Archive for Temmuz 2013

İftar Ve Sahur

Ufff.
Havalar ne sıcak bu aralar böyle.
Sıcağı çok severim ama ramazanda sıcaklar gerçekten çok zorluyor.
Bir de bütün gün dışarıda güneş altında olmak...
Bu aralar ciddi bir sağlık problemi yaşadım.
Gittim geldim o derece.
İftara 30 dakika kala dünyam karardı.
Halbuki ben uzmanları dinliyorum.
Artık anne sözü de dinliyorum.
Daha geçenlerde doktorumla da görüştüm.
Ölüm pahasına ibadet olmazmış.
"Peki daha çok dikkat etsem olmaz mı?" dedim.
"Sen bilirsin,hayat senin hayatın." dedi.
Şimdi düşünüyorum.
Hayat benim hayatım.
Peki nerede hata yaptım.
Uzmanlar uzun oruç süresi sonunda mideye çok yüklenmemek gerek diyor.
Hem su içerdiğinden hem de şeker barındırdığından karpuz
tavsiye ediyorlar.


Ben de sudan sonra karpuzu tercih ediyorum genelde.
Hem de ne yemek.
Kabukları yaprak gibi kalıyor.
Sonra bir ara verip dinleniyorum.
Nedense kendimi çok yorgun hissediyorum bu ara.
Koltukta sızı veriyorum.
Sonra uyanabilirsem  kendime bir çay koyuyorum.
Çayımı içerken yemeğimi hazırlıyorum.
Bu genelde bir sandviç oluyor.
Ramazan pidesine bayılıyorum.
Ya da ekmeğin her çeşidi.
Artık evde ne varsa.
Özelde ise tabakta bir yemek.
Protein,vitamin karbonhidrat dengesini kurmaya çalışıyorum kendimce.


Sonrası ise bol sıvı tüketimi ile sürüyor.
İtiraf ediyorum aralarda bir kaç şeker yediğim de oluyor. 
Sahurda ise ya bir yumurta ya da beni uzun süre tok tutacak büyük bir sandviç 
tercih ediyorum.


Evet durum genellikle böyle.
Ama bazen de yorgunluktan iftar için kalkamadığım da oluyor.
Böyle zamanlarda tüm gün ana öğünden yoksun geçiyor.
Bazen de bu miktardan daha az ya da fazla tükettiğim de oluyor.
Sanırım dengemi ve düzenimi biraz bozmuşum.
Ama ramazan bu.
Ve çoook sıcak.
Ufff.

Posted in , , |

Mac'e Uğrayıp Park'a Yayılmak

Hazır yaz gelmişken parklara yayılmalı.
Ağaçlık serin bir yer bulursanız (!) kaçırmayın derim.
Bu sıcaklarda bir ağaç altının mutluluğu bambaşka bir şey.
Parkların varlığını seviyorum.
Ağaçların hışırdamasını,serin serin rüzgar getirmesini,gölge yapmasını.
Bir an başımı çevirdiğimde güvercinlerin minik havuzlarda
bitlendiğini görmeyi,kedi köpeğin gölgede uyuklamasını,bebeğini gezdiren 
bir annenin durup soluklanıp bebeğine su vermesini izlemeyi,
yaşlı çiftlerin kol kola yürümekten yorulup dinlenecek bir aramasını...
vs,vs...
Alışveriş merkezlerinin klimalı ortamlarından daha keyifli olduğunu söyleyebilirim.
Alışveriş içinse Avm'lerden uzak dükkanlar tercih edilebilir.
Ancak alışkanlıklarımızı bir anda bırakmamız da çok zor.
Bu yüzden uzun bir aradan sonra kendimi yeniden Mac'e attım.
Dayanamadım.


Bu allık benim vazgeçilmezim.
Yaz kış kullanıyorum.
Almamak gibi bir ihtimalim yoktu.
Ve tabii Avm dışında bir Mac bulmuşken birkaç ürün daha seçtim.


Daha önceden aldığım Mac rujuma uygun bir kalem arıyordum.
Magenta tam da rujumun rengine uygun.


Bu renkli dudak koruyucuyu ise yaz ve kış kullanışlı buldum.
Devamı olan bir seri değildi o yüzden kaçırmak istemedim.


Günün sonunda bulunduğum parkın dondurmasını almış yeni cicilerinin
resimlerini çeken kişisi bendim.
 Hayvanlarla oyalandım biraz, sevip,su bıraktım onlara.
Hava çok sıcak ve burası yaz ortasında bir vaha gibi geldi bana.

