Archive for Ekim 2014

Grip Sezonu Açıldı

Ekim bitti bile.
Önümüzde genel olarak belirsizliklerle dolu bir zaman dilimi var.
Tek bildiğim uzun kış mevsiminin başlayacağı bir aya giriyor olduğumuz.
Artık ince örtüler ısıtmıyor.
Grip sezonu da açıldı.
Grip sezonunu açmakla yetinmeyeyim.
Yeni eşyaların da açılışını yapayım.


İlkbaharda aldığım en yeni sayılabilecek nevresim takımlarımı yeniden çıkardım.
Yorgan sezonunu da açtım.
Yeni terliklerim baş ucumda duruyor.
Kalkar kalkmaz ayağıma geçiriyorum.
Sıcacık.


Bu gün kahvaltımı yeni tepsimle yatağıma kadar getirdim.
Sağlıklı bir kahvaltı.
Mevsim meyveleri ve müsli.
Yanında da ballı ıhlamur.
Ihlamur boğazıma çok iyi geliyor.
Rahatlatıyor.
Olabildiğince ilaç içmeden , doğal yöntemlerle kendimi korumaya çalışmak istiyorum.
Kahvaltımı ederken bir yandan da mail'lerimi kontrol edebilirim.
Bakalım ben uyurken neler olmuş.


Güzel.
Pek fazla hareket yok.
Bu durumda yatakta biraz zaman geçirebilirim.
Soğuk algınlığı dinlenerek geçiyor.
Sürekli yatmak çok sıkıcı olduğu için 
bu zamanı da bir şeyler çalışarak geçirmek istiyorum.
Bu günü dinlenerek ve kendime iyi bakarak geçirirsem yarım yine 
eski enerjime kavuşabilirim belki.
Hasta olmak istemiyorum.
Hasta olmayı sevmiyorum.
:(

Posted in , |

29 Ekim ∞


Cumhuriyet Bayramımız Kutlu olsun.


ve kaybetmeyi istemeyeceğimiz güzel bir şeye sahibiz.
Kıymetini bilelim.

Posted in |

Yeni Mutfak Gereçleri 2

Evimle uğraşmaya devam ediyorum.
Yenilik yapmak iyidir.
Bu gün yine mutfak eşyalarında ufak bir değişiklik yapacağım.
Kendime işlenmemiş ahşaptan bir tepsi satın aldım.
Eskiden genellikle Zara Home'u ikea'yı tercih ederken bu kez tercihimi 
Tahtakale yönünde kullandım.
Piyasada ahşap tepsiler çok pahalı.
20 tl ile 90 tl arasında fiyatları var.
Tahtakale'de fiyatlar bir elin parmaklarını geçmiyor.
Bu şekli ile bile çok güzel ama ben yine de onu boyamak istiyorum.


Ekonomi gereği en ufak boylarından boya , tiner ve fırçam var.
Ahşap boyama yapmaktan hiç anlamam.
Öyle allı güllü , süslü püslü eşyaları ancak çok seversem 
tercih ederim.
Diğer zamanlarda sadelikten yanayım.
Bu yüzden düz renk boyayacağım.


Benim için her şeyin sadesi , abartısız olanı daha güzel.
Ellerime sağlık , güle güle kullanayım.
Güzel günlerde inşallah.
:)

Posted in , |

Hafta Sonu Tembeli

Sonbahar da evde geçen günler daha bir kıymetleniyor.
Özellikle de hava iyice soğumaya başladıysa.
Biraz yazdan renkler biraz da kışı hatırlatanlar harmanlanıyor bu mevsim.
Giysiler kalın.
Ev giysileri de.
Ayağımı yerden kesen yeni terliklerim var.


