Ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Boş Zaman

Bayramla beraber yaz da gelince hali ile bayram rehavetini 
üzerimden bir türlü atamadım.
Eve gelip evin tadını çıkarmayı hala çok seviyorum.
Üstelik de dışarıda bu kadar güzel bir gün varken.
Üstelik de cuma gecesi.
benim düşünce şeklim bir tuhaf sanırım.
Cuma gecesi benim için gerçek bir kısmi tembellik zamanı olan hafta sonuna hazırlanmak için 
evde geçirebileceğim saatlerin başlangıcı.
Çıkmak bana eziyet gibi geliyor.
Bütün hafta yorulmuşum ve cumartesi bir işim yoksa dinleneceğim gün olacak.
Hafta sonunun bir günü zaten ev işleri ile bitiyor.
Bir de hafta sonu çalışıp tamamlamam gereken işlerim oluyor.
Bu durumda yaşasın evde yarım güncük geçecek sorumsuz saatler.
Evde geçen sorumsuz saatlerime ilk olarak çiçeklerimin suyunu değiştirerek başlıyorum.


Artık pek aldığım günkü gibi değiller ama idare ediyorum.
Çiçekçi "dayanır" demişti de ihtimal vermemiştim.


Yeni mum hala yeni.
Evet kıyamadım itiraf ediyorum ama bu gün kullanmaya başlayacağım.


Şu hafta sonu tamamlanacak işlere başlasam çok iyi olur.
Vakit nakittir.


Ki sonra bana olan biteni kavratacak ya da yeniden hatırlatacak 
kitaplarıma yeniden bir göz atabileyim.
Yugoslavya'ya , Mısır'a  , Libya'ya ,Irak'a ne zaman 
emperyalist destekli 
bir eylem uygulansa her zaman emperyalist ülkeler
 bir slogan bulup ona sponsor olmuşlar.
Barış ,adalet ,hürriyet ,demokrasi.
Ve nedense ucu amerikan derin devletine ve siyonist para babalarının uşaklarına dek dayanmış.
Sponsorlar önemli.
Bu ara Türkiye'de de doğru bir amaç için yanlış bir yöntem tercih ediliyor ya.
Bir taraf kaşıyor öbür taraf kaşıntım var diyor.
Negatif etkiyi de pozitif etkiyi de yaptıran aynı el.
Aynı amerikadaki sistem gibi.
Kendi ülkeleri için halka iki seçenek ,
iki kanat sunuyorlar ya.
Ve iki kanat da seçim öncesi ne derlerse desinler sonuçta amerikalıları da yiyen 
derin amerika tarafından yönetiliyorlar.
O yüzden küresel sponsorlara itibar etmemekte fayda var.
(Yani itibarlı sıradan insanlar için söylüyorum.
Bol paralı itibar sahiplerinden bahsetmiyorum.)
Görünen gerçek bambaşka çıkabilir.
O yüzden bölünmüş ,ayaklanmış ,kışkırtılmış ,
dünyaya yanlış anlatılmış ülkelerin 
tarihlerine yeniden bir göz atıp dersler çıkarıyorum.
Artık sesini dünyaya duyurmak isteyenlerin kimi kast ettiğini 
yaşamış tecrübelere bakıp yeniden değerlendiriyorum.
Yani cuma gecemi beynime yatırım yaparak değerlendiriyorum.
Sizler de yapın .
Faydalı.

Posted in , |

Bayram Olsun

Yarın şeker bayramının 1. günü.
Herkesin tatil planlarını çok önceden yapıp izinlerini ayarlayıp şehirden kaçma zamanı.
Ve ben yine şehirdeyim.
Geleneksel bayramları seviyorum.
Ziyaretlerimi yapmayı , misafir için hazırlanmayı, 
ev ile ilgilenmeyi.
Bu gün benim için bayram öncesi tatil günü.
Zamanımın bir kısmını dışarıda geçirerek ev için ufak bir alışveriş yaptım.


Kendime evin atmosferini hızlıca değiştirecek bir şeyler aldım.
İlk alışveriş parçam taze çiçekler.


Bu kararsız yaz mevsiminde sanki yaz mevsimini sanki doyasıya yaşamışız gibi 
hissettiren şey taze çiçekler.
Bu sene ne doğru dürüst bahar oldu ne de şimdiye dek yaz geldi.
Havaların anı anını tutmuyor.
Havalar pek tatsız, keyifsiz.
Çiçekler de öyle biraz.
Karanfiller karanfil olmasını gerektiren özelliğinden yoksun.
O mis kokusu yok.