Posted in , , |

Evde Manikür

Bu gün kendi manikürümü yapmayı deneyeceğim
Elimde kendi işimi kendim görebilecek kadar manikür malzemesi var.
Bunun için dışarıda para harcamaya gerek var mı gerçekten.
Elimde gerekli her şey var.
Tırnak makası,törpü,pamuk,aseton,...


ve tırnak etlerini yumuşatmakta ve tırnakları güçlendirmekte kullandığım ürünler...
Kıştan beri aralıklı olarak Rimmel'in
Cuticle Pro
Get Back
Hydrating & Nourishing Lotion'ını kullanıyorum.
İçindeki Aloe Vera ve E Vitamini ile tırnak etlerini yumuşatıp geri itmeyi kolaylaştırıyor.
Kremsi bir yapısı var.
Rimmel'in tırnak ürünlerini beğenerek kullanıyorum.
Buna destek olarak uzun bir süredir severek kullandığım 
diğer bir ürünse Lush'ın
Lemony Flutter'ı.


Sertleşmiş etler için çok çok iyi bir krem.
Sanırım tanıdığım herkese bu kremi tavsiye ettim.
Tırnak etlerinizi aldırıyorsanız ya da tırnak etleriniz aşırı kuruyorsa
bu kremi az miktarda sadece kuru yüzeyler üzerinde kullanın.
Bu bir el kremi değil.
Herhangi bir el kremi gibi algılayıp bol bol uygulayan bir arkadaşım
zor kuruduğundan,cıvık cıvık olduğundan yakındı.
Ama bu sadece sert yüzeyleri tedavi eden bir krem.
Zaten  kutu uzerine kullanım alanları belirtiliyor.
Pek çok bitkisel yağın karışımı ile hazırlanmış.
Shea yağı,Lanolin,Soya yağı,Avokado yağı,Keten Tohumu yağı,Mango yağı,
Palmiye Çekirdeği yağı,Hint yağı,Buğday Tohumu yağı,
Limon yağı,Lavanta yağı,Papatya yağı,Gardenya Özü,....vs.
mevcut.
Ayrıca nasırlı yüzeyler üzerinde de düzenli kullanıldığında çok etkili.
Limon yaprağı ya da limon kabuğu gibi baskın bir kokusu var.
Her zaman kullandığım bir krem olduğundan
bu gün de kullanacağım.
Ve bu gün Essie'nin yeni ojelerinden 
birinin açılışını da yaptım.


Güle güle kullanayayım.
Güzelmiş.

Posted in , |

Artık Kutu Almak Yok

Bundan bir süre önce H&M'in mağaza dergilerinin birinde gardırobunuzu sevin  başlıklı bir yazıyı okumuş ve alışveriş yapmak konusunda çekimser davranmaya karar vermiştim.
Daha fazla giysi almama gerek yok.
Kumaş kalitesi gittikçe düşüyor.
Daha fazla sentetik ve daha az pamuk veya yün kullanılıyor.
Eski yıllara göre daha az.
Bu yüzden gardırobumu sevmeye karar verdim.
O günden beri  bu güne dek ne çok alışveriş yaptığımı düşündüm.
Ve aldığım şeyleri organize etmekle uğraşırken ne çok anlamsız para harcadığımı.
Dolap içi organize etmek için kutuların,hediye ambalajlarının bile para ile satıldığını ve 
tatlının cazibesine kapılmış sinekler gibi
bunlara nasıl yöneldiğimi.
Bu güne dek yaptığım saçmalığın farkına vardım.
Biraz kağıt,biraz karton,bir makas ve yapıştırıcı ile bunu ben de yapabilirim.
Evde ne kadar döküntü malzeme varsa çıkardım ortaya.
Ve kendi ayakkabı kutularımı yapmaya başladım.


Önce işime yarayabilecek bir şablon çıkarttım.
Sonrada istediğim kağıda yapıştırdım.Kestim,katladım ve yapıştırdım.
Son derece lüks,şık ve ya fabrikasyon bir sonuç olmadı.
Ama olsun.
Boşa harcama yapmamış oldum.


Eğer beyazla kaplasaydım,orta yerinden delikler açıp etiket yeri ekleseydim 
sanırım İkea'nın kutuları gibi olacaktı.
Ama bunu ayakkabı kutusu olarak yaptım.
Çünkü birkaç ay önce aldığım ayakkabılarımı kirlenmeden kaldırmak istiyorum.
Sanırım bu yaz onları hiç giyemeyeceğim.


