Archive for Kasım 2013

İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar

Bu gün kendimi bazı günler olduğu gibi çok tuhaf hissediyorum.
Bunu açıklayabilecek bir kelime yok.
Bu batılıların projelerinden kaynaklanan bir durum da değil.
Ya da öyle de ben farkında değilim.
Her durumda böyle zamanlardan beni kurtaran bir kitabım var.
Baş ucumda duruyor ve asla bitmiyor.
Bitiremediğim için değil.
Uygulamak kolay olmadığı için.
İçsel öğretilerle dolu bir kitap
Ayrıca bitirmek istemiyorum da.
Bu öğretiyi doğru şekilde hayata geçirmek istiyorum.
Öğretinin sahibi M.S 50-130 yılları arasında yaşamış bir filozof.
Adı Epiktetos.
Epiktetos M.S 94 yılına dek Roma'da öğretmenlik yapan bir filozof.
Ancak dönemin imparatoru Domitianus tarafından 
filozofların toplumdaki etkilerinin büyümesinden endişe duyulması bahanesi ile 
Roma'dan  Yunanistan'a sürgüne gönderiliyor.
Ve orada bir felsefe okulu kuruyor.
Bütün yaşamını mutluluk,doluluk ve sakinlik öğretisi ile geçiriyor.
Nasıl şerefli ve sakin yaşanabileceği konusunda dersler veriyor.


Bence insanlara insanca yaşamayı öğretiyor.
Ve biz insanlar ;
insan olarak yaratılmış olmamıza rağmen, bunun hakkını vererek,
bilinçle ve erdemle yaşamak konusunda gafiliz.
Gafiliz çünkü çok benciliz.
Bunlar sadece benim görüşlerim elbette.
Ne zaman bu düşüncelerle ve derin sorgulamalı münakaşalarla beynimi meşgul etsem ;
Epiktetos'un öğretileri beni rahatlatıyor.
Ve yaşama,gerçeğe ve insana dair çok şey öğreniyorum.
Yeniden,yeniden,yeniden ve yeniden.

Posted in |

Renkli ve Soğuk Bir Hava

Sonbahar.
Kurumuş yapraklar.
Soğuk ve karanlık bir hava.


Aralıklarla  açıp kapayan bir gökyüzü.
Kara kara bulutlar.
Yağmur.
Tipik sonbahar işte.
Bu havalar içimi karartıyor diyemem.
Her mevsimin kendine göre bir güzelliği var.
Ayrıca  yaptığımız makyajla ya da seçtiğimiz renklerle bu kasveti uzaklaştırmak da 
bizim elimizde öyle değil mi.
  İlkbaharda seçtiğim renkleri sonbahar için de kullanabilirim.
Hazırlanmaya başlamalıyım artık.


Cilt kremlerinden sonra bu mevsimde ilk tercihim yine L'Oreal'in makyaj bazı.
Makyajla aramda bir bazın olmasından memnunum.
Ürün azaldı ve spatül kullanmak işimi kolaylaştırıyor.


İlkbahar ve yaz sezonunun en sevdiğim renkler bunlardı.
Bu allık benim için vazgeçilmez.
Hiç bir şey sürmesem bile biraz allık sanki hafiften güneş görmüş,sağlıklı bir ifade
veriyor yüzüme.


Bir diğeri ise bu ruj.
Yüzümün bütün yaz tatil yapamamış,solgun ve yorgun ifadesini silmem lazım.
Bana kendimi pozitif hissettirecek her şeye ihtiyacım var.


Yapamadığım tatili kendime gün içinde bir bardak çay ısmarlayarak değerlendiriyorum.
(Eh bu da sayılır.)
Üşüsem bile açık havada olmak gibisi yok.

Posted in , , |

Lush ve FlorMar

Bu ay içinde Lush'a uğrama fırsatım olmuştu.
Ve kutularımı götürüp hediyemi almışken bitmekte olan kremimi de almasam olmazdı.
(Kendisi ayrıca yeni bir boş kutu adayı.)
Aldığım ürün Lush'ın Lemony Flutter'ı.
Bu üründen daha önce bahsettim.
Tırnak etlerim ve sert yüzeylerim için her zaman kullandığım bir ürün bu.
 Ancak tırnak etlerim için her zaman tek ürün bu değil.
O gün tırnak etlerimi yumuşatmak için kullandığım bir diğer ürünü de aldım.