Hoş kokular için durağım Atelier Rebul.
Tabiatta aradığımı bulamayınca kimya imdadıma yetişiyor.


Evin hoş kokusunu mumlarla sağlıyorum.
Özellikle de böyle özel günlerde.
Bazı çok sevdiğim kokular var.
Bana çocukluğumun kalabalık akraba ortamını hatırlatan.
Bu kokular beni ivedilikle çocukluğumun bayramlarına taşıyor.


Sadece Rebul'da değil English Home'da da benzer kokuları buluyorum.
Konuklar için kolonya olmazsa olmaz.
Ayrıca hediye götürmek için de bir kaç tane aldım.
Hafif parfümlü hoş kokular bunlar.
Biliyorsunuz beyin kokuları beynin bir yerinde anılarla birleştiriyor.
Bunun sebebi de beyin çıkıntısı ile koku alma soğanı olarak adlandırılan bölgenin yan yana olmasıydı sanırım.
Her şeyin bilimsel bir açıklaması olası harika.
Beyin olmasa hiç bir şey olamayacakmış.
Yaratan onu oraya boşuna koymamışken bizlere akıl etmez misiniz diye söylerken biz aklı bıraktık basit konular arasında debelenip kendimizi boğuyoruz.
Çok zeki milletiz hakikaten.
:)
Neyse efendim ben de toplumun geneli gibi aklı mantığı 
her şeyi rafa kaldırıyorum ve bayrama hazırlanıyorum.
Ama akıl olmadan olmuyor.
Şimdi aklımı da alıp ,
 mutfağa girip bayramın birinci günü için az malzeme ile 
bir koca sofra hazırlamak için çalışacağım.
Şöyle baharatı bol yemekler hazırlayacağım.
Ben de bayramda ziyaretlerini yapacak konukların hafızalarında kalmak istiyorum.
Kokular bahane.
Konuklarım beni hatırlasın.

Posted in |

Günün Anlam Ve Önemi

Hayata olana bitene bakıyorum da 
halkın basit ve sırada yaşamında ufak tefek
günlük değişmeler ilerlemeler oluyorsa
bir tek Türkiye de o kadarcık ilerleme oluyor.
Gerisi eski tas eski hamam.
Bende de durum ufacık tefecik ilerleyişlerle sürüyor.
(Önemli günlerin anlamı ve önemi ise
malesef kişiden kişiye farklı olabiliyor.)
19 mayıs ve tatil.
Heeyyy.
Bayramımızı kutlamak için coşku içindeyim.
Kulağımız da ağrısa, boynumuz da tutulsa , minisküs de olsak ,
kasımız da yırtılsa , alçımız da olsa...
bugün meydanlar Atatürk ile dolacak.
Ama ben bu tatil günüme öncelikle etrafı toplayarak başlamalıyım.
Evde bulunduğum bu günde ilk işim eve biraz çeki düzen vermek.


Ortada dağınık duran ne varsa yerlerine yerleştirmeliyim.
Bu sene evi organize edebileceğim bazı eşyaları hazırladım ve çok işime yarıyorlar.
Mesela bu raf.
Gözlüklerimi koyuyorum buna .
Hem gözümün önünde duruyorlar hem de düzenliler.
Lazım olanı olmayanı aramadan rahatlıkla yerinde bulabiliyorum.
Bunun için işi bitenleri yerlerine yerleştirmeliyim.


Çantalarımı düzenlemek için hazırladığım malzeme de temelde aynı işlevi görüyor.
Her şey bir arada ve düzenli duruyor.
Açıkta gözümün önünde ve rahatlıkla seçebiliyorum.
Fazla yer de kaplamıyorlar.


Minik sandığımın amacı da bu.
Ortada ve dağınık duran malzemelerim artık sandığın içinde düzenli ve temiz şekilde korunabiliyor.
Ayrıca bütün bunlar kendi el emeğim olduğu için ihtiyaçlarıma da 
tam olarak cevap veriyorlar.