Bu yaz giyinip,kuşanıp,süslenip eğlenme yazı değilmiş.
"Eğlenmeyin,dinlenmeyin!" yazıymış.
Olsun ; bunu bilemezdim ki...

Posted in , , |

Essie & Rimmel Stronger

Bahar mevsiminin kendini yaza bıraktığı bu günlerde ışık artık 
içimi ısıtacak diye hayal ederken oturduğum binanın bakım çalışmaları başladı.
Pencereleri kapatıp perdeleri çekip oksijene ve güneş ışığına 
hasret olduğum yeni bir zaman dilimi başladı benim için.
Çok sıkıcı bir durum.
Tüm kış boyunca belediye işlerinden bunalmış ve bunu her fırsatta 
dile getiren biri olarak bu durumun yazın da benzer şekilde devam edeceğini bilmek çok sıkıcı.
Evim küçücük kutu gibiydi.
Artık kapkara ve oksijensiz bir kutu oldu.
Tabuttan farkı yok.
Neyse renk ve ışığa olan hasretimi evden çıktıkça gideriyorum.
Tamam ;Avm'lere gitmiyorum artık ama bir bayanın alış verişten vazgeçmesi gerçekten zor.
Erkelerin araba hayali kurmaktan vazgeçmeleri gibi bir şey.
Çok bunalınca aynı bu gün gibi ufak tefek yeni bir şeyler alarak rahatlamaya çalışıyorum.


Essie'nin ojeleri ile kuaförümde karşılaştım.
Ve renklerine bayıldım.
Piyasaya girdiğinde reklamlarını dergilerde görmüştüm.
Ama gidip almak konusunda emin değildim.
"Çok güzel renkleri var ama yapısı nasıldır acaba" diyordum kendi kendime.
Sonuçta denemediğim  ve ya beğenmeyeceğim bir şeye para vermek istemem.
Ama kuaförümde denedim.
Tam bana göre.
Bayıldım.
Yapısı son derece örtücü.
İlk denemede sürümü biraz zor geliyor.
Sanki çizgi çizgi izler bırakıyormuş gibi.
Ama alışınca kolaylaşıyor.
Tırnaklarımı korumak için de
Rimmel Stronger isimli ürünü aldım.
Kalsiyum ve keratinle güçlendirilmiş çift işlevli alt katman.
Zayıf tırnakları güçlendiriyor ve kırılmalara karşı koruyor.
Bu benim ikinci şişem.
Tırnakları ojenin verdiği hasara karşı koruduğunu söyleyebilirim.
Tırnaklarım daha güçlü oldu.
Artık eskisinden daha sertler.
İlk kullanmaya başladığım zaman ile şimdi arasında 
tırnaklarımda çok olumlu farklar var.

Posted in |

Bioderma Photoderm Bronz SPF 50

Takvim 1 Haziran'ı gösterir göstermez 
güneş olsun ya da olmasın yaz artık.
Ve mevsim yaza döndüğünden beri en çok dikkat ettiğim şey
cildimi güneşten olabildiğince korumak.
Güneşi çok seven ama sevdiği kadar da ondan korkan biriyim ben.
Her zaman aramızda 50 faktörlük bir mesafe oldu.
Arkadaşlarım  ya da  yeni tanıştığım kişiler elimde yüksek korumalı
bir krem gördüklerinde bana hep aynı şeyi söylüyorlar.
"Aaa onunla yanamazsın,kakao kremi sür."
Ancak cildimin mi güneşin mi bana bir kıyağı oluyor bilmiyorum ama
her sene gayet güzel yanıyorum.
Şu zamana dek de cildimde güneş yüzünden hiçbir sorun yaşamadım.
Bu sene de yaz alışkanlığı olarak ilk aldığım şey bir güneş kremi oldu.
Bu kez markayı değiştirdim.
Kremimi Bioderma'dan seçtim.
Bioderma
Photoderm Bronz SPF 50 Plus.
Sun Fluid.


