Archive for Ağustos 2015

Dinlenmek

Bu sene yaz mevsimi tatil yapamadan 
ve yorgunlukla geçti.
Dinlenmek için yapabileceğim en iyi şey yazın tadını şehirde çıkarmaya çalışmak.
Yaz sonunda her şeyden uzaklaşıp dinlenmek için hazırlanmalıyım.


Kişisel işlerime başladığımda
 yazın tadını çıkarmaya hazır olduğum zamanın yaz sonuna denk geleceğini hiç düşünmemiştim.
Ama zararın neresinden dönülse kardır.


Yanımda fazla bir şey taşımak istemiyorum.
Telefon haricinde teknolojiden uzak kalmak istiyorum.
Tek istediğim biraz müzik dinlemek ve okumak.


Bu gün taşıtlardan da uzak durmak istiyorum.
Uzun bir yürüyüş benim için dinlendirici olacak.
Deniz ne kadar temiz böyle.
Şaşırtıcı.


Sıcakta yapılan yürüyüşün ardından bir bardak buzlu çay gibisi yok.
Şimdi tek yapmak istediğim oturup okumak.
Gelecek zaman dilimi için program yapmak.
Çünkü geldi mi her şey üst üste gelir ve bu genellikle delirtici olur ya.
Şu ara bu durumdayım.
Her şeyi yeniden yoluna koyabilmek için öncelikle kafamı iyice dağıtmalı ve 
sonra da yeniden toplamaya ihtiyacım var.
Dinlenmeye ihtiyacım var.
Bedenimi ve zihnimi iyice dinlendirdiğime emin olduğumda
günümü bağdat caddesinde bitirmeyi planlıyorum.
Özellikle akşam saatlerimi.

Posted in , , |

Sezon Sonu

Ağustos ayını uzunca bir süredir aynı şeyleri yaparak bitiriyorum.
Ev ile ilgilenme maceram yılan hikayesine döndüğünden ve
kabak tadı da vermeye başladığından ve bıktığımdan ve
çok yorulduğumdan 
bir süre bu konudan uzak durmak istiyorum.
Ama olmuyor.
En son olarak
gizleyemediğim boru ve kabloları saklamaya çalışmak için 
odama küçük bir kaldırım yaptırdım.
Bu kaldırıma alışamayacağıma karar verince elime tamir gereçlerini alarak söktüm 
ve 
onları marangoza düzeltilmeye gönderdim.
Beklerken aklımı bu konudan uzaklaştırmak için
bir alışveriş yaptım.
Hazır sezon sonu ve her yer elindeki stokları eritmeye çalışırken
buna kayıtsız kalamadım.
Kullanışlı bulduğum üç parçayı eve getirdim.


Bunlardan ilki yeni bir deri çanta.
Bu kez gerçek deri bir çanta seçtim.
Çok sevilerek kullanılan ucuz sunii deri çantalar  bir süre sonra kullanılamayacak hale geldiği için 
bu kez ve umarım son kez bir kahverengi çanta aldım.


Sonbahar sezonunda kullanmak üzere yeni ve ince bir trençkot aldım.
Bu sene sonbaharın ılıman geçeceğini düşünüyorum.
Çok geç ısındığı için çok geç soğumamasını umuyorum aslında.


Beyaz bir üst.
Her kızın gardırobunda alıp parçalanıncaya kadar giymek istediği
 parçalar vardır.
Bu beyaz üstler benim için o parçalar.
Uzun süre giyile giyile her yıkayışta tuhaf bir renge bürünse de 
beyaz üstler en çok giydiğim parçalar.

Posted in |

Ağustos Sonu

Koskoca yaz mevsimini halledilmesi gereken işlerle geçirdim.
Belli bir aşamaya kadar eriştim.
Ve çok yoruldum.
Artık başka bir maceraya girmeden evvel ( evimde de olsa) dinlenme
ihtiyacı içindeyim.
Olabildiğince hiç bir şey yapmamak benim dinlenme sürecim.
En azından ev ile ilgili böyle.
Başarabildiklerimle yetinerek her türlü planlamadan uzak durarak
bedenen ve zihnen rahatlama ihtiyacı içindeyim.
Sakin bir zaman dilimine ihtiyacım var.


Yaz mevsimi içinde olduğumu ve kendimi hırpalamaktan vazgeçip 
zamanın güzelliklerini yaşamam gerektiğini unutmamam gerek.
İşte
bunun için tam da Ağustos gibi bir buket çiçek
evin atmosferini hemen değiştirmek için en iyi fikir.