Emek verdiğim her şey benim için paranın satın alabildiği her şeyden çok daha kıymetli.
Taktir edersiniz ki para ile hava atma tarzım yok.
İnsan sahip olmadığı şeyle hava atabilir mi?
Ancak kalitenin para ile hiç bir ilgisi olmadığını da biliyorum.
İyi şeyler büyük paralarla inşa edilmek zorunda değil.
Eldeki imkanlar , çok çalışmak ,azim ve kararlılık beni hedefe götürüyor.
Ve tabii ki kendime okulların verdiğinden fazlasını vermek için kendimi eğitmekten asla vazgeçmiyorum.
Asla bir şeyin olması için çok geç değil.
Ve asla siz de "bunu ben mi yapacağım" demeyin.
Yapın.
Geç değil.
Deneyin.
İmkansızlıklarınız kaderiniz olmasın.
Sizden çalınmaya çalışılan ne varsa geri alın.
Atatürk'e bakın.
Çok zengin miydi?
Varlık içinde mi yüzüyordu ?
Çökmüş osmanlı içindeki yoksul Türk Halkına bakın.
Onu Türk milleti haline getiren şey neydi?
Cesaret ,Yüreklilik , Kararlılık , Azim , İman , Dürüstlük.
Yoktan var etmek de var ,var olanı yok etmek de.
Önemli olan ne yapmak istediğine karar vermek.
Tarih sizi bir kenara nasılsanız öylece not edecektir .


Bu gün kendi varlığıma not düşüyorum.
Bayrağımın birini evime astım.
Diğerini alıp çıkıyorum.
"Bağımsızlık karakterimdir." diyen 
bu büyük önderi takip ediyorum.
Bu gün ve her gün.
Cesaretle , yüreklilikle , kararlılıkla , 
azim , iman ve dürüstlükle.
Atalarımın yaptığı gibi onların yolunu izleyerek.

Posted in , |

Silkinmek

Son zamanlarda yaptığım her işte yaşadığım aksaklıklar ve ertelemeler yüzünden 
tam bir sinir topu gibiyim.
Artık hiç bir şey yolunda gitmeyecek gibi bir duygu içerisindeyim.
Asıl önemli olan meseleler zamansızlık  ve maddi imkansızlıklar içinde 
beklemeye alınmışken ben 
angaryalar arasında ve sık sık baş gösteren aksilikler içinde sıkıştım kaldım.
Bir adım bile ilerleyemediğimi hissediyorum.
Sinirlerim harap bir vaziyette.
Ama her şey bir gün düzelecek yeter ki hayata dair umudumu yitirmeyeyim.
Bir gün bu içinde bulunduğum aksilikler kendi kendine yok olacak.
Nereden biliyorum ?
Eşyanın tabiatı gereği.
Pekala o halde  bu gün karanlık bulutları kovalamak için ve moral motivasyon sağlamak için 
kış mevsimi bitişini kutlar gibi bir bahar temizliği yapayım.
Evet bu ağır ve kasvetli havayı uzaklaştırmaya evden başlıyorum.
Tüm sıkıntı yaratan ıvır zıvırı atıp eskiler ve ufak yeniliklerle 
kendime temiz ve renkli bir ortam hazırlayacağım.


Baharı anımsatan yastıklarımı baş köşeye koydum.
İçeride renklerin grilerin ,bejlerin yerini alması gerek.
Hala soğuk etkisinde olsam da kendimi biraz kandırmak için bunu yapmalıyım.


Hala kalın ev giysileri giyiyorum.
Her yer tertemiz olduğunda bu patiklerle evde gezinmek beni rahat ve huzurlu hissettiriyor.
Temiz bir ortam gerçekten rahatlatıyor.


Kutuları açıp yeniden yerleştiriyorum.
Lazım olmayan ne varsa elden geçirilmeli ve atılmalı.
Ohh.


Kozmetikler organize edilmeli.
Çoğu azıcık kalmış olan ürünler yakında masadan ayrılacaklar.
Bu ara hep aynı ürünleri kullanıyorum.
Baharla beraber yenilenecek ne çok kozmetik birikmiş.
Bu durum da beni biraz rahatsız ediyor.
Diyelim ürün 50 ml ama çok severek kullanılmış içinde ancak 20 ml kalmış.
Keşke kapaklar açılıp küçük kutulara aktarılmaya uygun olsa.
Yer işgal ediyorlar.
Ama olsun sabır.
Az kaldı.
Bu arada hangilerini yeniden almak istediğime de karar vermiş olacağım.


Arada dinlenmek gerek.
Bu defteri yeni hazırladım ama açıkçası içten bir temizliğe de ihtiyacım olmasına rağmen 
henüz bu konuda da bir şey yapabilmiş değilim.
Bu konu da beni çok rahatsız ediyor.
Bu ara yaptığım hataları daha fazla görmeye başladım.
Ufak notlar alarak bunları hatırlayabilirim.
Mesela az su içtiğimi yerine sıcak içecekleri daha çok içtiğimi fark edince  
su içmeyi unutmamak adına miktarı ölçebilmek için termosumu yine ortaya çıkarttım.
Böylece günde ne kadar su içtiğimi kontrol edebileceğim.


