Archive for Mart 2017

Akıl İşi

Bulunduğum ortama çeki düzen vermekle ilgili aradığım
düzenleyiciyi ya da benzer başka bir şeyi bulamayınca 
mevcut imkanlarla 
kendim bir şeyler yapmaya karar verdim.
Bu gün hep ortada duran ve gereksiz bir karmaşa yaratan eşyalarımı
düzenlemek için çoklu bir askı sistemi hazırlayacağım.
Düzen bozucu eşyalar çantalarım.
Onların hepsini bir arada asabilmeyi istiyorum.
Bunun için her evde bulunabilecek bir malzemeden yararlanacağım.


Kurdele , iğne , iplik ve çıt çıt.


Kurdelemin uç kısmı da dahil olmak üzere bu şekilde katlayarak 
ayrı bölümler halimde biçimlendiriyorum.
Baş kısma çıtçıt dikmedim ama kalan her bölüme çıtçıt dikiyorum.
Bu kısımlar çantalarımı üzerlerine asacağım kısımlar olacak.
Ve baş kısım ise bir askı ile yerine sabitleyeceğim kısım olacak.
Bu şekilde aşağı kadar göz kararı mesafe bırakarak dikmeye devam ediyorum.


Çantalar çıt çıtlı bölümlere bu şekilde asıldı.
Ve bu deneme ile birden fazla çantayı taşıyabildiğini de görmüş oldum.


Yerine yerleştirdiğimde kurdele çok gergin oldu.
O yüzden dikişin çok sağlam olmasının önemini de anladım.
Ama bir kurdele ve birkaç çıtçıt sorunuma çözüm oldu.
Meğer aradığım çözüm elimin altındaymış da farkında değilmişim.
Bazen para ve ya sunulan pek çok farklı çeşidin varlığı  bile sorunların çözümü için yeterli olmuyor.
Gerçekte ihtiyacım olan şey o sunulan alternatifler arasında bulunmuyordu.
Bu kez sorunumu 5 kuruş bile harcamadan çözdüm.
Aferin bana.

Posted in |

Olmuyorsa Zorlamayacaksın

Hayatıma çeki düzen vermeye çalışıyorum.
Ama çabaladıkça maddi sebeplerden
 (ki bunu sadece para olarak algılamak yanlış olur.) 
bunu bir türlü başaramıyorum.
Bu durum beni sinirli yapıyor.
İstediğim hiç bir şey olmuyor.
Çalışıyorum bazen kendimi de aşacak kadar çok çok çalışıyorum ama olmuyor.
Bazen olmayan şeyin olmaması gerektiğini düşünüyorum.
Zorladıkça daha yorgun ve daha sinirli oluyorum ama yine de istediğim olmuyor.
Yani insan ne kadar istese çabalasa da bazı şeyleri aşamıyor.
İster kader diyelim ister sistem diyelim ister zamanın gereği diyelim.
Olmuyor.
Peki olmamasını kabul ediyorum.
Çünkü ne kadar zorlasam olmuyor.
Demek ki olmaması gerekiyor.
Bu durumda kendim için yapmam gerekenleri ancak planlıyorum ve olmamasını izliyorum.
Gün benim her istediğimi yapabilmem için yeterli bir zaman değil.
Evde olmak ve pişirdiğim yemeği bozulmadan yiyebilmek istiyorum.
Olmuyor.
Pişiriyorum ama yiyemeden bozuluyor.
Onun için evde yiyebildiğim tek öğün sadece sabah kahvaltısı.


Pişirdiğimde bozulmadan tüketebildiğim günün sağlıklı tek öğünü.
Tüm gün sağlıklı ve zamanında beslenebilmek istiyorum 
ama
olmuyor.


Spor ;
bu ara hep atlıyorum .
Yapmadıkça da sinirli oluyorum.
Olmadı mı olmuyor.
Spor giysileri her gün bir iyi niyet olarak hazırlanıyor ve 
giyemeden olduğu yerde kalıyor.
Bir telefon ve aksayan yeni konular derken bir bakmışım her şeyi atlanmış
güne acil başlama ihtiyacı belirmiş.


Hava ;
değişken.
Her gün takip ediyoruz.
Sıcak ,soğuk, çok soğuk, ılıman ,yağmurlu ,yağmursuz,sisli ,bulutlu...
tipik ilkbahar.
Sinir sistemimi bozan bir şey daha.
Şöyle azıcık normal bir hava olsa ,
olmuyor.