Yüz için yüksek koruma sağlayan ve doğal bronzlaşmayı hızlandıran güneş koruyucu.
Yani hem hızlı bronzlaşma sağlıyor hem de bunu en yüksek korumayı sağlayarak yapıyor.
Hassas ciltler ve açık tenliler için öneriliyor.
Bense koyu tenliyim.
Ve SPF 50 ve UVA 35 korumayı çok sevdim.
UVA ve UVB den koruyor.
Güneş kaynaklı erken yaşlanma belirtilerini önlüyor.
Yani çabucak bronzlaşmak belli bir zaman sonra cildi
kurumuş bir yaprağa çeviriyor.
Cilt hasar görüyor.
Ve vaktinden önce hızla yaşlanmaya başlıyor.
Yani bana "aaa öyle olmaz." diyen arkadaşlarım genellikle hızla bronzlaşıp
 hızla soyuluyorlar.
Bronzlukları hiç kalıcı olmuyor ve ciltleri hasar görüyor.
O yüzden bu sene de diğer seneler gibi yine onları dinlemedim.
Bu ürünü hem şehirde hem de plajda kullanabilirim.
40 ml'lik bir ambalajı var.
Kullanma talimatında bolca ve eşit miktarda  uygulamak öneriliyor.
Eczacı bayan bana bu ürünün düzenli bir kullanıcı grubu olduğunu söyledi.
Umarım ben de memnun kalırım.


Posted in , |

Evde Sinema Keyfi

Madem alışveriş merkezlerine gitmiyoruz.
O zaman elimizdeki imkanlarla neler yapabildiğimize bakalım.
Akşam çıkıp film izlemek istediğimde evimin yakınındaki bir alışveriş merkezindeki sinemayı tercih ediyordum.
Ancak bu durumda bu zevkimi dışarıda yaşayamayacağım.
Kendi kendime evde bir sinema gecesi yapabilirim.
İzlemediğim bir sürü film var.


Ama bir dakika...Böyle olmaz .
Şu ışıkları da kapatayım tam sinema gibi olsun.


Birkaç mum yakabilirim.Ne de olsa benim ortamım.
Hoş romantik bir ortam odu.
Aaa peki ya atıştırmalıklar.
?
Onları da mevsime uygun hazırlayalım.


Bir kase kirazı patlamış mısıra tercih ederim.
Evde olmak güzel geldi birden.
Şimdi film saati.

Posted in , , |

Olan Biten

Son zamanlarda bloğuma hiç bir şey yazmadım.
Sebebi:
Alışveriş ve yaşamla ilgili bir şeyler yazmaya uğraşırken ve böylece hayata tutunmaya çalışırken
ani bir sarsıntı ile uyandım.
Hayat boş.
Klişe olduğunu biliyorum.Ama yakın bir zamanda
Taksimde başlayan olaylar bana
artık uyanma zamanının geldiğini söylemiş oldu.
Peki bloğum ne olacak?
Kişisel olarak hayatla ilgili bir şeyler yapma isteği uyandıran sayfam.
Ne olacak bu?
Tamam deyip bırakmalı mı,devam mı etmeli...
Peki devamsa nasıl devam etmeli.
Aslında çok sevdiğim bazı markalarla arama mesafe koyarak sürdürebilirim.
Evet bu markaları çok seviyorum ama vatanımı daha çok seviyorum.
Vazgeçebileceğim şeylerin neler olduğuna karar vermeliyim.
Bunun için şu her yerde dolaşan listelere bir bakayım en iyisi.