Okumak her şeyden uzaklaşıp kafamı dağıtmak için 
 iyi bir yöntem.


Müzik de öyle.
Durup dinlenmemi ve sağlıklı düşünebilmemi sağlıyor.


Kendimi şımartmak bir diğer yöntemim.
Bir kızın kız gibi hissetmesi gerekir.
Bundan daha doğal ne olabilir ki.


Kendimi iyi hissetmek istediğim bu günde 
kendimi de evimi de süsleyip püslemek de öyle.
Atmosfer önemli.


En çok kullandığım eşyalar kolay ulaşılabilir ve düzenli durmalı.
Bunca karmaşadan sonra düzenli olmak da bir diğer 
ihtiyacım.


Ve elbette bir fincan kahve.
Kafeinin üzerimdeki olumlu etkisinden faydalanabileceğim
en klasik lezzet elbette ki Türk kahvesi.
Dünya üzerinde pek çok çeşitte kahveler var ve elbette her birinin yeri ayrıdır ama 
hiç biri bu minicik fincanın lezzetini vermiyor.
Eğlenceli de .
Kişi kendi falına bakmazmış.
Bakar bakar.
Hele de fal bakmayı bilmiyorsa...
:)

Posted in |

3. Yıl

Bloğumun 3. senesi doldu.
Her sene olduğu gibi bu sene de geçen zamana bir göz atmak istiyorum.
Bakalım 2014-2015 dönemi nasıl geçmiş.


Eylül ayı olması gerektiği gibi geçti.
Sonbaharlıklar Ağustos'tan itibaren indirimli ürünlerle birlikte satışa çıktı.
Hava sıcaktı.
Ekim ayı hem sıcakla hem de şiddetli yağmurlarla karışık geçti.
Üsküdar da denizle kara birleşti.
Senenin dengesiz bir mevsimle süreceğinin işareti gibiydi.
Ilıman günlerse sonbaharın tüm güzelliklerini sunmaya başladı.
Ağaçlar sarardı.
Günler kısaldı.
Mevsim kendini ilk olarak pazar tezgahlarında gösterdi.
Kasım iyice sonbahardı artık.
Hatta biraz da kış.


Aralık ayı yağışlı ve zaman zaman karlıydı.
Bu ay herkes için yılın bittiğini ifade eden aydır ama 
bu sene yılbaşı coşkusu avm'lerde sönük geçti.
Her zamankinden daha ihtişamlı süslenmiş olsalar da 
genel olarak boştu.
Ben de bu sakinliği fotoğraf çekerek değerlendirdim.
Yılbaşı coşkusu bitip de ocak ayı gelince 
en sevdiğim şey küçük bir çocuk gibi bu süreyi uzatmaya çalışmaktır.
Bu sene de bunu yaptım.
Ocak ayından itibaren ingilizce yazılar yazmayı denemeye başladım.
Şubat ayı çok soğuktu.
Bu ay iyi soğuk yaptı.
Sevgililer gününde dostluğun kıymetinin bir ilişki içinde olmaktan daha iyi olduğunu anladım.


Mart ayı kışın devamı gibiydi.
Ara sıra açan güneş en çok meyve ağaçlarını sevindirdi.
Kar yerini çiçeklere bıraktı.
Ama hava uzun zaman ısınmadı.
Yine de uzun geçen kış mevsiminden sonra baharın geleceğine inancımla 
tabiat gibi ben de Nisan ayından itibaren yeni cilt bakım ürünleri kullanmaya başladım.
Uzun ve sert geçen  kış cildimi çok kuruttuğundan nem ürünlerini tercih ettim.
Mayıs ayında hava bir açtı bir kapadı.
Delirtici bir süreçti.
Bu delirtici sürecin güzel yanı havaların ısınmasını beklerken 
mevsim meyvelerinin tezgahlarda yerini almasıydı.