Makyajım ruh halimle uyumlu.
ya sarı ya da bu renkler.
Bu ara canlı renkler bende iyi durmuyor.
Olmuyor.


Gri ve kahve .
Bu ara canım çok sıkkınken içtiğim kahve tek kurtarıcım.
Kahvesiz olmuyor.
Bir tek de o oluyor zaten.
Kahve.

Posted in |

Silkinmek

Son zamanlarda yaptığım her işte yaşadığım aksaklıklar ve ertelemeler yüzünden 
tam bir sinir topu gibiyim.
Artık hiç bir şey yolunda gitmeyecek gibi bir duygu içerisindeyim.
Asıl önemli olan meseleler zamansızlık  ve maddi imkansızlıklar içinde 
beklemeye alınmışken ben 
angaryalar arasında ve sık sık baş gösteren aksilikler içinde sıkıştım kaldım.
Bir adım bile ilerleyemediğimi hissediyorum.
Sinirlerim harap bir vaziyette.
Ama her şey bir gün düzelecek yeter ki hayata dair umudumu yitirmeyeyim.
Bir gün bu içinde bulunduğum aksilikler kendi kendine yok olacak.
Nereden biliyorum ?
Eşyanın tabiatı gereği.
Pekala o halde  bu gün karanlık bulutları kovalamak için ve moral motivasyon sağlamak için 
kış mevsimi bitişini kutlar gibi bir bahar temizliği yapayım.
Evet bu ağır ve kasvetli havayı uzaklaştırmaya evden başlıyorum.
Tüm sıkıntı yaratan ıvır zıvırı atıp eskiler ve ufak yeniliklerle 
kendime temiz ve renkli bir ortam hazırlayacağım.


Baharı anımsatan yastıklarımı baş köşeye koydum.
İçeride renklerin grilerin ,bejlerin yerini alması gerek.
Hala soğuk etkisinde olsam da kendimi biraz kandırmak için bunu yapmalıyım.


Hala kalın ev giysileri giyiyorum.
Her yer tertemiz olduğunda bu patiklerle evde gezinmek beni rahat ve huzurlu hissettiriyor.
Temiz bir ortam gerçekten rahatlatıyor.


Kutuları açıp yeniden yerleştiriyorum.
Lazım olmayan ne varsa elden geçirilmeli ve atılmalı.
Ohh.


Kozmetikler organize edilmeli.
Çoğu azıcık kalmış olan ürünler yakında masadan ayrılacaklar.
Bu ara hep aynı ürünleri kullanıyorum.
Baharla beraber yenilenecek ne çok kozmetik birikmiş.
Bu durum da beni biraz rahatsız ediyor.
Diyelim ürün 50 ml ama çok severek kullanılmış içinde ancak 20 ml kalmış.
Keşke kapaklar açılıp küçük kutulara aktarılmaya uygun olsa.
Yer işgal ediyorlar.
Ama olsun sabır.
Az kaldı.
Bu arada hangilerini yeniden almak istediğime de karar vermiş olacağım.


Arada dinlenmek gerek.
Bu defteri yeni hazırladım ama açıkçası içten bir temizliğe de ihtiyacım olmasına rağmen 
henüz bu konuda da bir şey yapabilmiş değilim.
Bu konu da beni çok rahatsız ediyor.
Bu ara yaptığım hataları daha fazla görmeye başladım.
Ufak notlar alarak bunları hatırlayabilirim.
Mesela az su içtiğimi yerine sıcak içecekleri daha çok içtiğimi fark edince  
su içmeyi unutmamak adına miktarı ölçebilmek için termosumu yine ortaya çıkarttım.
Böylece günde ne kadar su içtiğimi kontrol edebileceğim.


Ve bahara hazırlanan bir evin olmazsa olmazı .
Taze çiçekler.
Epeydir çiçeğe para harcamak yerine paramı mutfak giderlerine harcamayı tercih ediyorum.
Ama bu kez de ortamı hemen değiştiren onlar oldu.


imdi gönül rahatlığı ile ayaklarımı uzatıp tertemiz ve mis gibi bir evin tadını çıkarabilirim.
Şöyle sıcacık bir bitki çayı ve tatlı bir atıştırmalık hayali ile.
Bu da yaptığım bir başka hata.
Bu ara çok acur cubur tükettim.
Hayatın bunaltıcı ve yorucu ve psikolojiyi bozucu etkisinden kaçınmak için.
Ama artık buraya kadar.
Hataları tekrarlamak sadece hataların çoğalmasına sebep oluyor o kadar.
Çözümse asıl yapmam gereken şey ne ise onu yapmak.
Denemediğim yol muhtemelen sorunlarıma son verecek olan doğru yol.
Bir günlük mutluluk gerçek mutluluk değil.
Ve beni de hiç iyi bir yere götürmüyor.
Çok geç olmadan silkinip toparlanmalıyım.
Bir daha bu an'a dönemeyeceğim ve bu an 
doğru olanı yapmaya mecburum.