  •  A101 MARKET
  •  AB GIDA (UNAKITAN)
  •  AGT AĞAÇ SANAYİİ
  •  AKYAZILI VAKFI
  • ALBARAKA
  • ALDİANA SİDE
  • ANAFEN OKULLARI VE DERSANESİ
  • ANJELİQUE
  • ARAS KARGO
  • ASSAN GALVANİZ SANAYİ
  • ASYA FİNANS (GİZLİ FAİZCİ)
  • ATASAY KUYUMCULUK
  • ATLAS DERGİ
  • AUDİ
  • AUTO SHOW DERGİ
  • AYTAÇ ETLİ MAMULLER
  • BANK ASYA
  • BAHAR PASTANELERİ
  • BİM
  • BLUE JEAN DERGİ
  • BLOOMBERG TV
  • BOYDAK GRUBU
  • BURDA DERGİ
  • CAPİTAL DERGİ
  • CHİP DERGİ
  • CİNER HOLDİNG
  • COŞKUN GIDA ÜRÜNLERİ
  • CNN TURK & CNN TURK RADYO
  • CNBC-E
  • C YAPIM FİLMCİLİK
  • ÇALIK GRUBU
  • ÇETİNKAYA MAĞAZALARI
  • DA MARİO
  • DENİZ FENERİ
  • D-HOTEL MARİS
  • DİA SA MARKETLER
  • D-RESORT GRAND AZUR
  • D-OTEL GOCEK
  • D-RADYO
  • D-SMART
  • D&R
  • DMC (DOĞAN MUSİC COMPANY)
  • DOĞUŞ İNŞAAT
  • DOĞUŞ OTOMOTİV
  • DOĞUŞ HOLDİNG
  • D PRODUCTİONS
  • DOĞA KOLEJİ
  • E-2
  • EDUTIME DİL KURSLARI
  • EKONOMİST DERGİ
  • ELLE
  • ELELE
  • ELLE DECORATİON DERGİ
  • EMİN OTOMOTİV
  • EMİN SİGORTA
  • EMPORİO ARMANİ RİSTORANTE
  • ENSAR HASTANESİ
  • EVKUR
  • EVİM DERİ
  • EV VE BAHÇE DERGİ
  • FATİH ÜNİVERSİTESİ
  • FANATİK 
  • FEM DERSANELERİ
  • FORM SANTE DERGİ
  • FOR YOU MAĞAZALARI
  • GARANTİ BANKASI
  • GENCALLAR GİYİM
  • GİGİ
  • GİNA
  • GRAND HYATT
  • GQ DERGİ
  • GQ BAR
  • GO MONGO
  • GÜNCEL HUKUK DERGİ
  • HABER TURK
  • HAFTA SONU DERGİ
  • HAKİKAT KIRTASİYE
  • HAVATAŞ
  • HELLO DERGİ
  • HES KABLO
  • HEY GİRL DERGİ
  • HUZUR GİYİM
  • HÜRRİYET GAZETE
  • IŞIK SİGORTA
  • IŞIL CLUB BODRUM
  • IŞIL TUR
  • İHLAS HOLDİNG
  • İPAR KEBAP SALONU
  • İSMAR
  • İSTANBUL LİFE DERGİ
  • KANAL-D
  • KANAL-7
  • KAHVE DÜNYASI
  • KAR YATIRIM VE HİZMET A.Ş
  • KIZILKAYALAR (KIZILKAYA HAMBURGER)
  • KIVA
  • KİBARLAR DEMİR TİCARET
  • KİLER MARKET
  • KİTCHENETTE
  • KOMBASSAN
  • KOMŞU FIRIN
  • KRAL TV
  • KRAL FM
  • KRİSTAL KOLA
  • KURALKAN ŞİRKETLER GRUBU
  • KUVEYT-TÜRK BANKASI
  • LARES TURİZM
  • LARES PARK OTEL-İSTANBUL
  • LEZZET DERGİ
  • LEVEL DERGİ
  • LİV
  • LOKMA RESTAURANT
  • MADO DONDURMA
  • MARITIM HOTEL CLUB ALANTUR
  • MAİSON FRANCAİSE
  • MEDİCANA HASTANESİ
  • MEDICAL PARK HASTANESİ
  • MEMORİAL HASTANESİ
  • MERVE PASTANELERİ
  • METRO TURİZM-METRO OTOBÜS
  • MEZZALUNA
  • MİLTA BODRUM MARİNA
  • MUDURNU TAVUKÇULUK
  • N11.COM (ALIŞVERİŞ SİTESİ)
  • NAKİL LOJİSTİK
  • NAMLI KEBAP
  • NAMLI MARKETLERİ
  • NATİONAL GEOGRAPHİC DERGİ
  • N-T MAĞAZACILIK
  • NTV
  • NUSR-ET RESTAURANT
  • PARK HOLDİNG
  • PARADİSE SİDE BEACH HOTEL
  • PARK HYATT-MAÇKA PALAS
  • PC NET DERGİ
  • POPULAR SCİENCE DERGİ
  • POSTA GAZETE
  • RAMSEY
  • RADİKAL GAZETE
  • RIXOS GRUBU
  • SAHAN KEBAP
  • SAMANYOLU TV
  • SANKO HOLDİNG
  • SARAR GİYİM
  • SARAY MUHALLEBECİSİ
  • SENİNLE DERGİ
  • SIZINTI DERGİSİ
  • SHOW TV
  • SLOW TURK
  • STARBUCKS CAFE
  • STAR TV
  • SURAT KARGO
  • SÜTİŞ
  • ŞOK MARKET
  • ŞİFA HASTANELERİ
  • ŞİRVAN KEBAP
  • TAŞ YAPI
  • TEKBİR GİYİM
  • TEMPO DERGİ
  • TİMAŞ YAYINLARI
  • TORUNLAR KAĞIT
  • TUREX MİNİBÜS İŞLETMELERİ
  • TÜMOSAN TRAKTÖR
  • TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI
  • TÜRKİYE GAZETESİ
  • TÜRKİYE HASTANESİ
  • ULUDAĞ KEBAP
  • UZAY GIDA
  • ÜLKER GIDA GRUBU
  • VERDİ KUMAŞ
  • VİRGİN RADYO
  • VOGUE
  • VOGUE DERGİ
  • YATCH TÜRKİYE DERGİ
  • YENİ ASYA YAYINLARI
  • YENİ ŞAFAK
  • YİMPAŞ
  • YÖRSAN
  • WOLKSWAGEN
  Tüm AVM'ler ve TV Üyelikleri