Ve bahara hazırlanan bir evin olmazsa olmazı .
Taze çiçekler.
Epeydir çiçeğe para harcamak yerine paramı mutfak giderlerine harcamayı tercih ediyorum.
Ama bu kez de ortamı hemen değiştiren onlar oldu.


imdi gönül rahatlığı ile ayaklarımı uzatıp tertemiz ve mis gibi bir evin tadını çıkarabilirim.
Şöyle sıcacık bir bitki çayı ve tatlı bir atıştırmalık hayali ile.
Bu da yaptığım bir başka hata.
Bu ara çok acur cubur tükettim.
Hayatın bunaltıcı ve yorucu ve psikolojiyi bozucu etkisinden kaçınmak için.
Ama artık buraya kadar.
Hataları tekrarlamak sadece hataların çoğalmasına sebep oluyor o kadar.
Çözümse asıl yapmam gereken şey ne ise onu yapmak.
Denemediğim yol muhtemelen sorunlarıma son verecek olan doğru yol.
Bir günlük mutluluk gerçek mutluluk değil.
Ve beni de hiç iyi bir yere götürmüyor.
Çok geç olmadan silkinip toparlanmalıyım.
Bir daha bu an'a dönemeyeceğim ve bu an 
doğru olanı yapmaya mecburum.

Posted in , |

Karmaşa

Bazen hayatta can sıkıcı şeyler oluyor .
Küçük bir hata bazen dönülemez bir duruma sebep olabiliyor.
İş işten geçtikten sonra ne kadar hayıflansak da boşuna.
Uzunca bir süredir artık kontrol edemediğim bazı durumlar yüzünden doğru düşünemediğimi 
hissediyorum.
Ve basit ama hayati hatalara sebep olabiliyorum.
Kafam pek çok şey ile ilgili ve darmadağın.
Artık her şeyi unutuyor ya da kendi haline bırakıyorum.
Belki de bazen aniden sabrım bitiyor.
Bu hafta sonu kendime biraz zaman ayırıp hayatıma biraz çeki düzen vermeye ihtiyacım var.


Güne hızlı bir kahvaltı ile başlıyorum.
Yumurta ve sert bir kahve.


Yapmayı sürekli ertelediğim evi kolileme işime başlıyorum.
Bu geniş kapsamlı bir eleme ,gruplama ve yerleştirme işinin ilk aşaması.
Kocama kolilerim var.
Hani şu taşıma şirketlerinin kullandıklarından.
Bu gün vaktimin çoğunu bu iş alacak.


Arta sıra ufak molalar verip devam edeceğim.
Dinlenmek için en güzel şey bir bardak sıcak içecek.


Gün bitiminde yorgunum.
Ama bunca şeyi nasıl tekrar eleyip yerleştireceğime karar vermek için nette 
geniş çaplı bir araştırma yapıyorum.
En ekonomik ,en kullanışlı ve işlevsel.
Bir de elediklerimi nasıl değerlendireceğim.
Ya da ne yapacağım.
Düşünecek ve programlayacak çok şey var.
Yaptıkça beynimi daha az işgal edecek.
Bunu yapmalıyım ve yapıyorum.
Hadi bana kolay gelsin.

Posted in , |

Başladık

2016 yılı çok kötü bir yıldı.
2017 için umutlarım değil korkularım var.
Kendi hayatım içinse ekonomik endişelerim var.
Her şey her geçen gün daha iyiye gitmiyor.
Ama çıkmadık canda umut vardır.
2017 de akıllı olmakta harcamalarda daha seçici ve akıllı olmakta fayda görüyorum.
Yerli ürünler seçmek herhalde imkansız.
Gübreyi ,tohumu dışarıdan alırken yediğimiz içtiğimiz bile 
bize ait değilken 
gerçekten zor.
Bu teslim alınmış halden kurtulabilecek miyiz.
Ülkemin gidişinden , bile istene sürüklenen durumlardan ,
yaşanmış olayların tekrarında 
korkuyorum.
Türkiye'nin diğer işgal coğrafyalarına dönüştürülmeye çalışılmasından ,buna zemin hazırlayan bir sistemin getirilmeye çalışılmasından da.
Vatandaş olarak derin endişelerim var.
Rahatlık dönemi bitti.
Endişe edilecek bir zaman dilimi geliyor sanki.
Öyle hissediyorum.
Sizlerin içi rahat ve her şey tıkırında mı?
_

Yılbaşı havasından çok hızlı çıktım.
Halbuki büyülü çocuksu hayallerin içinde yuvarlanacaktım.
Bu kez olmadı.
O havaya zorla da olsa girebilmem gerek.