Mevsim Haziran olmasına rağmen yaz gelmedi.
Aksine şiddetli yağışlar geldi.
Gök gürültüsü,şimşekler,seller.
Yazlık kıyafetler sadece vitrinlerde güzeldi.
Bense kalın kazaklar ,kalın gömlekler , trençkot ve yağmurluklar,montlar ve botlarla spor ayakkabıları tercih ettim.
Yazın geleceğinden ümidimi kestim.
Ve uzun süredir ertelediğim işlerime başlamaya karar verdi.
Ancak Temmuz ayında hava ısındı ve planlarım gereği Temmuz ayında ev ile uğraşmaya başladım.
Bu benim için uzun ve sıkıntılı bir süreçti.
Ağustos ayında da bu süreç sürdü.
Aslında hala da sürüyor.
Havalar o şiddetli soğukların aksine bu kez şiddetli sıcaktı.
Açık renk ince kıyafetler bu çöl sıcaklarında kurtarıcıydı.
Bu yaz yazdan bir şey anlayamadım.
Aslında mevsimler genelinde bu seneden hiç bir şey anlayamadım.
Benim için genel anlamda çok çalışıp az sonuç aldığım 
 bir seneydi.
Kendime fazla yüklendim ve sonuç olarak şimdilerde dinlenmeye çok ihtiyacım var.

Posted in |

Kısa Bir Mola

Yaz boyu ev ile uğraştım ve kendimi 
çok yorgun hissediyorum.
Henüz içerideki işler tam olarak bitmemiş olmasına rağmen ara sıra 
normalleşmeye ihtiyaç duyuyorum.
Bazen uğraşmaktan yorulup sadece o an için beni yormayacak detaylarla ilgilenmeye 
ihtiyaç duyuyorum.
Bu ihtiyaç benim için rahatlatıcı da oluyor.
Dışarı çıkıyorum ve çantamda sadece beni rahatlatacak parçalarla geri dönüyorum.


Mevsim çiçeklerinden bir buket.


Bir dergi.


İndirimden uzun süre kullanabileceğim bir kaç obje.
Bir vazo ve yeni bir defter.


Makyaj fırçaları .


Ve bir oje.
Kız gibi ıvır zıvırlar.
Ama bu kız gibi ıvır zıvırlar bu gün bana bir süredir gördüğüm
boru,tel,demir,ahşap,plastik,dolgu,alçı,zımpara kağıdı,tuğla,harç,süpürgeler,temizlik bezleri,deterjanlar,çamaşır suyu,silikon,böcek ilacı...vs gibi sonu gelmez detayları unutturmak için varlar.
Ve bu sonu gelmez detayların bir kısmı ile daha bir süre daha hayatımda olmaya devam edecek.
Umarım sonuç yorgunluğuma değer.

Posted in , |

Macera Devam Ediyor

Geçen ay boyu yapı marketlerde ve duvarcı ustaları ile geçen 
zamanı geride bıraktım.
Ağustos ayını ilerleyen çalışmanın ilerlemeyen detayları 
ile ilgilenmeye devam ederek geçiriyorum.
Bu ayın sorunları en baştaki sorunlar ile aynı.
Gizlenemeyen boru ve kablolar.


Geçen ay bazı boru ve kabloları duvar içine gizleyip badana ile 
görünümü düzeltmeye uğraşarak geçti.
Bu ay duvar içine gizlenmesi mümkün olmayan alçı ve badana ile kaplı
borulara sahibim.
Piyasanın yapı malzemeleri dükkanları evin içindeki bu garip boru üstü boru
yapısına çözüm olamadığından 
tek bir çarem kaldı.
O da bir marangozdan yardım almak.
Ondan bana ihtiyacım olan ölçülerde ve
kablo düzenleyici olarak da kullanabileceğim
bir süpürgelik yapmasını istedim.


Bana bu gün böyle bir kutu getirdi ve yerine monte etti.
Aslında istediğim şey pek de bu değildi ama beğenmekten 
başka çarem yok.
Yol kenarındaki küçük bir kaldırım gibi duruyor.
Bu küçük kaldırım ortada duran tüm kablo ve boru kalabalığını gizliyor.
En azından bir süre için o sıkıntı veren kötü görünümden kurtulmuş oldum.
Zamanla gözümün alışacağını umuyorum.

Posted in |

Devam

Kısa bir moladan sonra yeniden 
geriye kalan işlerimi halledebilmek umudu ile 
yeni bir haftaya başlıyorum.
Bu sene uzun süren soğuk havalardan sonra
yaz geldi.
Ama kısa sürede öyle hızla ısındı ki
artık mevsim normalleri diye bir şeyden söz edemiyoruz.
Bu yüzden biz en iyisi mevsim anormalleri diyelim.
Bu mevsim anormallerine bir de insan anormalleri eklendi elbette.
Havalar bu kadar sıcak olunca kimse 
artık o tanıyıp saydığınız kimse değil.
Herkes bir öfke balonu gibi ve her an patlayabilir halde.
İşte bu vaziyette bu toplumla birlikte sakin yaşantımızı alıştığımız 
düzen ile sürdürmeye çalışmaya devam ediyoruz.
En azından benim için böyle.