Posted in , |

Hijyen İçin

Bu ara ruh halim içerisinde yaşamakta olduğum memleket gibi .
Bir öyle bir böyle.
Günden güne anlamadığım şekilde değişiyorum.
İhtiyaçlar ve alım gücündeki zorlanmalar.
Bazen gözümü kapatıp elimi cebime atıyorum ve sonra 
daha azı olabilir miydi diye düşünüyorum.
Ve bazen de uzun bir zamandır bekliyorum ve arzu ediyorum gözümü kapatıp alacağım diyorum.
Sonrası pişmanlık değil ama sıkıntı oluyor.
Kısa süreli bir mutluluk ve rahatlama.
Bu gün ihtiyaçlarımı karşılamak üzere alışverişe çıktım.
Kişisel hijyen ve bakımla ilgili bir alışveriş yaptım.


Makyaj temizleyicimi ,pamuğumu ,yüz yıkama jelimi ve gözenek temizleyici burun bandımı yeniledim.
Kendime bahar gibi cıvıl cıvıl bir de yeni yüz havlusu aldım.
Misafir havlusu da olabilir.


Yeni banyo malzemelerim duş jeli ve vücut spreyi bahar ve yaz boyunca 
en çok kullandığım parçalar.
Ambalajları da pek şıkmış.
Ben bir indirim fırsatı değerlendirdim.
Bu ara alışverişlerim hep indirim zamanlarına denk geliyor.
Basit ihtiyaçları bile ertelemeye çalıştığım bir dönemdeyim.
Ve gelecekte ekonomi konusunda derin endişelerim devam edecek.
Mevcut durum onu gösteriyor.

Posted in |

Ufak Yenilikler

Hem bahara hazırlanmak istediğim hem de imkanlar ve imkansızlıklar arasında
zaman kazanmaya çalıştığım bu arada da ufak ufak değişiklikler yapmaya çalıştığım bir ay bu ay.
Ve bu ara kafamı toparlayamadığımı cümlelerimden de anlayabilirsiniz.
Bahar ama esasen kış olan ay Marttır.
Bunun avantajları ve dezavantajları var.
Henüz bahar ama sıcak olmadığı için metabolizmayı kıştan çıkarmak ve hareketlendirmek gerekiyor.
Bu benim için böyle.
En kolay yöntemim yiyip içtiklerim içinden sağlıksız bulduklarımı
 daha sağlıklı bulduklarımla değiştirmek.


Bütün kış boyunca lezzetli kahveler içtim.
Şimdi ise sadece kahve benim için yeterli değil.
Kahve olmazsa olmaz bir içecek biliyorum ama çay da özellikle yeşil çay da metabolizmayı hızlandırmak için oldukça etkili bir içecek.
Çaykur'un taneli yeşil çayını aldım.
Bunu istediğim şekilde lezzetlendirerek mevsim geçişi için lezzetli alternatif içecekler hazırlamak 
ve bu süreci daha rahat şekilde atlatmak istiyorum.
Yeni minicik bir not defteri aldım.
Çantamda bir minicik not defteri olmasını faydalı buluyorum.
Hele aklımın karmakarışık olduğu zamanlarda illa ki yeni bir tane elimin altında olmalı.
Yine yeni mumlar aldım.
Bunlar marketlerde her yerde bulunabilen metal kaplı mumlar.
Her zaman her kap ile uyumlular.
Bazen aldığım çok yeni  mumları kullanmaya kıyamadığımda 
geçen süre boyunca eski tip kullan at mumları tercih ediyorum.
Yeni bir makyaj çantası aldım.
Kışın çok ağır ve çok karmaşık bir çanta ile gezip durdum.
Artık çantam daha hafif ve daha düzenli olsun istiyorum.


