Archive for Aralık 2013

Yılın Son Telaşı

İşte yılın son günü.
Hiç hesapta olmayan son dakika davetine hazırlanmam gerekiyor.
Çıkıp bir hediye almalıyım.
Son dakikada olan bu alışverişleri hiç sevmiyorum.
İlk işim
yılın son kahve ve mozaik pastasını yemek.


Enerji için tatlı yüklemesi yapıyorum yani.
Buradan çıkıp uzun kasa kuyruklarına gireceğim.
Enerjiye ihtiyacım var.


Sevimli bir yer.
Yeni yılımızı da kutluyorlar.
:)
"Hadi bakalım; maratona başlıyoruz." dedim 
ve böylece hediye alışverişi,
bir kaç kozmetik alışverişi,kuaför...
eve gelip hazırlık,bakım  derken hava karardı bile.
Kocaman gün mozaik pasta ile geçti.
Daha evden çıkmadan yapılacak bir sürü küçük işim var.
Giyinmeli ve makyaj yapmalıyım.


Kendime Deborah'tan mavi tonlarda üçlü bir far paleti seçtim.
İçinde çok hafif ışıltıları var.
Farklı bir renk ve biraz ışıltı kullanarak görsel bir yanılsama yaratmaya çalışacağım.
 Elimden geldiğince.
Dudaklar için ise Rimmel'den iki farklı tonda ruj aldım.
Makyajımı kafamda tam olarak tasarlayamadığım için
iki zıt ton seçtim.


Açık ve koyu ton.
Ama sanırım açık rengi seçsem iyi olur.
Evden çıkmadan önce çam ağacımın ışıklarını söndürmeliyim.


Hazır buraya gelmişken altından hediyemi de alsam iyi olur.
Bu çok özel birine.
:)


Hazır sayılırım.
Artık evden çıkmalıyım.
Geç kalmak istemem.


Posted in , , , |

Yılbaşı Kurabiyeleri Denemesi

Ne zamandır kendimi mutfakta sınamıyorum.
Bu gün hayatımdaki ilklere kurabiye pişirme denemesi de eklemeye karar verdim.
Şu süslü püslü yılbaşı kurabiyelerine çok özeniyorum.
Ayrıca aldığım ama hiç kullanmadığım bir kalıbım var.
Denemek ve öğrenmek istiyorum.
İlk iş bir tarif bulmak.
İkinci iş malzemeleri almak.


Sanki çok iddialıymışım gibi süsleme malzemeleri de aldım.
Başarıp başaramayacağım bile belli değil.
Yine de lazım olan her şey var işte.


Bir kaç eksiği de evden ekledim mi tamamdır.
Ceviz,limon kabuğu,yumurta ve tarçın.
Unu da unutmayalım.
Başlamaya hazırım.


Şimdi hepsini bir araya getirip bir hamur hazırlayacağız.
Çok sert bir hamur olmaması önemli.
Şimdi denemek istediğim kalıbımı alıp şekillendirmeye başlayabilirim.
Bu işlemi yaparken de pişirirken de hamurun yapışmaması için 
yağlı kağıt kullandım.
Küçük kalıbımdan istediğim sonucu alamadım.
Ama kalpli kalıbımdan çok memnunum.
Fırın tepsim tüm kurabiyelerimi almadı.
Biraz büyük oldular sanki.
Bu yüzden iki seferde pişirdim.
İlk sıra fırının azizliğine uğradı.
Biraz esmer oldular.


Süslemeye onlardan başladım.
Yeni çıkanlar henüz soğumadı.
Elimden geleni yaptım.
Ve ufak tefek aksilikler hariç sonuç çook lezzetli oldu.
Hımm.
Ellerime sağlık.

Posted in |

Hediye Zamanı

Yeni yıl gelirken herkes unutulabilir ama 
Noel babanın hedef kitlesi asla unutulamaz.
Kim onlar?
Çocuklar tabii ki.
Bunu asla atlayamam.
Sonra bir sene boyunca "sen unutun." diye söylenir durur.
Asla unutturmaz.
Çocuklar çok acımasız.
İşte bu yüzden artık harekete geçme zamanı geldi.
Bir çocuk hediye olarak ne hayal eder?
Oyuncak.
Peki ama hangi oyuncak?


Küçük bir kız çocuğu iken araba yarışı yaptırmaya bayılırdım.
Bir erkek çocuğu da bundan hoşlanabilir.
Ya da korsan gemisi.
Birlikte oynar mıyız acaba?
Ben çok beğendim.
Ama ya onun istediği bu değilse...
Yeni nesil oyuncakları hiç bilmiyorum.
Uff çok fazla seçenek var.
Kafam karıştı.
Ne yapmalı?
Ne almalı?


