Archive for Nisan 2014

Aman Sus Sus

Yıl 23 nisan 1924.
Atatürk bu özel günü çocuklara armağan ediyor.
Savaş sonrası kimsesiz çocukların himayesine ve eğitimine önem verilen zamanlar.

Şimdilerde çocuk kurumlarından mide bulandırıcı haberler geliyor.
Amcalarla abiler ve teyzeler himayeyi yanlış anlamışlar.

Yıl 2014.
23 nisan yakında geçti.
23 nisan artık (okullar dışında) kutlanmıyor.
Birileri çıkıp "bacak bayramı" falan diyor.
Söz konusu olan çocuk olsa da.
Zihniyet bir tuhaf.
Yıl 2014.
Bu sene ne çok çocuk istismarı ve ölümü yaşandı.
(Sanki dinler tarihi öncesi gibi.)
Türkiye çocuklar için güvenli bir ülke değil.
2014 Türkiye' sinde normal anormal;
anormal normal.




Boş Muhabbet

Hayattan kalan zamanı evde harcadığım zamanlar
 benim için en kıymetli huzur anları.
Hiç bir şey düşünmeden oturup kendime ve 
sayfama zaman ayırdığım güzel zamanlar bunlar.
Bu gün de öyle.
hafta sonu tam olarak dinlenmekle geçti denemez.
Evde olunca ev ile de ilgilenmek gerekiyor.
Ama şu an için tüm dikkatimi buraya veriyorum.
Evde ve bilgisayar başındayım.
Yeni bir yazı için.


Keyfime ortak olan içeceğim buzlu ay ve çilek karışımı.
Tatlı,ferahlatıcı ve lezzetli oldu.


Gönderimi tamamladığım zaman karıştırmak için dergilerim de
elimin altındalar.
Atıştırmalık olarak...
(aaa getirmemişim.)
Biraz daha çilek getirebilirim.


Bu sene çilekler gerekten çok lezzetli.
Az mı hormon kullandılar acaba.
Eğer öyleyse gerçekten takdir ettim.
Lezzeti çilek lezzeti olmuş.


Şu tatlı görüntü beni cezbediyor.
Sanırım karşı koyamayacağım.
Öbür aya kadar benden bu kadar.

Posted in |

İlkbahar Yorgunu

Yeni takımlar üzerinde uyanmak
ayrı bir keyif.
Sabahları neşeli uyanmamı sağlıyor.


Günaydın.
:)
Bu gün güne yine güzel bir sabah yürüyüşü ile başlayacağım.
Eşofmanlarım bu günün favori kıyafeti.


İstanbul'da Lale Devri'nin tadını çıkartmak için hazırım artık.


Çiçekler ister istemez neşelendiriyor.
Hava çok güzel.
Artık İlkbahar.
Uzun  uzun yürüyebilirim.
Bu kez en uzaktaki gazete satış noktasına kadar
yürüdüm.
Ne de olsa yaza da hazırlanmak gerek.
Kaslarımın biraz daha güçlenmesi gerek.
Ne demişler "Sağlam kafa salam vücutta bulunur." muş.


İşte gazete dergi vs. alacağım yere ulaştım.
Terim soğumadan hemen karar vermeliyim.
Off ne çok dergi var.
Biraz kız işi olsun bu kez.
Tercihim tamamen boş muhabbetler.
Alışveriş dergisi yeterince kız işi olur sanırım.
Geri dönerken meyve sebze reyonuna da bakayım.
Biraz mevsim meyvelerinden almak istiyorum.


Şimdi eve.
Bu sabah kahvaltıma biraz da çilek eklemek istiyorum.
Kahvaltımı; evimde uzun uzun tembellik molası
 olarak değerlendireceğim.


Benim diğer pazar sabahı tembellerinden neyim eksik.

Posted in , , , |

Bana Ne Oldu?