İşte o.
Flor Mar
Nail Care
Nourishing Oil With Vitamin E.
E Vitaminli Besleyici Tırnak Eti Yağı.
Bu yağı ihtiyaç duyduğum her zaman kullanabiliyorum.
İçindeki vitamin ve besleyici yağlar sayesinde tırnak çevresindeki sertleşen derinin yumuşamasına 
yardım ediyor.
Bu ürün  badem yağı,limon,limon kabuğu yağı,
citral (limondan elde edilen yağdır.) ,
tokoferil asetat (bitkisel yağlardan izole edilebilir, yağda çözünen bir e vitaminidir.) 
ve gliserinli bitkisel yağlar içeriyor.
Bir çok kozmetik son derece zararlı katkı maddeleri içerirken bu ürün yanlarında çok masum kalıyor.
İçime sinerek kullanıyorum.
Bu iki ürün birbirini tamamlıyor.
Tırnak çevresindeki o kuru etlerin yumuşamasını ve sağlık kazanmasını sağlıyor.
Böylece  problem yaratan etleri sık sık kesmek zorunda kalmıyorum.

Posted in , |

Yağmura Dayanıklı

Sonbahar.
İyiden iyiye kış artık.
Yeni sezon.
Suya dayanıklı bir makyaj için biten ve bitmek üzere olan
bazı ürünlerimin yenilerine ihtiyacım vardı.


Aslında alışveriş yaparken çok yeniyi,gözde olanı değil de 
işime yarayacak olanı , içime sineni seçiyorum arık.
Ya da her zaman kullandığımı,alışık olduğumu.
Bu bloğun verdiği alışkanlıkla artık açıklama bilgilerini daha dikkatli okuyorum.
Anlamaya çalışıyorum.
Eğer yeni bir ürünle tanışıyorsam ve içerik bilgileri örtülmüşse o ürüne şüphe duyuyorum.
Ama şu kesin.
Biz bilsek de bilmesek de ;
anlasak da anlamasak da ;
sevsek de sevmesek de
 kullandığımız ürünlerim çoğunun içinde zararlı kimyasallar var.
Bilmek de beni en az bilememek kadar rahatsız etmeye başladı artık.
Ya "amaaan boş ver,atın ölümü arpadan olsun." diyeceğim.
Ya da sağlığım için sorgulamaya,araştırmaya,öğrenmeye ve anlatmaya devam edeceğim.
İkisini birden düşünüyorum.
Bilmek mi bilmemek mi iyi.
Mesela her zaman kullandığım kozmetikler onlar zararlı mı zararsız mı?


Her zaman kullanıyorum.
Özellikle rengi ve kalıcılığı ile tercih ediyorum.
Emily göz kalemi.
Emily hakkında tek bilgi suya dayanıklı olduğu ve dermatolojik olarak test edildiği.
Shiseido Natural Eyebrow Pencil.
İtiraf ediyorum her zaman kullandığım bir ürün olmasına rağmen içerik bilgilerine hayatımda ilk kez şimdi 
bakacağım.
Bu benim yaklaşık 4 senedir kullandığım bir ürün.
Umarım beni üzmez.
Şimdi içeriğine bakalım.
Benehenic Acid (Kanola ya da fıstık yağından elde edilen doymuş yağ asidi.) ,
Mica (Mika.Bazal mineral) ,
Titanium Dioxide (Renklendirme amacı ile kullanılan değerli bir element.UVA ve UVB ışınlarını önler.)
Rhus Succedanea  (Fruit Wax) ( Sumak )
İron Oxides (Demir oksit)
(2 türden: CI 77499-CI 77491),
Hydrogenated Castor Oil (Hint yağından elde edilen bal mumu),
Bis Behenyl/Phytosteryl Dimer Dilinoleate (Biyokimyada sıkça kullanılan moleküller arası bağlayıcı madde.),
Sucrose Tetrastearate Triacetate (Şekerden elde edilen bir kimyasal) ,
Triethylhexanoin (Gliserin ve yağ asitleri içeren tabii bir yağ) ,
Sorbitan Sesouısostearate ( tahriş özelliği bulunmayan bir yağ asidi olarak açıklanabilir.)
Polysilicone -2 (Silikon kristali elementi) ,
Tocopherol (E Vitamini)
Methicone (Yayılımı,kayganlığı ve yumuşaklığı arttıran silikon madde.)
(Bazı kaynaklarda güvenliği konusunda soru işaretleri var.
Ancak bir çok çeşidi var.) ,
Tetradecene (Okside bir madde.)
3. ürün
Maybelline The Colo Ssal Volume Express Mascara.


