Archive for Kasım 2014

Sıradan Bir Gün - 3

Kışı karşılamaya çok fazla zaman kalmamışken
zamanımın geçirebildiğim kısmını kendime biraz zaman ayırarak geçirmek istiyorum.
Kendimi hem dıştan hem de içten
şımartmaya ihtiyacım var.
Kış depresyonuna girmek istemiyorum.
Hem de en iyi ihtimalle depresyona girilebilecek bir coğrafyada yaşarken.
Yine de istemiyorum.
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunurmuş.
Güne mutlaka sağlıklı bir başlangıç yapmak gerek.


Enerjiyi almak yetmez.
Enerjiyi de güzel harcamak  gerek.
Güzelce hazırlanmalı ve mutlaka temiz havada bir yürüyüş yapmalı.


Ayaklarım beni bu ara hep çok yakın bir zamanda keşfettiğim
bir tezgaha götürüyor.
Hem güzel renkler arasında kafam dağılıyor.
Hem muhabbet ediyorum.
Hem de kaliteyi uygun fiyata alıyorum.
Bu gün çiçekçi amcamdan bir arkadaşım için güzel bir hediye seçmesini isteyeceğim.
Bu işi en iyi o bilir.
Mevsime uygun ne seçerse benim için uygun.
Tabii hediyeyi çiçekle sınırlamak olmazdı.
Bir kitap ya da bir albümü de yanına iliştirmek gerek dedim.
dedim demesine ama
hediye ile sınırlı kalamadım.
Epeydir bu yönde hiç bir şey almamıştım.


Eve dönünce kendim için seçtiğim albümü dinlerken kendime bir çay koymasam olmazdı.
Müziğimi dinlerken ve çayımı içerken 
bu gün kendime seçtiğim yepyeni ojemi de
sürme fırsatı bulmuş oldum.


Wet n Wild Türkiye'ye geldi ya.
Bayanlar reyon önünde kuyruk olmuşlardı.
Özellikle farları ilgi odağıydı.
İlgi görmeyen tek kısım oje kısmıydı.
İlgi görmeyen bir sürü ojenin içinden kendime koyu erik rengi bu ojeyi seçtim ben de.
Adı Disturbia.
Ojemin kuruması için çok fazla beklemem gerekmedi.
Rengine de bayıldım.


Bu gün her yönden kendime güzellikler hediye ettim.
Şimdi sıra beynimde.


Kitabım da bu güne ışık tutan kolay okunur kolay anlaşılır.
Bir çok konuda sondan gelen bir geri zekalı akıllılığı ile "hııı" diyorum.
:)
Şaka bir yana...
Okumakta fayda var.
İçinde yaşadığımız günler dalga geçilecek günler değil.
Her zaman kafamı kuma gömüp yaşamak olmaz ama.
Değil mi?

Posted in , , , |

Yeni Mutfak Gereçleri 3

Kış sebzeleri ve meyveleri uzunca bir aradan sonra yeniden
sofralarda yerini alıyor.
Birlikteliğimiz çok uzun süreceğinden 
bari sunum şeklini değiştireyim dedim.
Yaklaşık 6 ay boyunca kısıtlı sebzelere takılıp kalacağım çünkü.
Ya pişirme şeklimi değiştireceğim ya da yeni mutfak gereçleri kullanacağım.
Bu kez tercihim yeniden mutfak gereçleri yönünde.
Bir süre önce aldığım kaselerimi artık paketinden çıkarıp
yıkayıp kullanıma hazır hale getirebilirim.


Alalı bir ay kadar olmasına rağmen ortaya çıkarmak için kış sebzelerinin 
iyice çıkmasını beklemek istedim.
Müsli koymak için çok iri olan kaseler salatalar için ideal ölçüde.


Bir pakette iki büyük kase.
Desenleri de pek güzel.


Kışın renkli tabaklar hazırlamayı çok seviyorum.
Hafifçe pişirilmiş sebzeler , kuru baklagiller ve nar eşliğinde çok lezzetli oluyor.