Epeyce fazlaymış.
Ancak faydalı bir liste.
Oturup eleme yapmam lazım.Hayatımda hangileri var.
Sanırım şöyle:
TÜM AVM'LER
STARBUCKS

D&R
VE GIDA ZİNCİRLERİ.
Ayrıca şunlar da var.
Neydi?Neredeydi o...?Hah buldum.

1) küçük esnaftan alışveriş yap, marketlere avmlere gitme.
2) zincir kafelerde oturma, parklara git, yürüyüş yap, küçük kafelerde sosyalleş.
3) gereksiz harcamadan kaçın, paranın kimlere gittiğine dikkat et.
4) televizyon izleme
5) mümkün olduğunca iett yerine minibüse bin.
6) yürüyebiliyorsan yürü, bisiklete bin,yakın yerlere arabayla gitme,benzin harcama, benzin alma.
7) bilinçli ol, gün şekil günü değil, düşünme günü.
8)paylaşalım, bilinçlenelim.

Bunlarsa sanırım benim için en kolay olanları.
Yaşam şeklime tam uygun zaten.
Kolay olacak yani.
1)
Buradaki en zor kısım AVM'lere gitme kısmı.
Ancak bir aydır bunu başarı ile yapıyorum.
Ortamın karışıklığı sağolsun,mecbur olmadıkça başımı camdan çıkaramaz bir halde yaşıyorum.
Dışarda da oksijen yok ki.
Kapı pencere kapattım. Evde oturuyorum.
Oksijene hasretim.
Neyse son zamanlarda olay olmuyor da azıcık rahat.
Ara sıra evden çıkıp küçük esnafı tercih ediyorum.
Zaten yaptığım da gıda alışverişi oluyor.
2)
Yürüyüş yapıyorum elbette.
Gidilen yerler yakında olunca en kolay yürüyerek gidiyorum tabii.
Arada komşularıma rastlıyorum,muhabbet ediyoruz.
3)
Para.
Çok sahip olmadığım bir şey olduğu için bu yaşa dek hep hesap kitap yaparak geçti.
Ara sıra kendimi şımarttığım oluyordu .
Artık daha çok düşünerek şımartırım kendimi.
Bencilliğe gerek yok.
4)
En kolayı bu.
Televizyonum yok.
5)
En zoru bu.
Toplu taşıma hayatımızın bir parçası.
Hatta önemli bir parçası.
O yüzden buna mümkün olduğunca diyelim.
6)
Arabam da olmadığından benzin harcayamam.
7)
Tüm bu yazılar artık düşünmeye başladığımın göstergesi.
8)
Tamam.


Bundan sonra bazı şeyler nasıl değişir.
Değişir mi değişmez mi bilmem ama.
Vatandaş olarak üzerime düşen sorumluluk neyse;
bu konuda keyfi davranamam.
Toplumun büyük bir çoğunluğunun çabaladığı bir konuda
"amaan bana ne." diyemem.
Kendi bloğuma ve dolayısı ile yaşamıma gelince
aldığım şeylere bakıp bakıp
"Bunun Türkiye dağıtımını kim yapıyor?"
diye düşüneceğim sanırım.
Çünkü hemen herşeyi birden sıfırlayamayacağımızı da biliyorum.
Neredeyse her şeyimizi yabancılardan alıyoruz.
Suyunu toprağını biz koyuyorsak tohumunu gübresini
yabancılardan alıyoruz yani.
Bir de bu süreçte zorlanmaya alışmamız gerekecek.
Herşeyin Avm'lerle ayaklarımıza kadar sunulmasına alıştırıldık.
Şimdi bundan vazgeçip azla yetinmeyi öğrenmemiz gerekecek.
Ama bu  durum şu işe yarayabilir.
Sektörel olarak firmalar gelişme göstermek isteyebilirler
 bu da biz tüketicileri mutlu eden birşey olur.
İlerleyen zamanlarda neler olacağını hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

Posted in |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.