Üzerinde hiçbir bilgi yok.
Sanırım detaylı bilgi için Maybelline 'in sayfasına bakmak gerekiyor.
Kozmetik malzemeleri kullanıyorsak bazı kimyasalları da kullanıyoruz.
Bazılarının sürüşünden,bazılarının dayanıklılığından,
bazılarının kalıcılığından,bazılarının cildimize verdiği etkiden hoşlanıyoruz ya da hoşlanmıyoruz.
Ve eleştiriyoruz.
Bazılarının ambalajını ,bazılarının uygulayıcı parçalarını
deniyoruz.
Ah şöyle olsa böyle olsa diye şikayet bile ediyoruz.
Ancak her şeyi birden elde edemeyiz.
İstediğimiz şeyin tam olarak ne olduğundan emin olmamız çok önemli.
Evet; bazı riskler alıyoruz.
Sonuçta güzellik için her şekilde bir bedel ödüyoruz.
Ödediğimiz bedelin ne olduğunu bilsek olmaz mı?
Ürün içerikleri ambalajlar üzerinde ya hiç bulunmuyor ya da karınca duası gibi.
Elbette aldığımız şeyin kimyasal bir madde olduğunu biliyoruz.
Ancak biz ne satın alıyoruz?
Hangileri ne kadar zararlı ya da faydalı 
bilmek mi bilmemek mi iyi karar veremedim.

Posted in , |

Lush Catastrophie Cosmetics

Ne alsam bedavaya,
Beş,boş kutu ile bedavaya...
Şaka bir yana biliyorsunuzdur 
Lush beş adet boş kutu götürenlere taze yüz maskelerinden 
hediye ediyor.
Bunu hem geri dönüşümü sağlamak için yapıyor.
(Geri dönüşümlü paketler hem firmalar için hem de tabiat için
hem de biz kullanıcılar için çok faydalı.)
Hem de taze yüz maskelerinde stok eritilmesini sağlamak için yapıyor.
Biliyorsunuzdur bu maskelerin 4 hafta içinde kullanılıp bitirilmeleri gerekiyor.
Son derece sağlıklılar çünkü katkı maddesi içermiyorlar.
İşte bu yüzden hızlı bir şekilde tüketilmeleri gerekiyor.
Bizlerse taze yüz maskelerimizi 4 hafta boyunca buzdolabında saklıyoruz.
Ve haftada 2-3 kez kullanabiliyoruz.
Benim seçtiğim taze yüz maskesi en sevdiğim 
ve eğer bulabilirsem hep seçtiğim 
Catastrophie Cosmetics.


Yorgun ciltlerin bakımı için yüz maskesi.
Açıkçası bu maskeyi sevmemin en önemli sebebi harika kokusu.
Ayrıca detoks etkili bir maske.
Özellikle sorun çıkaran bir cildiniz varsa bu maske cilt yüzeyini rahatlatıyor.
İçinde yaban mersini (antioksidan özelliği ile toksinlerden arındırmak için)
gül özü (temizleyici ve pürüzsüzleştirici olarak),
badem yağı (yumuşatıcı olarak) ,
tatlı portakal (cildi sıkılaştırıcı olarak),
deniz yosunu (minerallerle arındırması için),
kalamin (alerjik cilt hastalıklarında kullanılan demir oksit ve çinko oksitten elde edilen bir madde ; cildi sakinleştirici olarak)
ve irlanda kili (yumuşatıcı olarak,eğer doğal kil ise içinde çok miktarda mineral bulundurur.)
Bu maskeyi kullandığım dönemlerde cildim kurumadan yağından arınıyor.
Sorunlu cildimin sorun çıkarmadan severek kabul ettiği bir 
ürün bu.