Merhabalar.
Son birkaç günümü bu ara okullarda çok yaygın olan
ve çocuklardan büyüklere de bulaşan 
ne olduğu tam olarak anlaşılamayan bir virüs yüzünden 
hasta ve bitkin geçiriyorum.
Bu yazıyı yazarken de hastalığın 3. gününde ve çok
bitkinim.
Ancak bir hastalığa yenilecek de değilim.
Hastalık şiddetli hazımsızlık ve karın ağrısı ile başlıyor.
Başta basit bir gaz problemi olarak algınalıyor.
Çeşitli rahatlatıcı ilaçlar ve soda ile geçiştirmeye çalışılsa da sorun bir gaz sorunu değil.
Sonrası kusma şeklinde ilerliyor.
Yediğiniz ve içtiğiniz her şeyi vücudunuz atıyor.
Suyu bile kabul etmiyor.
Devamı aşırı sıvı kaybı,baygınlık ve şuur kaybı ile sürüyor.
Derhal acile.
Acilde size damar yolu açılıyor.
(muş)
Tansiyonunuza bakılıyor.
(muş)
Kanınız alınıyor.
(muş)
Ateşinize bakılıyor.
(muş.)


 Ve serum bağlanıyor.
(muş)
Bir süre sonra serumun  etkisi ile kendinize geliyorsunuz.
Ayağa kalkıyorsunuz.
Hatta hastane personeline yardım etmeye kadar giden bir sevgi kelebeği oluyorsunuz ama.
Bu etki geçici.
Devamı eve vardıktan sonra anlaşılıyor.
Kendinizi sanki kamyon çarpmış gibi bitkin,ağrılar içinde ve halsiz hissediyorsunuz.
Yapılan kontroller neticesi tam bir hiç.
Size tanı konulamamış.
Neden böyle bir olay yaşadığınızı bilmiyor 
ve bunun bulaşıcı olduğunu tahmin edebiliyorsunuz o kadar.
Çünkü ailede bir kişi bunu yaşasa sonrasında tüm aile bireyleri aynı semptomları gösteriyor.
Yani bir gidip geliyorsunuz.
Zor bir olay.
Bende çok şükür bu kadarla bitti.
Diğer bireylerin bazılarında kusma yerini 
ishal'e bıraktı.
Bu hastalığın ne olduğu,nasıl seyrettiği,tekrarlayıp tekrarlamayacağı belli değil.
En sinir bozucu olan kısmı da bu.
Size tavsiyem eğer böyle bir şüpheniz varsa benim gibi şuurunuzun kapanmasını beklemeden acile
koşunuz.
Aksi taktirde durum daha ağır oluyor.

Posted in , |

23 NİSAN/ 23 APRİL



Çok güzel bir gün.


Dior Lip Glow

Tembellik hakkımı sonuna dek kullanmayı denediğim günün ertesinde 
 yeni takımlarım üzerinde güneş doğduktan sonra nihayet 
uyuma fırsatını yakaladım.
Tam olarak 06.15 itibariyle ses kesildi.
Birileri izin verirken 
tüm halkın 
Cumartesi geceleri sabahlara kadar eğlendiğini falan 
düşünüyor olmalı.
Ancak standart insanlar geceleri uyur.
Aslında buna bazı şanslı şehirliler 
geceleri uyur demekte fayda var.
(Abartmıyorum.
Bu gece sağırlara o kadar imrendim ki.)
İşin ilginç yanı uğultulu gecelerde gün ezan ile başlamıyor.
Ya da uğultudan duyulmuyor.
Sanırım 2.si.
Neyse efendim ;
gece uyuyamamanın verdiği sinir ve yorgunluktan olacak
bu gün çoook geç uyandım.
Elbette beyin zonklamam ile.
 " Bari günün kalanını güzel geçsin.
Evde daha fazla duramayacağım.
Hava hiç de fena değil.