Hem göze hem de mideye hitap eden büyük ve sağlıklı tabaklar. 




Posted in , |

Kışa Yaklaşırken

Sonbaharın bitişinin yaklaştığı günlerdeyiz.
Artık soğuk kendini iyiden iyiye hissettiriyor.
Özellikle de akşamları.
Kalın penyeler ve trençkot gündüz yetiyor.
Ama akşamları illa ki kalın ve kışlık kazaklar gerekiyor.


Ben de ara sıra bütçeme uygun değişiklikler yapıyorum.
Bu sezon çizgiler ve geometrik desenler her yerde.
En ucuzundan en pahalısına kadar aşağı yukarı aynı şeyler var.
En ucuzu her zaman benim ilk tercihim.
Giyimde çok da fazla kalite iddiam yok.
%100 akrilik olmasın yeter.
Kazaklar tenime doğrudan temas etmediği için fark etmiyor.
Tenime doğrudan değen giysi , eşya ,gıda ,kozmetik ...vs eğer kalitesizse cildim 
alerjik reaksiyon göstererek tepki veriyor zaten.
Yeni ve ucuz kazağımın içine giymeyi en sevdiğim giysi H&M bluzum.
Ne üşütüyor ne de terletiyor.
Aldığımdan beri resmen üniformam oldu.


Bu gün de tercihim bu yeniler olacak.


Güne hazırlanırken en sevdiğim parfümümü kullanmasam olmaz.
Bath & Body Works 'ün Be Enchanted'i.
Çoook seviyorum parfümümü.
Sanki parfüm değil de pamuk şekeri.
Yeni bir de rujum var.
Mac'den.


Pembe desem pembe değil .
Ten rengi desem ten rengi değil.
Dudaklarımdan daha açık renkte natürel bir pembe mi desem.
Ne desem.

Posted in , |

Chanel Bronzing Makeup Base

Sonbaharın yerini kışa bırakmaya hazırlandığı bir ay 
Kasım.
Tüm tabiat renk değiştirdi.
canlı renkler yerlerini daha solgun renklere bırakırken 
bu etkiyi cilt rengimde de hissetmeye başladım.
Güneşin cildime hediyesi olan güzel bronz renk azaldı.
Bu rengi kışın da biraz olsun yüzümde taşımak istediğimden 
kozmetik malzemelerinden yardım almaya karar verdim.


Bunun için seçtiğim ürün Chanel'den
Soleil Tan De Chanel.
Bronzing Makeup Base.
İle iki farklı uygulama yapabilmek için iki farklı fırça.
Artnet Kabuki Brush ile Shiseido Perfect Foundation Brush.


Shiseido'nun fırçası kontür yapmak için çok uygun.
Düz ve eğri uçlu sık bir fırça.
Bronzlaştırıcı baz ise yumuşak olmayan kremsi yapıda bir ürün.
Kıl fırça ile de yarı sentetik fırça ile de rahatlıkla kullanılabiliyor.