Posted in , |

Blueberry - Yaban Mersini

Bu senenin yeni alışkanlığı sabah kahvaltılarıma ara sıra az da olsa eklediğim 
Blueberry.
Mavi Çilek ya da Yaban Mersini.


 Ara sıra ve az miktarda kullanabiliyorum çünkü minik kutularda aldığım bu meyve
hiç de ucuz değil.
Avrupanın çeşitli ülkelerinde çalı bitkisi olarak yetişen ve Amerikada ise hem yabani hem de 
kültür bitkisi olarak yetiştirilen bir meyve.
Ayrıca Türkiyede Doğu Karadeniz bölgesine rakımı yüksek dağ ve yaylalarda yabani olarak
yetişiyormuş.
Benim aldığım meyvelerin ithal mi yoksa yerli mi olduğunu bilemiyorum.
Alıyorum çünkü lezzetli olmamasına rağmen çok faydalı bir meyve.
Neye mi faydalı:

Kan şekerinin düzenlenmesine;
Tip2 diyabet, insülin direnci veya metabolik sendromda düzensiz kan şekeri salgılanır. Elbette bu soruna özgü diyet programı uygulanmalıdır ama araştırmalara göre düzenli yaban mersini tüketenlerde tüketmeyenlere göre daha regüle kan şekeri salgılanmaktadır.
İdrar yollarının temizlenmesine;

Çoğu idrar yolu enfeksiyonuna E. Coli olarak bilinen bir bakteri neden olur, idrar yoluna yapıştığından idrarla da atılamamaktadır. Yaban mersini ise doğal antibiyotik özelliği ile idrar yolunu bu bakteriden temizleyebilmektedir.
Görme kayıplarının önlenmesine ;


Yaban mersini yüksek oranda antosiyanin içermesinden dolayı görme kaybını önleyici özelliğe sahip. Makula dejenerasyonu, katarak, miyop, göz kuruluğu hatta enfeksiyonlara karşı koruyabilmekte.
Beyin sağlığının korunmasına ;


A,B,C vitaminleri, antosiyaninler, selenyum, magnezyum, fosfor, bakır, çinko gibi önemli besin öğelerinden zengin olan yaban mersini beyin hücrelerini ve sinirlerini koruyucu özelliğe sahip ayrıca hafızayı güçlendir. Özellikle alzheimer gibi giderek artan bir hastalığa karşı koruyucudur. Çalışmalara göre düzenli yaban mersini tüketen çocukların öğrenme kapasitesi de yükselmektedir.
Kalp hastalıklarından korunmaya ;


Lif oranının yüksek ve antioksidanlardan zengin olması nedeniyle özellikle LDL kolesterol seviyesini düşürücü özelliğe sahiptir. Bu nedenle kalp sağlığını korur. Ayrıca düzenli olarak yaban mersini tüketenlerde eNOS enzim seviyesinin de yüksek olduğu belirlenmiştir, eNOS enzimi yine kalp hastalıklarından koruyucu özelliğe sahiptir.
Sindirim sistemini düzenlemeye ;

Lif içeriği nedeniyle sindirim sistemini düzenler, kabızlık problemi olanlarda faydalıdır. Ayrıca içeriğindeki bakır ve fruktoz nedeniyle sindirimi hızlandırır.
Rahim,Kolon ve Karaciğer kanserine karşı ;

Pterostilben, ellagic asit gibi kansere karşı koruyucu içeriğiyle ayrıca C vitamininden de zengin olmasıyla özellikle kolon, rahim ve karaciğer kanserine karşı faydalıdır.
Mutluluk verici olarak ;



Enerji metabolizmasını düzenleyici, sakinleştirici özelliğiyle doğal anti depresandır. Rengi ne kadar koyuysa içeriği de o kadar zengin olmaktadır.