Yazın ayağımdan düşmeyen açık terlikler raflara kalktı.
Yerini bu kar gibi beyaz ve sıcacık yarı polar yarı yün terliklere bıraktı.
Kışları anneciğimin hediyesi kalın ev botları giyilecek.
Bu mevsim onlar için erken.
Bu terlikleri evimin yakınlarındaki bir her şey satan dükkanından aldım.
Yerli malı olduğunundan para vermekte hiç sakınca görmedim.
Bir çift terlik için makul bir fiyatı vardı.
Sanırım alışveriş merkezlerinde olsa bu fiyata alamazdım.
Tembellik zamanlarımda 
( ki bu genellikle akşam saatlerine denk geliyor)
evde kendime sıcak bir içecek hazırlayıp uzanıp dinlenmek gibisi yok.


Yeni sezona ve yeni katologlara şöyle bir göz atıyorum.


Defacto katoloğunu sevdim.
Tam bir moda dergisi gibi.
Kış modası bu sene çok zevkli.
Evim ise tamamen bahar havasında.


Ellerimle hazırladığım kağıt çiçeklerim hala dekorasyonumun en sevdiğim parçaları.
Sabah gözlerimi açar açmaz onları görüyorum.
İçimi bir bahar neşesi sarıyor.


Sonra sabah kahvaltısı.
Bu ara içine taze zencefil de eklediğim sütlü ve tahıllı 
içeceklerle güne başlamayı tercih ediyorum.
Hem içim ısınıyor hem de kendimi 
öğleye dek zinde ve enerjik hissediyorum.
Sonrası ise yaz kış demeden aksatmadan sürdürdüğüm yürüyüşlerim.
Bu havalarda elbette üşüyorum ama yürürken ısındığımdan
 ve güne sağlıklı başladığımdan bu üşüme yerini mutluluk hormonuna bırakıyor.
Unutuyorum gidiyor.
İşte şimdi hazırlanıp yürüyüşe gitme zamanı.
:)

Posted in , |

C Vitamini Mevsimi

Havaların bir sıcak bir soğuk oluşu ile tamamen 
biyolojik dengesi altüst olan 
birisi olarak son zamanlarda kendimi mevsim sebze meyvesine teslim ettim.
Her şey zamanında tüketilmeli.
Şimdilerde en sevdiğim meyve  mandalina.


Pazarlarda marketlerde bol bol bulunuyor.
İster yeşillerinden seçeyim ister sarılarından hepsi de çok sulu ve lezzetli.
C vitamininden zengin olduğu için yanımdan eksik etmiyorum.


Dışarı çıkarken çantama bir tane atıyorum.
Eve gelince suyuma bir dilim atıp aromasının tadını alarak suyumu içiyorum.
Bazen dilimleyerek atıştırmalık olarak tüketiyorum.


Havaların bir anı bir anını tutmuyor.
Alabildiğim tüm önlemleri almaya çalışıyorum.
Tek gıda ile önlem almak yeterli değil biliyorum.
Son bayramla tatil sezonu bitti.
Artık sezon grip sezonu.

Posted in |

Sonbahar Renkleri

Tatilin o sıcak ve aydınlık günlerinden eser kalmadı artık.
Bir ay içinde kaç farklı mevsimi bir arada yaşadım.
Şimdilerde hava değişken.
Bazen çok yağmurlu bezen çok sıcak bazen parçalı bulutlu
bazen hem rüzgarlı hem güneşli
bazen ılıman...
Son da olsa bahar işte.
Yine de sonbaharın her hali bana güzel geliyor.
Yazlık giysilere veda edeli kışlık parçalara yer açma zamanı geldi.
Hayat bize ne sunuyor , ne dayatıyor olursa olsun
yaşama olan mutlu bakışımı giysilerime de yansıtmayı seviyorum.
İster moda olsun ister olmasın .


Bu gün yaza olan özlemimi bulunduğum mevsimle harmanlayarak
seçtiğim hem sonbahar gibi puslu hem de yaz gibi neşeli iki yeni parça giyeceğim.
İkisi de yerli malı.
İkisini de piyasanın bilindik markalarının çok altında fiyatlara satın aldım.
Kalın bir kışlık kazak ve çiçekli bir pantolon.