Kıl yapıda sık bir fırçayı hatları belirginleştirmek için değil de
yüze bronz bir etki kazandırmak için kullanıyorum.
Ürünün içeriğine bir göz atmadan yazıyı bitirmek olmaz değil mi?
Haydi bakalım.
Cyclopentasiloxane ,
(Cilde ipeksi bir doku kazandırır.
Ciltte bariyer oluşturarak nem kaybını önler.
Kırışıklıkları ve ince çizgileri doldurarak dolgunluk ve pürüzsüzlük sağlar.)
Dimethicone ,
(Silikon bir madde.)
(Cilt yüzeyinde bariyer oluşturarak nem kaybını önler.
İltihap ve kızarıklık karşıtı olarak da görev yapar.)
Silica ,
(Silisyum)
(Silisyum; insan vücudunun normal gelişimi ve beslenmesi için gerekli olan 25 element arasındadır.)
Ozokerite ,
(Kozmetiklerde kullanılan mineral yapılı bir reçine.)
Ethylhexyl Methoxycinnamate ,
(Yağ içinde etkin UV filtresi.)
Silica Dimethyl Silylate ,
(Kozmetik ürünlerde kıvam arttırıcı olarak kullanılır.)
Polymethylsilsesquioxane ,
(Doku değiştirici olarak kullanılan polimer madde.)
Phenoxyethanol ,
(Kimyasal koruyucu olarak kullanılan glikol eter.)
Methylparaben ,
Parfum ,
Butylparaben ,
Ethylparaben ,
İsobutylparaben ,
Proplyparaben ,
Lecithin ,
(Kurumuş ciltleri yumuşatır, pullaşmayı giderir.
Diğer bileşenlerin emilimini arttırır.)
Tocopherol ,
(E vitamini aktivitesi olan,güçlü,organik kimyasal bileşik.)
Ascorbyl Palmitate ,
(Yağda çözünen bir C vitaminidir.
Çok güçlü bir antioksidandır.
Kolajen seviyesini arttırdığından kırışıklık karşıtı olarak da rol oynar.
Palmiye ve mısırdan elde edilir.)
Glyceryl Stearate ,
(Kozmetik ürünlerde sitrik asit salımına yardımcı olan emülsiyondur.
Besleyici ve antioksidandır.
Yumuşak ve pürüzsüz bir cilt yüzeyi elde edilmesini sağlar.
Cilt yüzeyinde bariyer oluşturarak nem kaybını önler.
Palmiye ve soya gibi bitkisel kaynaklardan elde edilir.)
BHT ,
(Antioksidandır.)
Glyceryl Oleate ,
(Yumuşatıcı olarak kullanılır. 
Diğer bileşenlerin emilimini de arttırır.)
Citric Acid ,
(Sitrik asit.
Bitkilerde doğal olarak bulunan bir tür alfa hidroksi asittir.
Soyucu ve pH düzenleyici etkileri de olan bir antioksidandır.)
CI 77007 ,
(Ultramarines)
(Ultramarine renklendirici.
Sodyum ,Alüminyum Silikat ve Sülfattan oluşan mineral kaynaklı bir pigmenttir.)
CI 77491 ,
(Diiron Trioksit ve Demir oksit karışımı renklendirici pigment.)
CI 77492 ,
(Demir oksitten elde edilen renklendirici pigment.)
CI 77499 ,
(Demir oksitlerden oluşan  inorganik renklendirici pigment.)
CI 77891 ,
(Titanyum dioksitten elde edilen renklendirici maddedir.)
Mica ,
(Mineral madde.)

Posted in , |

Hak İle Yaşamak Gerek


Bazen yaşam depolamaya fırsat yaratmak gerek.
Küçücük şeylerle mutlu olmak , yetinmeyi bilmek gerek.
Kış ortasında aniden beliren mutlu eden ama ısıtmayan güneşi sevmek.
Sağlıklı olduğuna şükretmek gerek.
Araban olmadığına ve şehri kirleten sen olmadığına sevinmen gerek.
Rahat bir çift ayakkabın olduğuna ve yürüyerek
seyahat edebilecek kadar enerjik olduğuna da.


Mutlu olman gerek.
Ara ara soğuyan , ısınan dengesi bozulan tabiata rağmen
 yok olan her şeyin yeniden var olabileceğine 
dair umudun olduğuna ,
sen yok edenlerden olmadığın için dünyanın henüz şansı olduğuna dair inanmışlığına ,
tabiata ve tabiat döngüsüne olan saygına 
ve yalnız olmadığını biliyor oluşunun huzuruna 
inanman gerek.
İnsanlar , hayvanlar , diktiğin ağaçlar , ektiğin bitkiler
sen yaşıyor olduğun , var olduğun için yaşama inanmalılar.
Bir ağaç bilmeli ki sen ona göz kulak olansın.
Bilmeli ki seneye yine tohumlanacak ve yine çoğalacak.
Çünkü sen varsın.