Güne yine erkenden kalkarak başlıyorum.
Hava çok sıcak olduğu için sabah kahvaltımı akşamdan hazırlayıp buzdolabında bekletiyorum.
Sabah sporu ve kısa bir duş ardından buz gibi bir kahvaltı gibisi yok.


Makyaja da hiç gerek yok.
Sadece cilt kremleri benim için yeterli.


En hafif ,en ince ve en açık renkte kıyafetler özellikle 
bu bir hafta boyunca
favorimdi.
Bu gün de öyle olacak.
Çünkü uzunca bir aradan sonra bu gün yeniden inşaat malzemeleri satan dükkanlarda malzeme aramam gerekiyor.


Yapılması gereken çok ama çok fazla iş var.
Dinlendim ve yeniden yorulmaya hazırım.

Posted in |

Rahatlama Zamanı

Hafta sonunu tam bir hafta sonu tatili gibi tembellik yaparak
 geçirmek istiyorum.
Kendimle ilgilenerek ve dinlenerek.


Dinlenmeye içten ve dıştan başlıyorum.
İçten dinlenmemi sağlamak için ilk olarak kendime limonlu bir yeşil çay hazırlayacağım.
Sonrada dıştan kendimi şımartmak için saçlarıma hindistan cevizi yağı sürerek bakım
yapacağım.
Bunun için Oneva markasının hindistan cevizi yağını kullanacağım.
Oneva markası organik marketlerde bulunuyor.
www.oneva.com.tr adresinden online olarak da sipariş edebilirsiniz.
Soğuk preslenerek hazırlanmış olduğundan dolayı bu iş için uygun olduğunu düşünüyorum.
Geçtiğimiz ay boyunca evdeki toz,çimento ve alçı karışımının havada 
uçuşup saçlarıma da sinmesinden dolayı kendimi de saçlarımı da çok perişan hissediyorum.
Hindistan cevizi yağı beni bu dertlerimden kurtaracak olan
sihirli iksir.


Bekleme süremi ise bir şeyler okuyarak değerlendirmek
benim için en dinlendirici yol.
Saçlarımı beslerken bir yandan da tırnak etlerimi de beslemek için Burts Bees tırnak eti kremi ise vazgeçilmez bir arkadaş.


Uzun,sıcak bir banyo 
tüm kaslarımı rahatlatarak daha zinde ve daha dinlenmiş 
hissetmemi sağlıyor.


Duş sonrası iyice temizlenmiş ve dinlenmiş bedenimi de
Vaseline'in derinlemesine bakım kremi ile
önceki dokusuna döndürmeye çalışıyorum.


Şimdi ise  rahat kıyafetlerimi giyerek 
yeni yazılar yazma zamanı.

Posted in |

Sephora Waterproof Eye Makeup Remover

Ağustos'un ilk haftasında kişisel sorumluluklardan biraz olsun uzaklaşarak 
 olabildiğince az iş yaparak
kendime hayatım içinde dinlenme aralıkları oluşturmaya çalışıyorum.
Bir bayanın kafasını dağıtıp dinlenmesi için en kolay yol
ihtiyaçları da içeren kısa alışverişler yapması.
En azından ben kısa alışverişlerimde böyle hissediyorum.
Bu gün kendime yazın sıcak günlerine uygun yeni bir 
üst daha aldım.


Hem sporda hem de günlük olarak kullanabileceğim 
bol kesimli ,beyaz,penye bir üst.
Aslında bugünkü alışveriş listemde giysi almak yoktu 
ama bu üstü görür görmez aşık oldum.