Karar veremedim.
En iyisi seçimi çocuğun kendisine bırakmak.

Posted in |

Yorumsuz.




Posted in |

Tembellik Hakkı :)

Kış modundayım bu ara.
Yorgun ve üşümüş.
Yılbaşı  modunda değilim.
Ama biraz hile yapacağım.
Böyle olmaz.
Günümün hilesi yılbaşı şarkıları.


Yatağın yolunu tutmadan önce şu yılbaşı ışıklarını da yakayım.


Hemen uyumaya niyetim yok.
Ama yatak kesinlikle bu ara beni en çok cezbeden yer.


Uyumadan önce kendime bir çay koyup rahatlayabilirim.


Bu soğuklarda böylece tembellik yapmak harika bir fikir.
Bitki çayım çok lezzetli ve müzik çok keyifli.
Bir tık ile bana katılabilirsiniz.
Hıımmm moda giriyorum sanırım.
Tembelliğimi hediye seçeneklerine bakmak için kullanacağım.

Posted in , , |

Hazırlıklar Başladı.

Boş zaman bulmuşken yılbaşı için hazırlanmaya başlasam iyi olur.
Eski çamı elden geçirip
güzelce temizledim mi süsleme için hazır demektir.


Hala kullanılabilir durumda.
Süper.
Kendi yaptığım süslerle eskilerini birleştirelim bakalım.


Eskiler işte burada.
Yenilerse birleştirildi ve hazırlar.
Benim gibi evdeki ışıklı bir kablo ile birleştirebilirsiniz.
Bu şekilde çok kullanışlı ve dekoratif oldular.


Şimdi süsleme yapmaya başlayabilirim.
Ne hoş ;
hepsi birbiri ile uyum içinde oldu.


Sonuçtan gayet memnunum.
Bence tamamdır.

Posted in |

Yeni Yıl Heyecanı.

Sokaklar yılbaşına hazır.
Gittiğim her yerde gördüğüm şey renkli ve ışıl ışıl tezgahlar,vitrinler.
Henüz bakmakla yetiniyorum sadece .
Pek büyük bir hazırlık yapabileceğimi sanmıyorum bu sene.
Yine de görmek bile neşelendirmeye yetiyor.


Vitrinler daha bir albenili tabii.
Her biri birbirinden güzel.
Biraz kış havası biraz şölen hayali satıyorlar.
Sokaklar ise daha bir başka.
Dükkanlar renk renk.
Herkes mallarını kapılara kadar yığmış.
İstanbul büyük ve neşeli bir oyuncak dükkanını andırıyor.
Seç beğen al.
Küçük esnaftan alışveriş edenler var.
Ben de bu kalabalığın arasına karışmak istiyorum.
Ucuz tarafından birkaç parça ben de almak istiyorum.
Ben de küçük esnafa destek vermek istiyorum.
Ama minimum destek.
Belki şu ışıklardan alabilirim.
:)
En ekonomik şekilde şu vitrinlerin albenili havasını eve taşıyabilirim belki.

Posted in |

İhtimaller - 2

Bu sene  de geçen sene olduğu gibi yılbaşı süslerimi evde kendim yapmaya karar verdim.
Hem ekonomik hem de uygulaması kolay.
Malzeme ise ucuz.
1-Her evde bulunabilecek işe yaramayan kağıt parçaları.
Makas.
Bambu çubuk.
Yapıştırıcı.


2-Yapımı da çok kolay.
İstediğim boy ve incelikte kestiğim kağıt parçalarını
kendi etrafına doluyorum.
3-Bunun için bambu da kullanılabilir.
Diğer uca gelince bu işlemi bırakıyorum ve 
hazırladığım parçaları birbirine yapıştırıyorum.
4-Bu parçalardan istediğim sayıda hazırlayıp
onları da birbirine yapıştırıp birleştiriyorum.
Ben bunun için atılacak kağıtların parçalarını kullandım.
İstersem değişik renklerde ve değişik biçimlerde de yapabilirim.
Yılbaşına dek daha bir sürü zaman var.