Sen de bileceksin ki seneye yine sırtını ona dayayacak ,
gölgesinde serinleyecek ,
yemişinden yiyeceksin.


Destek ve dayanışma birbirinize can verecek.
Hayvanlar da öyle .
Bağının , bahçenin sevilmeyen zararlılarını belki o çok da sevmediğin kedin yakalayacak.
Köpeğin çok havlayacak belki her yeri de kazacak ama seni de o koruyacak.
O sinir olduğun horoz sabahın köründe yine ötecek.
Uyanacaksın.
Küçücük böcekler yine evinde dolaşacak.
Zararsızı kapı dışarı yollayacaksın.
Böcek varsa bil ki sana temizlik yapma zamanının geldiğini haber veriyor.
Bezi , süpürgeyi eline alacaksın.
Çalışacaksın , yorulacaksın.
Dinlenmenin kıymetini anlayacaksın.
Ağrılarını , acılarını dindirmek için sevgi ile yaklaştığın herkesi yanında bulacaksın.
O gün hiç bir canlıya zararın olmadıysa bir de üstelik iyiliğin dokunduysa 
başını yastığa koyunca huzurla uyuyacaksın.

Posted in |

Yaşam

Soğuklar epeydir kendini hissettirmeye başladı.
Her şey değişiyor.
Tabiatın yeşili yerini kahve renklerine bıraktı bile.


Rüzgarlar soğuk esiyor.
Renkler hiç de neşeli değil.
Havada biraz sonbahar hüznü var.
Sonbaharın tipik yarı romantik yarı nostaljik havası hakim.


Ancak her mevsimin kendi güzelliği var.
Son bahar bana hep yeni ve güçlü başlangıçları anımsatır.
Hiç bir şey kendi kendine yok olmaz.
Tüm dünya ,gezegenler ,hayatlar ,yaşam sürekli bir devinim halinde varlığını sürdürmek zorundadır.
O yüzden mevcut kasvetin büyüsüne kapılıp kederlenmeyi hep saçma bulurum.
Devinim devam ettiği sürece hiç bir şey bitemez.
Buna imkan yoktur.
Sürecini tamamlayan her şey yeniden canlanıyorsa nedir bu keder?


Giden kuşlar yeniden geri gelmiyor mu?


Yaprak döken ağaçlar yeniden yeşillenmiyor mu ?
Toprak yeni hasatlarını vermiyor mu ?
Ağaçtan düşüp çürüyen meyve yok mu oluyor ?
Yeni bir ağaca yeni tohumlara ya da toprağı beslemeye neden olmuyor mu ?
Yaptığımız iyiliklerin karşılığını almıyor muyuz ?
Doğrularımızla mükafatlandırılmıyor muyuz ?
Ya bizden önce var olan ve şimdi olmayanlarımız...
dünyaya bizi emanet bırakmadılar mı ?
Sanırım son da olsa hiç bir şeyin gerçekten sonu gelmiyor.
Sonbahar gibi.
En güzeli kendimizi mevcut havaya kaptırmamak.
Karanlık bulutlar yağmur getirecek.
Yağmur berekettir.
Evet hava çok iç karartıcı olacak belki.
Ancak ne yağmur bizi yaşamaktan alıkoyacak ne de kara bulutlar.
(Yeterince motivasyon sağladığı düşünüyorum.
Güne başlamaya hazırım.)


Bu kadar gevezelik etmek yeter.
Gribimin de henüz yok olmadığını bildiğimden 
:)
kalın giysilerimi giyip yola koyulsam iyi olacak.
Sağlıkla kalın.

Posted in |

Mate

Gripten kendimi kurtarmaya çalıştığım günlerin 
ertesinde 
yeni alışkanlıklar edinmeye başladım.
Her zaman içtiğim çayları yenileri ile değiştiriyorum.
Poşet poşet içtiğim siyah çay yerine daha sağlıklı alternatifleri
tercih ediyorum.