Çantam eski bir plaj çantası.
(Yazı anımsatıyorum ya)
İçinde yeni kışlık kazak.
Yağmur da yoksa eğer en güzel ulaşım aracı ayaklar.
Uzun uzun yürümek , ılıman günlerin tadını çıkartmak gerek.


Yoruldun mu otur bir banka , dinlen.
Yanına elbet senden daha zor durumda biri gelecek.
Pek çok dilini bilmeyen çocuk etrafını saracak.
Belli ki para isteyecekler.
Kendi başına dinlenmek yok öyle.
Sende yok onda da hiç yok.
Bakıp duracaksınız birbirinize.
En iyisi biraz bozuk parayı yarımşar birer dağıtmak.
Paran bitene dek dinlen.
Bitince bitti zaten.
Yapacak bir şey yok.
Bir gün gelir belki onlar da bizle ekmeklerini bölüşürler.
Paylaşmak geleneğimizde var.
Fakir ekmeğini paylaşır.
Zengin de malını sakınır.
Adet böyle herhalde.
İşte böyle "Oh lala"...otur, düşün,dinlen, paylaş ve kalk yoluna git.
Bu gün isteğim evimi de renklendirecek yeni bir kaç çiçek alabileceğim dükkan bulmak.


Dükkan ararken karşıma hayal ettiğimden de daha küçük bir tezgah çıktı.
Yaşlıca bir amca bir kaç sonbahar çiçeği getirmiş.
Hepsini arabasına koymuş getirmiş.
Minicik de bir tezgah hazırlamış kendine (izin vermişler)
bir köşede satıyordu.
Yeni mevsimlik çiçeklerimi bu amcadan almaya karar verdim.


Fesleğen çok ucuzdu.
Ben onu yemeklere de koyuyorum.
Bir de şu sarılardan aldım.
Sarı hüzünün rengi değil mi.
Bu günlere de çok uygun.

Posted in , |

Flor Mar Nude Dudes

Yeni sezonun ilk makyaj paletini aldım.


Flor Mar'ın Color Palette Eyeshadow
serisinin Nude Dudes paleti.
Kahve tonlarda.
Tam da içinde bulunduğumuz mevsime uygun renklerde.
En açıktan en koyuya dek uzanan 5 adet mat kahve tonda far.
Paletime uygun bir de fırçam var.
2'li fırçanın bir tarafı düz yassı fırça diğer tarafı ise dar far fırçası.
Paletin tek eksiği olan fırçaydı.
Elimdeki bu fırça tam da paletimle aynı boyda.
Yani Flor Mar çok güzel ,kullanışlı bir palet hazırlamış ama tek eksiği
içine ekleyebileceği böyle bir fırça.


Bu fırça yardımı ile mat tonlardaki bu paleti hem göz hem de kaş makyajımda 
rahatlıkla kullanabiliyorum.
En açık krem renkteki mat tonu kaş altını harika aydınlatıyor.
Kahve tonları ise kaş şekillendirmekte rahatlıkla kullanılabiliyor.
Ben genellikle en koyu olan kahve tonunu kullanıyorum.
Ama kaşlarınız çok koyu ton değilse içindeki kahve tonlarını da rahatlıkla
boşlukları doldurmakta kullanabilirsiniz.
Çok doğal duruyor.
Kullanışlı.
Üstelik pahalı markalarla yarışabilecek kadar da kaliteli.


Bu ara favorim Flor Mar paletim.
Çok az renk , bir göz kalemi ,
biçimli kaşlar ,güzelce kıvrılmış kirpikler ve bir maskara.
Zaman zaman çok kapalı ve yağmurlu olan günlerde gözlerime hafif bir anlam katmak 
benim için yeterli.