Çocuksu hayallere geri dönüp yılbaşı havasına yeniden 
girebilmenin yolu
yılbaşı konulu bir çizgi film izlemek olabilir.
Charlie Brown en sevdiklerimden biri.


Hediyelerimi verdim ve pek çok hediye aldım.
Bu ay da hediyelerimi zamana yayarak açmak istiyorum.
Hediyelerimi açmayı tamamlayana kadar ağacım da baş köşede dursun.
Bu sene de diğer yıllarda olduğu gibi ağacımdan çok hoşnutum.


2017 yılının ilk favori içeceği yeniden sahlep.
Dışarısı buz gibi ve bir bardak sahlep beni keyiflendiren de bir içecek ayrıca.
Filmimi izlerken bir yandan da bir kaç tane hediye açmak istiyorum.
Nereden başlasam acaba.
Ya şundadır ya bunda...


Bu sene açtığım ilk hediye paketinin içinden şamdan çıktı.
Tam yılbaşına uygun , hoş dekoratif bir parça.
Çok sevdim.


En uygun zamanda bir mum alıp kullanmaya başlayacağım.
Yılbaşı gecesi beni yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ederim.
Benim için anlamınız çok büyük.
Yeter ki birbirimize saygımızdan sevgimizden bir şey kaybetmeyelim.
Çok zor bir yılı atlattık.
Umarım bu yıl geçtiğimiz seneyi aratmaz , 
2017 herkes için hayırlı geçer.

Posted in , |

2016'nın Sonu

Yılın son günü.
Nasıl başlarsa öyle devam edermiş.
Umarım iyi haberlerle başlar ve öyle devam eder.
Artık hava iyiden iyiye kış.
Soğuk kendini fazlasıyla hissettiriyor.
Yılbaşı gecesine hazırlanırken evde kendimle ilgilenecek zamanı bulduğum için şanslıyım.
Saçıma  ,makyajıma ,giyimime kuşamıma zaman ayırabileceğim .
Yaşasın.


Geceye hazırlık olarak ilk yaptığım güzel sıcak bir banyo yapıp kalın giysiler giymek.
Akşama daha vakit var 
ve 
kızsal meselelerle ilgilenip zaman harcarken üşütmeyi hiç istemiyorum.


Isınmaya yardımı olan bir fincan kahvemi içerken ufak detaylarla da ilgilenmeliyim.
Konuklarım geldiğinde sunacağım ufak atıştırmalıklar hazır olmalı ,
her yer pırıl pırıl olmalı.
Yılbaşının ruh haline hemen girmeliler.


Ben de girmeliyim .
Ağacımın ışıklarını açtım.
Bir yandan fön çekip bir yandan yılbaşı şarkıları dinliyorum.


Haber yayınlarını dinlemiyorum.
İnatla hayatla ilgilenmiyorum.
Dikkatimi sadece şu anda ve burada olan konuya çeviriyorum.
Gösterişli bir deve kuşu edası ile ojemi sürüyorum.
Yılbaşı için ışıltılı bir şeyler yapmaya çalışıyorum.


Nasıl olmuş?
Olmuş mu?


Makyajımı nasıl yapacağıma karar vermek çok kolay oldu.
Bu sene boyunca elim en çok Up In Smoke paletime gitti.
Biliyorum çok popüler ve ünlü paletler var.
Ama ben palet koleksiyoncusu değilim ki.
Elimdekileri severek kullanmayı ve bitirmeyi tercih ediyorum.
Ve bu paletin içindeki her bir parçayı çok kullanışlı buluyorum.
Sadece rujumu daha yeni ve daha kalıcı olan Aquarouge ile değiştireceğim.


Giyindim ve hazırım.
Bu sene bir süre birlikte evde zaman geçireceğim konuklarımın konukları olacağım.
Hep birlikte dışarıda zaman geçireceğiz.
Eğleneceğimiz yere arabalarla gideceğiz.
Dışarısı ne kadar soğuk bilmiyorum.


Madem evde fazla kalmayacağız hediyelerimi 
erkenden vermemde bir sakınca yoktur sanırım.
Ben öyle istesem de
en doğrusu başıma buyruk değil de grupla uyumlu hareket etmem olur.
Şimdi beklemedeyim.
Umarım yılbaşı gecesi herkes için iyi ve faydalı işlerle ilgilenilen bir gece olarak geçer.
Yıla iyi bir insan olarak başlamak 
bir insanın kendisine verebileceği en güzel hediye olabilir.
İyi yanınızı sevin.
İyi yıllar.

Posted in , , , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.