan parçalarını ,
karton olarak çay kutularını,
süslemek için de kaplama kağıdı ve renkli bant kullanmaya karar verdim
B.
İlk iş olarak tüm kağıtları eşit boya gelecek şekilde kestim.
Çay kartonunu da kağıtların boyunun iki katından biraz fazla olacak şekilde kestim.
C.
Kağıtları karton içine yerleştirdim.
Kartonun fazla kısmını kağıtların üzerine doğru katladım 
ve iğne ve iplik kullanarak hepsini birlikte diktim.
D.
Dikme işi bitince renkli kağıdı dış yüzeye yapıştırdım.


Ve renkli bantlar kullanarak süsledim.
Böylece küçük not defterim tamamlandı.

Posted in |

Nivea Q10 CC - Vichy Aqualia Thermal

İşte yine güneşli bir gün.
Çook sıcak.
Bu gün bana ait sayılır.
Rahat kıyafetler giyebilirim.


Günün başında geçireceğim zamanı kitabımı alıp soğuk bir şeyler içebileceğim
bir zaman dilimim olacak.
Güneşten olabildiğince kaçınmak istiyorum.
Makyaj bile yapmasam olur mu?
Hiç değil de hiçe yakın olsa iyi olur.
Eşantiyon ürünler deneyebilirim sanırım.
İlk ürünüm nemlendirici bir krem.


Vichy Aqualia Thermal.
Cildi 48 saat boyunca nemli tutuyormuş.
Sıcak bir gün bu ürünü denemek için iyi bir zaman.
Sıvı bir yapısı var.
Cilt üzerinde birikme yapmıyor.
İlk sürüşte cildi rahatlatıyor ve serinlik hissi veriyor.
Üzerine bir başka eşantiyon ürün olan
Nivea Anti Wrinkle CC uygulayacağım.


Bir çok markada renk düzeltici ürünler var.
Ton farklılıklarını harika şekilde dengelediklerini biliyorum.
Nivea bir süredir Türkiye'de makyaj ürünlerinin satışını yapmasa da bakım ürünleri ile birlikte satışa sunulan bu ürünlerin varlığından mutluyum.
Nivea'nın ilk CC kremini denemek için sabırsızlanıyorum.
Hem kırışıklık karşıtı hem de Q10 içeriyor.
İçinde bulunan mineraller cildin sağlıklı bir görünüme kavuşmasına ve güzelleşmesine yardımcı oluyor.
Q10 hücrelerdeki enerji üretimini arttırıyor.
Ve makyaj etkisi cildi incecik bir tabaka ile örtüp dengeliyor.
Bu güne kadar kullandığım tüm ürünler içinde en hafif ve en etkilisi.
Hedefleri cilt kusurlarını düzeltmek.
Pürüzsüzleştirmek.
Kırışıklıkları azaltmak.
15 koruma faktör ile güneşin yarattığı cilt hasarlarından
cildi korumak.
Aynaya baktığımda bende bıraktığı etki...
"aaa cildimde makyaj yok ki!"
oldu.
Hem var hem yok.
Yani çıkmak için hazırım.


Günün devamında gölge bir köşe bulamadım.
Güneşli bir köşe buldum.
Hala çook sıcak.
Bunaldım.
En yakın lavabo da elimi yüzümü yıkamak istedim.
Nasılsa makyajım akmıştır diye düşündüm.
Aynaya baktığımda akmadığını gördüm.
Islatıp bozmaya gerek yoktu.
Sonuçta onca sıcağa,neme rağmen
nivea benden geçer not aldı.

Posted in , |

%70

Bayram ucuzluğu ve sezon sonu ucuzluğu birleşince 
ortaya etiketlerde%70'e varan indirim çıktıysa 
artık alışveriş zamanı gelmiş demektir.
İhtiyaçlar için bütçeden pay ayırabilirim.
İlk durağım Oysho.


Uzun zamandır ihtiyacım olan bir parçayı buradan aldım.
İç giyim grubundan tek parça.


Oysho'nun kalıpları benim için son derece rahat.
Rahatlık önemlidir.
Bunu hallettiğime göre diğer dükkanlara 
şöyle bir göz atayım deyip Ucuz ve popüler markaları bir bir ziyaret ettim.
Pek bir şey bulamadım.
Tüm kumaşlar sentetik olduğundan yaza hiç uygun değildi.


Sonbaharda giyilmek üzere bir bluz seçtim.
Sentetik,şık,sade.
Birçok tarza uyum sağlayabilecek bir üst.


Ve kalın kumaşlı yarı sentetik bir pantolon.
Alışverişimin tümüne çok komik bir rakam ödedim.
Sanırım cüzdanımda %60 - %70 'lik 
farkı hissettim.
(Düşünmeden edemiyorum;
tekstil ürünleri
 kaça mal oluyor ki bu kadar düşük farkla almamıza rağmen 
yine de mağazalar kar sağlıyorlar ?
Bu nasıl bir kar ?)
Her şey bir yana günün sonunda ihtiyacım olduğunu düşündüğüm üç parça ile evimdeyim.
Üçünü de beğendim ; aldım.
Her birinin işlevi farklı.
Hepsi aynı olsa hiç birini seçip almazdım.
Çok şükür ki üç tanenin içinden bir tane seçmek zorunda kalmadım bu gün.
Üçtür birdir demişken...aklıma geldi ,
Bu gün on ağustos.
Bakalım bir kim olacak.
?

Posted in |

Çiçek Gibiyim

Güneşli bir yaz günü.
Yaz mevsimine bayılıyorum.
Sıcak beni hiç etkilemiyor.
Kadınlar çiçektir derler ya.


:)
Çiçek gibiyim.
Güneşle canlanıyorum.
Ayrıca her yerde çiçekler görmekten çok mutlu oluyorum.
Mesela saksıda , giysilerimde ,


yeşil alanlarda , büyük bahçeli cafelerde,restoranlarda ,


evde ...


İşte taze çiçeklerden bir buket.
Maalesef sıcaktan biraz kavrulmuşlar.
Hemen suya koyayım da biraz serinlesinler.
Ben de birazcık kavruldum.
Sıcak bir çay ,harareti keser derler.
Bu kez tercihim zencefil ve limon  kabuklu 
sıcak çay.
Doğadan.

Posted in , , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.