Posted in |

Kendine Başka Bir Yerde Rastlamanın Mutluluğu 3

Hayat pembe bulutlu hayaller için çok
gri,karanlık,sıkıcı,bunaltıcı ve ölümsek olsa da
yine de yaşamaya devam etmek için 
küçük yalan mutluluklar lazım.
Bazen görev neyse o görevden kaçan kimseler yüzünden belki...
Aman elim acımasın dedikçe el de kalmıyor kol da ,omuz da.
Ben sıradan insanım ,
pembe hayaller sunarım.
Kendimi kandırırım.
Her şey harika diye değil bu.
Yine de yazmazsam elimde güzel bir hayata dair hiçbir şeyim kalmayacak.
İyi ki sayfam var.
Ve iyi ki okuyorsunuz.
Bana büyük bir moral ve yaşam sevincisiniz.
Kimin okuduğunu bilmesem de.
Veya kimin paylaştığını.
:)
Geçenlerde fotoğraflarımın bazılarına Weheartit 'te rastladım.
http://weheartit.com/alisverisguncesi


Sevildiğime sevindim.

Yaz Gibi

Havalar soğumaya başladı artık.
Ama yine de arada güzel güneşli günler oluyor.
Sonbahar bize hem güneşli hem de yağmurlu günleri birlikte sunuyor.
Her ikisinin de tadını çıkarmak gerek.
Güneşli günler tabii en zevklisi.
Böyle günlerde giymek için yepyeni bir pantolonum var.


Mckenzy.
"Made in Turkey"
:)
Yerli ve pek de bilinmeyen markaları sevmeye başladım.
Bu pantolonu çok da ucuza aldım.
Tam bu mevsimde giymeye uygun.
Sentetik içerdiği için ısıtıyor.
Desenini de çok sevdim.


Bu pantolonu yağmursuz günlerde Converse'lerimle giyip
yürüyüşe çıkmayı çok seviyorum.
Bu gün de bu şekilde günün tadını çıkaracağım.
Sanki yazdan kalma bir gün gibi.
Kendimi yazın olduğu gibi bir dondurma ile şımartmak istiyorum.


Yaprakların sararmaya başladığını bilmesem ,
soğuğu ve yağmurları yaşamamış olsam 
güzel bir yaz günü olduğunu olduğunu iddia edebilirdim.
Bu günler tabiatın bize son hediyeleri.
Fırsat buldukça tadını çıkarmak lazım.

Posted in , |

Yeni Mutfak Gereçleri

Uzunca bir aradan sonra
yeniden Starbucks.
Bu biraz tükürdüğünü yalamak gibi oldu.
Gibi değil ,öyle oldu.
Kendime yepyeni bir fincan satın aldım.


Bir süredir sadece yerli malı tüketmeye çalıştığım için bu küçücük şeye
ödediğim para gözümde büyüdü büyüdü.
Neden burada para harcamak istemediğimi anımsamamı sağladı.
Yine de
fincanımı çok sevdim.
Küçücük.
Yeni sezonda yeni birkaç mutfak eşyasına ihtiyacım var.
Ufak tefek değişiklikler yapmak bana sanki zamanın ve her şeyin değişmekte olduğunu hatırlatıyor.
Bazen aniden yaşamak beni yoruyor.
Sıkıyor.
O zamanlarda küçük bir kız gibi oyuncağıma sarılma ihtiyacı duyuyorum.
Uzunca bir süredir sağlığıma dikkat etme zorunluluğu ile yaşıyorum.
Sürekli doktor kontrolünde.
En ufak ayrıntı bile atlanmamalı.
Yeni kurallar yeni sınırlamaları içeriyor.
İçeceklerimi de değiştirdik.
Artık hep aynı alışkanlıkları sürdürmeme izi yok.
Ben de bunlar yerine tat verecek otları demleyip süt ile
lezzetlendiriyorum.
Bunu daha keyifli hale getirmek için de Tchibo'dan bir süt köpürtücü aldım.


İki adet pil ile çalışıyor.
Arkasında bulunan açma kapama düğmesi sayesinde kolay bir kullanımı var.
Özellikle soğuk olarak karıştırılan sütü harika köpürtüyor.
Ilık sütü ise pamuk şekeri gibi kabartıyor.
Sıcak içecek tüketme keyfini daha da keyifli bir hale getiriyor.