Posted in , |

İhtimaller

Yılbaşı yaklaşmış olmasına rağmen kendimde hiç de 
heyecanlı ya da mutlu hissetmediğimi fark ettim.
Bu sene benim için yılbaşı herhangi bir zaman dilimi gibi sanki.
Sanki o gece eve biraz erken gelmeyi,yorgun olmamayı ve ayaklarımı uzatıp 
keyfime bakmayı isteyecekmişim gibi geliyor bana.
Hatta eve pizza söylemeyi ve tombala oynamaktan başka hiçbir aktivite içine girmeyip 
erkenden uyumayı isteyecekmişim gibi geliyor.
Ama bu hayalimi yaşayabileceğimi hiç sanmıyorum.
Şu ana dek hiçbir programlama yapmadım.
Yılbaşı için program yapabilecek zamanım hiç olmadı.
Yine de bir değişiklik olursa diye kendime biraz 
özen göstersem iyi olur sanırım.
Bir yerlerden başlamak gerek.
Makyaj konusu ile başlayalım.
Eğer hazırlanacağım bir programa katılmam gerekirse sanırım makyajımın 
uzun süre dayanmasını isterim.
Özellikle de göz makyajımın.
Bu yüzden kullanabileceğim en iyi ürün bir göz bazı olur sanıyorum.
Artdeco'nun Eyeshadow Base'i işimi görür.
İçinde papatyadan elde edilen bisabolol denilen bir madde var.
Ve bir de E vitamini.
Hem suya dayanıklı makyajı hem ışıltılı hem de mat makyajı sabitliyor.


Akışkan bir yapısı yok.
L'Oreal'in Studio Secret Primer'ı kadar olmasa da bu da kremsi bir yapıda.
İçinde bir kaç çeşit paraben de var.
Yani tamamen masum bir ürün değil.
Yine de makyaj kalitesini arttırdığını söyleyebilirim.
Cilt makyajıma ise biraz ışıltı katabilirim sanırım.
Bunun için elimde olan ürünlere ek olarak 
Benefit'in High Beam aydınlatıcısını da kullanabilirim diye düşünüyorum.


Ya da belki Pastel'in Magic Touch'ını kullanırım.
Biraz da renk eklemeli tabii.


Maybelline'in bu ojesi yılbaşı gecesi için uygun sanırım.
Denedim ve beğendim.
:)

Posted in |

Telefon Macerası

Yeni bir yıla girmeye hazırlandığımız şu günlerde masraf üzerine masraf çıkıyor olması
ve bunun çözümsüzlükler yüzünden oluyor olması 
bendeki sinir kat sayısını arttırırken
yılbaşı coşkusu denen şeyi de benden alıp götürdü.
Bu hayatta en çok basit çözülebilecek şeylerin çözümsüzlüğüne sinir oluyorum.
Bu günkü mevzu cep telefonu konusu.
Basit bir sorun yüzünden Turkcell'e gittim.
Telefonumu oradan almıştım ve garanti kapsamındaydı.
Öyle bir zaman dilimini boşa harcadılar ki..bunu sadece yaşayanlar bilir.
Böyle diyorum çünkü kontrole gittiğim günlerden birinde
(çünkü bilgi vermek için kesinlikle aramıyorlar.)
 orada benden daha sinirli ve sabrı tükenmiş kişilere rastladım.
(ki onlar da telefonlarından haber alamamaktan yakınıyorlardı.)
Neyse efenim bu kişilerle yaptığım bir kaç ayak üstü sohbetten sonra 
telefonumun garanti kapsamında yapılabilme ihtimalinden (en azından orada)
vazgeçtim.
Bari bozuk olarak geri alayım dedim.
Şükür ki hala gönderilmemiş ama gönderilecekler kuyruğuna girmişti.
Telefonu geri aldım.
Bana hafızadaki bilgi lazımdı.
Şansımı bu kez Turkcell dışında denemeye karar verdim.
Parası neyse verelim bari telefonu kurtaralım diye.
Telefonumu tamire verdikten bir kaç gün sonra beni aradılar.
Sorunu söylediler ve yaptılar.
Ancak bir süre daha bu şekilde kullanabileceğimi söylediler.
Telefonum az kahrımı çekmedi.
Kötü ilerleyen bir ilişkinin tüm yükünü ona çektirdim.
Şimdi yenilenme zamanı dediğim bu dönemde yeniden kapanıp duran
ve işlevsizleşen telefonumu yeniledim.
Geçen zamanda emektar telefonun hafızasını boşaltmıştım çok şükür.
Artık yeni bir telefonum var.


Eski telefona elveda dedim.
(Bu arada geçen gün Turkcell yetkilisinden mesaj aldım.Telefonunuzdan haber bekliyorum sizi bilgilendireceğim diyordu.Beni kimle karıştırdıysa.)
Yani efendim cihazlarımızı alırken verilen garantiler iyi hoş da istediğiniz kadar bir numara olun
yoğunluktan müşterilerinizle ile pek ilgilenemiyorsunuz ki.
Belki bayisine ya da çalışanlarına bağlıdır bu iş.
5 parmağın 5'i de bir değildir diye umalım.