Ooo saat 14.00 olmuş.
Günün yarısı boşa gitti.
Çöp.
(Teşekkürler gece işe çıkma izni verenler.)
(Birileri evine ekmek götürecek diye başkalarının 
ekmeğini sabote etmek şartsa
elden ne gelir.)
(Neyse bizim memleket böyle.)
En azından bu kez hafta sonu.
_
Pazar pazar şimdi bu saatte yollar çok kalabalıktır.
En iyisi çıkıp biraz yürümek."
Dedim ve attım kendimi sokağa.
Dışarıda olmak güzel.
Ama biraz üşüdüm.
Bahar havası işte.
Hiç belli olmuyor.
Belki de benim sağım solum hiç belli olmuyordur.
Yani ya bulunduğum yerde ya da bende bir sorun var.
Ellerim buz kesti.
Dudaklarım kabuk bağladı.
Hemen kendimi kapalı bir yere attım.


Sıcak bir kahve içimi ısıttı doğrusu.
Şimdi sıra dudaklarımı rahatlatmakta.
Uzun zamandır erteleyip durduğum bir ürün vardı.
Artık ertelemeye son.
Hem dudaklarımı koruyacak,hem nemlendirecek hem de hafif bir renk verecek.
İşte burada.


Dior lip glow.


Denedim bile.
Şu an için çok mutluyum.
Artık
tek istediğim bir an önce evime geri dönmek.

Posted in , |

Bugün

Bu gün baharın cıvıl cıvıl renklerini eve taşıma günü.
Yep yeni bir nevresim takımım var.
Cıvıl cıvıl ,neşeli bir takım.
Bir süredir yeni bir takım almak istiyordum.
Ara sıra yenilik yapmak iyidir.
Kış mevsiminin yükünü üzerimden atmak istiyorum.
Daha hafif takımlar kullanmalı.
Ne de olsa zamanımın çoğunu evimde geçiriyorum.
Evde olup yatağıma çekilip müziğimi dinleyip kitabımı okumak beni 
dünyadan koparıp birazcık rahatlatıyor.
Biraz huzur bulma ihtiyacındayım bu aralar.
Hele ki gece gündüz inşaat halinde olan bir şehirde,
uğultular arasında iken huzuru yakalayabilirsem 
belli mi olur uyuyabilirim bile belki.


İnşaatların belirli bir çalışma süresi yok mudur?
Gece yarısından sonra 
bu gayret neden?
Resmen beynim uğulduyor artık.
Kulaklarımın işittiğine pişman eden bir uğultu.
Beton makinesi mi desem,elektrik süpürgesi sesi mi desem,
yer altını oymak için bir alet mi desem,uçak uğultusu mu desem.
Ne desem bilemedim.
Tuhaf bir gürültü.
Ama tüm gün boyu süren beyin ağrısına ve gece uyuyamamaktan kaynaklı
verim düşüklüğüne sebep oluyor.
Çünkü tüm gün ayakta uyuyorum.
Bıktım.
Sevgili belediye işlerinden sorumlu kişiler
şunu bir kurala bağlasanız da 
azıcık huzur bulsak.
Azıcık uyusak.
Olmaz mı?
Hadi eee,eee...

Posted in |

Yenilenme Zamanı

İlkbahara yeni ürünlerle merhaba diyorum.
Bitenler yenileri ile yenileniyor.
Uzun bir zamandır kullandığım temizleyicimi çok popüler bir yenisi ile değiştirdim.


Bioderma'nın bu çok amaçlı temizleyici suyu ile zamandan 
tasarruf edeceğimi düşünüyorum.
Ayrıca 500ml'lik eco paketler olarak satılıyor olması da 
uzun bir süre için bu ürünü kullanacağım anlamına geliyor.
Eco kelimesinin hakkını vermişler gerçekten.
Ayrıca Watsons'tan 2li plastik şişelerden de aldım.
Böylece büyük şişelerdeki bu tarz ürünleri kolaylıkla makyaj çantamda
taşıyabileceğim.
Diğer ürünüm ise  Watsons'ın ıslak mendilleri.
Her zaman çantamda bir paket ıslak mendil olması iyi oluyor.
Ne zaman ihtiyacım olacağı hiç belli olmaz.