Posted in |

Altıncı Günüm

Bu gün altıncı ve aynı zamanda sonuncu günüm.
Güne güzel bir duş yaparak başlayacağım.


Buranın havasından mıdır,suyundan mıdır yoksa Aussie'nin 
3 dakikalık mucizesinden midir bilinmez ilk kez bir tatilde saçlarım deniz ve güneşten
 hiç etkilenmedi.
Yumuşacıklar.
Sanırım saçlarım şehir suyunun aşırı klorundan olumsuz etkileniyormuş.
Bunu fark ettiğim iyi oldu.


Son günüm ya her şeyi ağırdan alıyorum.
Uzun uzun yıkandım.
Şimdi de uzun uzun kuruyacağım.


Mevsime uygun olarak kalınca kıyafetler seçtim.
Şimdi kahvaltı için hazırım.


Kahvaltı masamız özenle hazırlanıyor.
Her şey taze.
Meyveler dalından.
Ev yapımı reçeller,omlet,börekler...
hoş bir ortam,güzel bir muhabbet.
Biz konukların masadan kalkası gelmiyor.


Yola çıkmadan önceki zamanımı bisikletle civarı biraz daha turlayarak geçireceğim.
Bir kaç kare fotoğraf daha çekmek için.


İçime biraz daha oksijen çekip pedala bastım.
Kahvaltıyı yola çıkmadan yakacağım.
Ellerinize , emeklerinize sağlık.
Aklınıza ve cesaretinize sağlık.
Allah gücünüzü ve şansınızı daim kılsın.
Yardımcınız olsun.
Bir başka zaman yeniden görüşmek dileği ile...

Posted in |

Beşinci Günüm

Tatilin beşinci günü.
Dün insanlarla muhabbet ederken duyduklarım beni fazlası ile üzdü.
Dünyanın her yerinden insanlar
buraya sadece bakir hali ile hayran kalarak gelirken ...
hayranlıklarını anlatırken...
yerli halk son derece içten ve iyiyken...
olmayacak bir hayalin peşinde koşan zavallılara ne yapmak gerekir.
Hiç bir şey de söylenmiyor.
Her şey de söylenebilir.
Ancak karşınızdaki kişilerin anlamak için dinlemek gerektiğini bilmesi gerekir.
Bazı insanlara laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan zor.
Lafı uzatmayacağım.
(Çok canım sıkıldı.)
Bu gün belki hava yüzünden böyleyimdir.
Çook bulutlu.
Neyse efendim tüm bunları düşünmek için fotoğraf makinemi alıp
biraz yürümeye karar verdim.


Çok güzel eski binalar gördüm.
Bahçe içinde.
Eski kiliseler.
Küçük taş binalar ki tek kat ve tek gözler.
Her biri iddiasız ve yalındı.
Gösterişten uzak.
Aynı içinde yaşayanlar gibi.


Günümüze uygun haldeki binalar ise yine eski evler restore edilerek
bu güne uyarlanmıştı.
Her birinin ya bahçesi vardı ya da pencerelerini sarmış çiçekleri.
Hepsi tek katlı ya da en fazla iki katlıydı.
Uzun uzun yürüdüm.
Düşündüm.
Yürürken kayboldum.
Kimseden kötülük görmedim.
Herkes son derece içtendi.
Hayran olunacak bir güzel kız gibiydi.
Bakirliğini korumak istemelerine şaşmamak gerek.
Öylesine narin bir kız ki kimse zarar vermeyi aklının ucundan bile geçirmiyor.
Öyle bir yer burası.


Yürüdüm yürüdüm,ayaklarım beni sahile kadar getirdi.
Yürümek beni acıktırmış.
Sahil kenarında bir restoranda oturup güzel ve hafif bir yemek yedim.


Yemeğim de bulunduğum yer gibi.
Doğal, sağlıklı ve son derece güzel.

Posted in , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.