Yakın bir zamanda Büyük Atatürk'ün Nutuk'unun henüz anlaşılamadığını hatta
gençliğe bıraktığı görevin bile gençler tarafından anlaşılamadığını duydum.
Sebep olarak nutukun dilinin ağır olması gösteriliyormuş.
Benim elimde sadeleştirilmiş bir nutuk var.
Yıllar önce almışım .
Sanırım aldığım yer de bir sahaftı.
Ve tüm nutuku gençlerin anlaması için sadeleştirmiş,
özetleştirmiş , sade bir dille anlatıyordu.
Yani okudum anlamadım denmeyecek şekilde.
Yani basit bir ilkokul eğitimi ile yetinmiş olsanız bile rahatlıkla anlayabilirsiniz.
Yeter ki anlamak isteyin.
-
ATATÜRK' ün gençliğe hitabesi son bölümde yer alır.
Ve kitapta nasıl yer alıyorsa sizlerle aynen paylaşacağım.
-
Sonucu Gençliğe Bırakıyorum.
Bu sonucu ,Türk gençliğine bırakıyorum. (*)
Ey Türk Geçliği
Birinci ödevin Türk bağımsızlığını ,Türk Cumhuriyetini
sonsuza dek korumak ve savunmaktır.
Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur.
Bu temel senin en değerli güven kaynağındır.
Gelecekte de , yurt içinde ve dışında , seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyecek kötücüller bulunacaktır.
Bir gün bağımsızlığını ve Cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan , ödeve atılmak için ,içinde bulunacağın ortamın olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin !
Bu olanak ve koşullar çok elverişsiz olabilir.
Bağımsızlığına ve Cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar ,bütün dünyada benzeri görülmedik
bir yenginin temsilcisi olabilirler.
Zorla ya da aldatıcı düzenlerle ,sevgili yurdunun kaleleri alınmış ,bütün gemi yapım yerleri ele geçirilmiş ,
bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine eylemli olarak girilmiş olabilir.
Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere ,
yurdun içinde yönetim başında bulunanlar ,aymazlık ,sapkınlık ve üstelik hayınlık (hain)içinde bulunabilirler.
Dahası yönetim başında bulunan böyleleri ,kişisel çıkarlarını ,yurduna girip yayılmış olan düşmanların siyasi erekleriyle
(amaç,gaye) birleştirebilirler.
Ulus yoksulluk ve darlık içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.
Ey Türk geleceğinin kuşakları !
İşte bu ortam ve koşullarda bile ödevin ,Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyeti 'ni kurtarmaktır.
Gereksindiğin güç ,damarlarındaki soylu kanda vardır.
(*)
Prof. Afet İnan'ın "Belleten" dergisinde (Ekim 1966 ,Sayı:120)
yazdığına göre Atatürk ,Söylev'i Ankara'da parti kurultayında okumadan önce ,arkadaşlarına kimi parçalarını okumuş ,tartışmıştır.
Geleceğe sesleniş bölümünü de Dolmabahçe Sarayı'nda çevresindekilere yüksek sesle
gözleri yaşararak okumuştur.
Ardından da şöyle konuşmuştur.Geleceği yetiştiriniz.
Onlara bilim ve aydınlığın (irfanın) olumlu (müspet)düşünlerini (fikirlerini)
veriniz.
Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.Özgür düşünceler uygulamaya geçince ,
Türk Ulusu yükselecektir.
_
Gene de olmamış olabilir.
Elimdeki metin dönemin en anlaşılır Türkçesi ile yazılmıştır.
Yine de daha açık olsun derseniz size sözlük kullanmanızı tavsiye ederim.
Türkçe'den Türkçe'ye anlaşılır bir sözlük kullanınız.
Ben oturduğum yerden kalkamam derseniz interneti kullanın eminim
bir sonuca erişirsiniz.
Yine de anlamıyorum derseniz.
Türkçe öğrenmenizi tavsiye ederim.
Türkçe öğrenemiyorum zor bir dil derseniz "You can use a translating program for understanding to Atatürk's Oration.
Ya da ben hiç bir dil bilmiyorum diyorsanız konuşmayı öğrenin.
Ya da ben tıbbi olarak konuşamıyorum,okuyamıyorum... vs diyorsanız
engelinizi aşan bir metodu denebilirsiniz.
Hiçbiri değil benim kafam almıyor diyorsanız çocuklar için yazılmış metinlerden birini deneyebilirsiniz.
"Yine de olmuyor ben kronik tıbbi bir vakayım." diyorsanız.
Biz sizin tedaviye cevap vermeniz için dua edebiliriz.
"Hayır o da değil ben beynim bunu alsın istemiyorum ." diyorsanız.
....
Üzülmeyin ; Atatürk bu konudan söz ediyor.
Belki üzerinize alındığınız için anlamıyorsuzdur.
Alınmanıza sebep olan durumu bırakabilirsiniz.
O zaman belki sizleri de saygı ile anar hayır duası ederiz.
Aynı atalarımıza her gün ettiğimiz gibi.