Posted in |

Ufak Kurtarıcılar

Evde olup güne hazırlanmak kolay.
Ama ya hazırlanmak için zaman yoksa.
işte o zaman çantama atacağım bir kaç işlevsel parça ile
güne hazırlanmam gerekiyor demektir.
İlkbahar'ın en sevdiğim yanı uzun uzun hazırlanmak gerektirmemesi.
Spf'li bir krem ile bir bb krem kullanmak yetiyor artık.
Elimde Garnier'in bir eşantiyonu var.
Daily All-İn-One Bb Cream.
Sanırım bu gün onu kullanacağım.


Açık tonu verilmiş.
Paketi açınca çok da açık bir ton olmadığını gördüm.
Bu ton için buğday ten hatta koyu koyu buğday ten kullanabilir denilebilir.
Çok ince uygulandığında ciltle çok iyi uyum sağlıyor.
Yapay bir görüntüsü yok.
Beğenmedim diyemem.
Makyajımı bir kalem ve doğal tonda bir farla 
tamamlayabilirim sanırım.


Tercihim Body Shop'un farı.
Çanta boyu fırçalarımla uygulayacağım.
Sadece çantamda taşıdığım malzeme ile hazırlanmam gerektiğinde 
bir kaç parça malzemenin varlığı benim için yeterli oluyor.
Şimdi sıra kalem ve parlatıcıyı uygulamakta.


Nars'ın kalemi çok kalıcı.
Sürüldükten sonra çıkmayan,dağılmayan,bulaşmayan bir kalem.
 Şimdi hızlıca saçlarımı toparlamalıyım.
H&M donut sünger çantamda ve hızla hazırlanmamı sağlıyor.


Saç ve makyaj bitti.
Son olarak manikürümü yeni ürünlerle yenileyeceğim.
Bunlar her zaman çantamda olmuyor.
Sadece bugün için yanımdalar.


Bir oje ve birkaç süsleme.
Bunları daha önce hiç kullanmamıştım.
Biten açık renk ojemi yenilerken bu nail sticker'ları da aldım.
Hızla sürülen oje bozulur.
Biraz kamuflaj yapalım.
Neşeli kamuflaj.

Posted in |

Piknik Yapmayı Özledim

Dışarıda güzel ve güneşli günler var artık.
Fiziki olarak bu durum güzel-miş gibi gelse de yine de 
bir şeyler
hep yanlış gibi geliyor bana.
Her zaman aynı yüzleri her zaman aynı sesleri duymaktan 
bıktım.
Biliyorum ki tek bıkan da ben değilim.
Yemek gibi düşünelim.
Her zaman aynı şeyi yiyor olsanız...
bıkardınız,
tek yönlü beslenmekten hastalanırdınız,
başka şeyler de yiyebilmekte özgür olacağınız zamanlar olmasını isterdiniz.
"En azından açlıktan ölmedim." diye züğürt tesellisi ile kendinizi kandırıp,
sabır göstermeye çalışırdınız.
Ama ya sabır bittiyse.
İnsanlar boş muhabbetlerle kendilerini ne kadar kandırabilir ki.
...
Tabiat canlandı,börtü böcek uyandı.
Havalar sıcak.
İçimiz açılıyor güneşe kandıkça.


Temiz hava koklamak,oksijen almak,
her sene yenilenmek istiyoruz 
tabiat gibi biz de.
Ama istemekle olmuyor.
Toprak yok ki yeşil çoğalsın.
Su yürüsün toprağa.
Bahar yağmuru gelsin.
Ekin sulansın,yer altı suyu artsın.
Yeşil olsun.
Hayal bunlar.
Yine de isterdim.
Piknik yapmayı özledim.
Evde böreklerimi yapıp,örtümü serip toprağa oturmayı özledim.


Böylece evde böreğimi yaptım.
Toprak görmek istiyorsam balkondaki
saksılara bakacağım mecburen.
Ya da en yakın parka gideceğim.
Hadi bana afiyet olsun.

Posted in , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.