Posted in |

Okuma Lambası

Yılın son günlerini yeni bir yılın heyecanını duymadan ,normal bir zaman dilimi gibi yaşıyorum.
Kendimi öğrenmeye ve yaşama verdim bu ara.
Hayatın bana armağan ettiği her şeyi olumlu ve severek kabul ediyorum.
(Omuzuma düşen pisliği,acıtan ama kırılmayan serçe permağımı,
burkulmaktan son anda kurtulan ayağımı,
cahilliğini gizlemek için yalanlar uyduran komşumu,
dürüstçe yaşamını ve yaşamının geri kalanını anlatan eski sevgiliyi,
gülümseyerek umut veren yeni doktorumu,
evvelce biriktirdiğim dostlarımı,
az ile yetinmekten ve azı paylaşmaktan hoşlanan naif tavrımı,
okumayı,öğrenmeyi,dinlemeyi ve izlemeyi,
saygı duymayı ve saygı görmeyi....)
Hayatı yaşamayı her gün yeniden öğreniyorum.
Kitapların da insanlar kadar yardımı oluyor.
Bu ara çok fazla okuyorum.
Gece gündüz.
Her yerde,her zaman ve her şartta.
Bir de ufak yardımcım var.


Kitabımın köşesine iliştirip karanlıkta bile okumamı kolaylaştıran minik lambam.
15,5 cmlik minik kahraman.


Üç boğum yerinden bükülerek istediğim şekli alıyor.
Alttaki küçük parçası ile kitaba sağlamca tutunuyor.
Bir adet kalem pille çalışıyor.
Beyaz led ışık veriyor.
Genellikle baş ucumda duruyor.
Bundan bir kendime bir de yakın arkadaşlarımdan birine aldım.
O çok sevdi.
Çünkü eşi mışıl mışıl uyurken o kendine ait ışığı ile yatakta rapor
okuyabiliyormuş.
Üzerindeki küçük açma kapama düğmesi ses de yapmıyor.
Kullanışlı bir şey. 

Posted in , |

Deneme

Aralık ayını  kendi hayatım için mutlu son kabul edip 
denemediğim her şeye bir fırsat vermeye karar verdim.
Bilmediğim her konuda cahil olduğumu kabul ediyorum.
Ama ne demişler "bilmemek ayıp değil,öğrenmemek ayıpmış."
Bir işin doğrusunu öğrenenene dek ufak tefek hatalar içeren denemeler yapabilirm sanıyorum.
Mesela;
Hayatı boyunca fondöten kullanmayı sevmemiş biri olarak
bana verilen (Taaa o zaman...) bir ürünü denemeyi öğrenmeye karar verdim.
Küçük çaplı bir tanışma yapalım.
Birbirimize aşina olalım diye.


Belki de büyük bir yanlışı yapıp dokuları ve yapıları birbiri ile uyumlu olmayan bu ürünleri birlikte kullanmaya karar verdim.
Fondötene doğru bebek adımları atacağım.
Peki fondöten nasıl sürülür?
Hangi malzemeler kullanılır?
İçinde neler var?
Cildime zarar verir mi?
Cevapları bilmek isterdim.
Ama hiçbir fikrim yok.
Yine de sürmek için Mac'in Pro Wedges
Süngeri kullanılabilir sanıyorum.


En son alışımdan beri süngerlerin şekli değişmiş.
Üçgen şekilli ve keskin uçluydular.
Şimdi hafif kavisli ve küt kenarlı olmuşlar.
Yine de yüz şekli ile uyumlular.
Süngere aşinayım ama bu şekle alışmam gerekecek.
Yine de bir deneme yapacağım.
Bu ara böyle.
Öğrenmenin yaşı yok.

Posted in |

Yeniye Dair

Aralık.
Kocaman bir yılın biteceği ay.
Bazen bir şey olur ve tüm geçen yaşanan her şey anlamsızlaşır.
Her şey değişir.
Olumlu mu olumsuz mu değerlendireceğimiz bize kalmış.
Bu tamamen hayata nasıl baktığımızla ilgili bir şeydir.
Nasıl anlamlandırıp nasıl değerlendireceğimiz bize kalmış.
Bilmediğimiz çok şey öğreniriz.
Yeni deneyimlerimiz olur.
Yeni insanlarla tanışırız.
Yeni yollara gideriz.
Geride kalan her şeye ve herkese teşekkür ederiz.
Bizi yeni yolumuza kararlılıkla ve gülümseyerek yolcu etmelerini dileriz.
Sonuçta hayat hepimizin.
Bilerek ya da bilmeyerek yaptığımız doğru ve ya yanlışlar bir dominonun taşları gibi ilerliyor.
Ben bunlar içinden yaşamıma dair öğrenmeyi seçtim.
Bilmek kötü değilmiş.
:)

Posted in |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.