Benim bu günkü alışveriş listemde pamuk ve makyaj temizleyici vardı.
Sephora  suya dayanıklı makyajı bile rahatlıkla temizleyen ürününün
minik bir boyunu hediye olarak vermişti.
Uzunca bir süredir Bioderma Sensibio H2O makyaj suyunu kullanıyordum.
Bir gün koyu bir gece makyajını temizlemek çok uzun sürünce bana verilen hediyeyi hatırladım.
Ve denedim.
Süper hızlı ve etkili sonuç verdi.
Ben de Bioderma'yı son damlasına kadar kullandıktan sonra
bu ürünü satın almaya karar verdim.
Bundan sonra uzunca bir süre başka bir temizleyici kullanmayı düşünmüyorum.
Orijinal boyu 125ml olan ürünün eşantiyon ürününü bile uzun zamanda kullanıp bitirdim.
Çok çok azı bile yoğun bir göz makyajını kolayca çıkarıp temizlemek için yeterli.
Ürün aynı zamanda içerisinde bulunan bir madde ile kirpikleri güçlendirmeyi de vaat ediyor.
Şimdi içeriğine bir göz atalım.
Su ,
Cyclopentasiloxane ,
(Yağlayıcı ve çözücü olarak kullanılan akışkan silikon madde.)
İsohexadecane ,
(Cilt üzerinde yağlı olmayan, hafif ve ipeksi bir his bırakan ,
yüksek saflıkta çözücü ve yumuşatıcı madde.)
Butylene Glycol ,
(Kozmetik ürünlerde çözücü,viskozite arttırıcı ve yumuşatıcı olarak kullanılan madde.)
Dipotassium Phosphate ,
(İnorganik tuz.
Çeşitli kozmetik ürünlerde tamponlama maddesi ve ph düzenleyici olarak kullanılır.)
1,2-Hexanediol ,
(Tahriş ihtimalini azaltan çok yumuşak bir birleştirme maddesi ve nemlendiricidir.)
Caprylyl Glycol ,
(Geniş spektrumlu koruma sağlayan koruyucu karışım.
Kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde,bebek ürünlerinde,
banyo,cilt saç ürünlerinde ve göz makyaj temizleyicilerinde kullanılır.)
Potassium Phosphate ,
(Emülsiyon yapıcı yüzey aktif madde.)
Sodium Chloride ,
(Tuz)
Maltodextrin ,
(Kombinasyon halinde kullanıldığında yaşlanma karşıtı etki gösteren bağlama maddesi.)
Disodium EDTA ,
(Birleştirici madde.)
Panthenol ,
(Cildin bariyer fonksiyonunu iyileştirmek ve korumak için kullanılan 
b vitamini pantotenik asit alkol formu.
Cilt bakım ürünlerinde cilde yoğun nem sağlamak için kullanılır.)
Poloxamer 184 ,
(Blok polimer madde.)
PPG-26-Buteth-26 ,
(Alkol bazlı klima ajan yüzey aktif madde.
Genellikle kimyasal tedavi sonucu zarar görmüş saç derisini tedavi eden ürünlerde saç dokusunu güçlendirmek ve parlaklık kazandırmak için kullanılır.)
PEG-40 Hydrogenated Castor oil.
(Hidrolize edilmiş hint yağı.)
Centaurea Cyanus Flower Extract ,
(Mısır çiçeği adı ile bilinen mavi parlak bir çiçeğin özüdür.
Kozmetikte ; sıklıkla göz ürünlerinde cilt iyileştirici ve sıkılaştırıcı madde olarak kullanılır.)


Hydroxycetyl Hydroxyethyl Dimonium Chloride ,
(Kuaterner amonyum tuzu.
Saç bakım ürünlerinde antistatik ajandır.)
CI 61570 (Green 5) ,
(Yeşil renklendirici)
CI 42090 (Blue 1 Lake) ,
(Mavi renklendirici.)
Apigenin ,
(Yeşil yapraklı bitkilerde ve sebzelerde bulunan bir bioflavonoid .
Doğada kereviz , papatya , kekik , maydanoz gibi bitkilerde bolca vardır.
Kozmetik ürünlerde tahriş önleyici,aydınlanma sağlayıcı ajan olarak kullanılan bu madde antiseptik bir etki gösterir.
Ayrıca saç ürünlerinde kan damarlarını uyararak saç büyümesini teşvik edici olarak kullanılır.)
Oleanolic Acid ,
(Cilt yumuşatıcı olarak kullanılan madde.)
Biotinoyl Tripeptide-1 ,
(Kirpik büyümesini teşvik edici ürünlerde kullanılan bir madde.)
Citric Acid ,
(Limon tuzu olarak bilinen renksiz kristal yapılı organik bir bileşik.)
BHT ,
(Kişisel bakım ürünleri ve yiyeceklerde kullanılan tolüen bazlı koruyucu madde.)

Posted in , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.