Kış bitti ve kışın bitmesi ile abur cuburları olabildiğince hayatımdan çıkarmak istiyorum.
Ama hala ara sıra şeker ihtiyacı duyuyorum.
Şekersiz şeker alternatifleri bazı zamanlarda biz bayanlara yardımcı
olabiliyor.
Bilirsiniz ayda bir kaç kez.
Yeniden Batiste kuru şampuan aldım.
Küçük boy benim için yeterli.
Her zaman kullanmıyorum ama saçımı yıkamaya fırsatım olmayan 
ama iyi görünmem de gereken o zamanlarda o günü kurtarıyor.
Saç yapım gereği bu durumu çok nadiren yaşasam da yine de elimin altında olması
faydalı oluyor.
H&M'den makyaj süngerleri aldım.
Bu süngerlerin artık çok farklı türleri var .
Küçüğü , büyüğü , yassı olanı , yandan kesik olanı...
Makyaj süngerlerim çok çabuk deforme olmuyor.
Elimde de henüz kullandığım ve deforme olmamış  ya da 
sağlıksız olduğuna dair bir belirti vermeyen bir süngerim var.
Bunları ne zaman açıp kullanırım bilmiyorum ama hem denemek
 hem de
yedeklemek istedim.
Yine H&M'den yüz temizleyici pedler aldım.
Silikon malzemeden oldukça yumuşak kıları olan yüz temizleme pedleri.
Bunları eski yüz temizleyici fırçam artık içime sinmemeye başladığı için aldım.
Bir çok yerde benzerleri olduğunu duymuştum ama ben ilk defa burada denk geldim.
Denemek istedim.
Umarım memnun kalırım.

Posted in |

Yeni Ürünler Yeni Tecrübeler

Yeni bir hafta ve bahar mevsimi.
Ben de dün mart başında aldığım ürünleri de kullanarak bir bakım günü yaptım.
Bu gün sizlerle ürünler hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
her bakım gününde ilk olarak elimdeki ürünleri kullanarak cildimi iyice temizliyorum.
Tonikliyorum ve bakım için hazır hale getiriyorum.
Her zaman aynı ürünlerle bakım yapmıyorum.
Genel olarak yağlanmaya eğilimli karma bir cilde sahibim.
Ama özellikle kışları cildim kaloriferli ortamlar ve soğuk hava şartları arasında iyice kuruyabiliyor.
Bazen kuru cildi nemlendirmek için nem maskeleri ve yağsız nemlendiriciler
kullanıyorum.
Elimde kullandığım ürünler olmasına rağmen bazen sadece meraktan 
yeni ürünleri de denemek istiyorum.
O yüzden dün nem maskesi olarak 
Garnier'nin karma ve yağlı ciltler için nem bombasını denedim.


Açıkçası cildime uygun bir maske seçmiş olduğumu düşünüyordum.
Ve karma ve yağlı ciltler için maske cildimde sivilcelenmeye sebep oldu.
Hem de hiç çıkarmadığım kadar büyük ve sızlayan sivilcelere.
Buna benzer bir deneyimi daha önceki yıllarda 
gece serumunda yaşamıştım.
Bir daha denemeyi hiç istemiyorum ama bir başka zamanda ürün içeriklerine göz atmayı düşünüyorum.
İçlerinde benim cildim için uygun olmayan bir madde olmalı ve cildim 
muhtemelen buna tepki veriyor.
Ama uygulama şeklimden bahsedeyim.
Aslında paket ardında yazan talimatları uyguladım.Temizlenmiş yüz üzerine beyaz kısmı uyguladım hatta maske yüzüme büyük geldi.
Ağız ve göz için olan kısımlar rahatsız edecek kadar ufaktı.
Maske göz çevresini de tam olarak sardığından aynı zamanda bir göz çevresi maskesi gibiydi de.
Yüz bölgesi ve burun kısmı tam olarak oturmadı.
Ona rağmen beklemem gereken 15 dakika süreyi bekledim.
Ancak bekleme süresinde kokusu beni çok rahatsız etti.
Baş ağrısı yaptı.
15 dakika sonra maskeyi yüzümden çıkardım ve kalan sıvı ile yüzüme nazikçe masaj yapıp
kurumasını bekledim.
Kuruduktan sonra cildimde yapış yapış bir his bıraktı.
Ama zaman içinde bu his azalarak yok olunca pamukla temizlenebilecek bir şey de kalmadı.
Geride gergin ve nemli bir cilt kaldı.
Cildimde istediğim nemli hissi elde ettiğimi düşündüğümden uygulama sonrası bir şey sürmeden 
geceyi tamamladım.
Sabah kalktığımda cildimde iki büyük kırmızı ağrılı sivilce vardı.
Denediğim ilk ürün hayal kırıklığıydı yüzümü iyice arındırdım ve sivilceli kısımlar üzerine yeniden 
Sakinleşmek için duşa girdim.
Saçlarımı yeni eşantiyon şampuanımla yıkadım.
Kiehl's Rice and Wheat Volumizing Shampoo 
ile.
Benim saçlarım için uygun bir şampuan değildi.
Çünkü ben kuru ,sert ve bir hayli hacimli saçlara sahibim.
Ancak bana bu ürün verildiği gün saçları çok da temiz değildi ve onları bir şekillendirici ile taratıp sıkıca toplatmıştım.
Kiehl's uzmanı saçlarımın her zaman bu şekilde görünmediğine ikna olmayarak bir denemem için bu 
şampuanı verdi ama uygulama beni haklı çıkardı.
Zaten hacimli olan saçlarım daha da hacimli olmadı.
Ama bu şampuanı ben değil yağlı saçları olan biri deneyerek yorumlamalı.
Benim için sadece bir şampuan.