Yeni tercihim Green Life Mate.
Paraguay çayı olarak da bilinen mate bitkisi bu pakette
mate'li karışık bitki çayı olarak satılıyor.
İçinde funda yaprağı,yeşil çay ,biberiye ve kekik de var.
Mate bitkisi çay gibi uyarıcı bir bitki.
Uzun süre uyanık kalmak istiyorsanız ve 
kafein yerine bir alternatif arıyorsanız müjde ;
mate kafeinin olumsuz etkilerine sahip değil.
Bizi uzun süre zinde tutabilmesi dışında başka faydaları da var.
Yağ yakımını hızlandırıyor.
Yağ emilimini engelliyor.
Vücuttan su atımını kolaylaştırıyor.
Metabolizması yavaş olan kimseler için de tavsiye ediliyor.
Hafif ve orta dereceli depresyon tedavisinde kullanılır.
Antioksidandır.
Kalbi güçlendirir.
Zihni açar.
Sindirime yardımcı olur.
Kaygıyı azaltır.
Sinüsleri açar.
Alerjiye karşı faydalıdır.
Bağışıklığı güçlendirir.
İltihap önler.
Ancak aşırı tüketimi etkileri üzerinde ters etki yapabilir.
Günde 3 bardağı aşmayın.


Aromasından hoşlanmazsanız benim gibi 
içine 
sevdiğiniz bir bitkiyi ekleyin.
Biraz da limon ile faydasında  yararlanmak üzere , 
ilaç niyetine içilen bir bitki çayı  oluyor.
Soğuklarda ekstra yardımın hiç de zararı olmaz.


Posted in |

Sonbahar Çiçekleri

İşte Kasım geldi.
Bana gelişi muhteşem bir boğaz ağrısı ,
burun akıntısı ve hapşırık krizleri ile oldu.
İlaç içmeden idare edilmiyormuş.
İlaç kullanmaya da başladım.
Ancak elbette ki çok sıkıcı.
Sürekli yorgunum ve canım hiç bir şey istemiyor.
Bir kaç gündür evdeyim.
Artık yavaş yavaş iyileşip hayatıma devam etmek istiyorum.
Dışarıda yapılacak işlerim birikti.
Bu ara tek yapabildiğim evde yapılabilecek şeyler.
Boş durmaktansa biraz dekorasyonla ilgilendim.
İlkbahar çiçeklerimi sonbahar çiçekleri ile değiştirdim.
Bunun için yine kullanılmayan kağıt parçalarını kullandım.



Çizdim ve sonbahara uygun renklerde sulu boya ile boyadım.
Sarılar ,beyazlar ,turuncular ,kırmızılar kullandım.
Kuruyunca kestim ,
yapıştırma sırasına göre numaralandırdım ve renklerine göre ayırdım.
İlkbahar çiçekleri
 hazırlarken kullandığım malzemeleri çıkardım.
Ve aynı şekilde hazırladım.
Renkler haricinde ilkbahar çiçeklerimle bire bir aynı.
Boylarını küçüklü büyüklü hazırladım.
Çizim kısmı tamamen yaratıcılığınıza kalmış.
İlk taç yaprağı kestikten sonra 3'e tamamlıyorsunuz.
3 ten sonra yan yana 4lü , 5li ,6lı taç yapraklar çiziyorsunuz.
Çizimi son derece kolay.
yazımda detaylarıyla yapılışını anlatmıştım.
Uygulamak isterseniz bir göz atabilirsiniz.
Yormuyor ,zorlamıyor ve son derece de kolay.
Ayrıca ekonomik ve dekoratif.


Sizin de benim gibi biraz boş vaktiniz varsa ,
 dekorasyonunuzu yenilemek istiyorsanız 
ve bunu harcama yapmadan yapmak istiyorsanız 
bir denemenizi tavsiye ederim.

Posted in , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.