Ama Hask'in Monoi saç maskesi sadece bir saç ürünü değil.
Eğer saçlarınız benim gibi çok çok kuru verilen tüm yağları içine çekip 
yine de yağlanmıyorsa belki bu krem maske size uyabilir.
Çünkü benim öyle saçlarım var ve bu maske de çok yoğun bir yapıya sahip.
Neredeyse bir muhallebi kıvamında.
Paketin sadece 1/4 kadarını kullandım.
Saçlarım belime dek uzun ve bu miktar benim için yeterli oldu.
Çok yoğun bir nem veriyor ve saçın dış yüzeyini kaplıyor onun için uygulama sonrası
 çok iyi  durulanması gerek.
Aksi halde kurutma sırasında rahatsız edici bir görüntü oluşmasına 
sebep olabilir.
Bu kadar yoğun olması sebebiyle her yıkamada değil de ara sıra
 bakım programımın bir parçası olarak kullanmaya karar verdim.


Duş sonrası sivilceli yüzümü unutmuş ve oldukça rahatlamıştım.
Yüzüme yeniden kurutacak arındırıcı bir maske uyguladım.
Göz çevreme Sephora'nın göz çevresi maskesini uyguladım.
Duş sonrası cildimde oluşan gerginlik hissini aldı ve rahatlattı.


Ardından göz çevreme 
Kiehl's Line Reducing Eye Brightning Concentrate
uyguladım.
Şu ana dek aydınlanma hissi değil ama kadifemsi bir his bıraktı 
ve 
bu hissi sevdim.
Ben ufak bir iğne ile poşeti deldim ve bitene dek kullanacağım.


En son yüzümde sivilce olmayan kısımlara yine 
Garnier 'in Moisture Match kremini korka korka sürdüm.
İğne ile delerek ve az miktarda uyguladım.
Bu da maske gibi sivilceli ciltler için bir krem.
Umarım yine aynı sonucu almam.
Bunun olup olmayacağını ise ancak yarın görebileceğim.

Posted in |

Mutsuz

Türkiye bir yerlere gidiyor.
Açıkçası etrafımdaki insanların endişeleri ve korkuları
 bende de var.
Ekonomi bir kişinin iki dudağı arasına teslim edilmeden önce
bir çılgınlık yapıp
 alışverişe ; evimin ihtiyaçlarını karşılamaya çıkacağım.
Bu aralar içimden hiç para harcamak gelmese de.


Hiç bir şey almamak olmaz.
Bazı şeyler ihtiyaç bazıları mutluluk kaynağı ve bazıları yeni deneyim.
Aynı buradaki gibi.


Hazırlandım.
Bir de yeni ürünlerle yüzüme ufacık renk de 
verdim mi
tamam.
Bu aralar canım çok sıkkın.
:(


İçimden yemek yemek bile gelmiyor.
Bu ruh halinden çıkmak için uzunca bir süredir ertelediğim 
bir alışverişi yapmaya ve hayatımdaki 
bir karmaşaya son vermeye karar verdim.
En azından aklımı hayatın korkunç gerçeklerinden biraz olsun uzaklaştırmayı deneyeceğim.



Bu gün Ikea'dayım.
İhtiyacıma ve keseme uygun bir şeyler arayacağım.
Bakalım bunu burada başarabilecek miyim?

Posted in |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.