Haa bir de şunlardan dolayı ;

Yaprak ve kuru meyvelerinden yapılan çay ishal giderici özellik taşımaktadır.
Yaban mersini çayının bayanlarda özel günlerin etkisini azalttığı ve düzene sokmaktadır.
Yaban mersini çayının idrar yolu enfeksiyonlarında antibiyotik etkisi göstermektedir.
Kansere karşı vücudu koruyan enzimleri aktive etmektedir.
Anti kanserojen ve antioksidan özelliğe sahiptir.
Yağlı bileşiklerin vücuttan atılmasını sağlar.
Taze olarak yenildiğinde kanı temizler.
Besleyici olmasına rağmen kalori ve sodyum içeriği düşüktür.
Kan şekerini düşürür
Bağırsak metabolizmasını düzenleyen lifli özelliği vardır.
Kan kolesterolünü düşürür
Pektin içeriği yüksektir.
Kalp krizi riskini azaltır.
ece görüş kabiliyetini artırır.
HIV VİRÜSÜNÜN tekrarlanmasını azaltır.
Damar elastikliği ve gözlerin geçirgenliğini artırır
Vücutta biyoaktif madde olarak kullanılan polifenoller, aktokyaninler, flavanoller ve tanenlerce zengindir.
Kansere karşı savaşan ELLAGIC-ASİT içeriği oldukça yüksektir.
Diyetlerin sağlıklı ve çok değerli bir parçasıdır.
Göz yorgunluğunu giderir, miyopluk ve şeker hastalığından kaynaklanan görme bozukluklarını engeller. Kamaşma, kılcal damar çatlaması ve gece körlüğünü ortadan kaldırır.
Kabızlık, bulantı, mide kramplarını ve ülseri önler.
Damar sertliği oluşumunu engeller.
Varis ve basur’u (hemoroit) iyileştirir.
Sakinleştirici özelliği vardır.
Ağız içi yaralarını iyileştirir.
İltihaplar için dezenfektan özelliği taşır potasyum içeriği son derece yüksektir
Araştırmalara göre günde bir kâse yaban mersini, yaşlılık nedeniyle oluşan tahribatı önleyip hafızayı güçlendiriyor.

Meyveleri eklediğim sabah kahvaltılarıma içinde orman meyveleri bulunan bir de karışık meyve çayı eşlik ediyor.
Doğadan büyülü kutu.


Orman meyvelerinden neler var?
C vitamini kaynağı Kuşburnu,
Antioksidan yönünden zengin Böğürtlen,Ahududu ve Çilek.


Miss.
Harika bir kokusu ve ekşimsi tatlı diyebileceğim bir lezzeti var.
Yani yaban mersininin lezzeti ile uyumlu.


Hadi bana afiyet olsun.
Umarım Karadeniz meyveleri yiyorumdur.
Eğer değilse de bu şifa kaynağının Türkiyede üretilmesi ve tüketiminin yaygınlaşması harika olur.
Bir fikir.
Sağlıkla kalın.

Posted in , |

Sıradan Bir Gün

Bu sene hiç tatil yapamadan öylece geçip gitti.
Aslında çok yorgunum.
Hayatın koşuşturmasından sıyrılıp rahatlayabildiğim tek yer evim.
Neden?
Çünkü TV yok.
Saçma sapan ideolojik fikirlerin zorla beyinlerimize empoze edilmeye çalışıldığı,
haklı çıkmak için kimsenin çirkefleşmediği bir alan.
Dışarısı ile bağlantımı kestiğim alan burası.
  Huzur bulmaya ve biraz neşelenmeye ihtiyacım var.
Sanırım güzel bir müzik beni mutlu edebilir.
Gidip eski albümlere bir göz gezdirelim.
Elimde neler var..?
Sanırım Dizzy Gillespie harika olur.


Yanında da sevdiğim bir lezzet olsa...
Kahve?
Şöyle okkalı ;
içsem bile köpüğü azalmayan bir kahve harika olur.


Ellerime sağlık.
Bu sayede bu gün ilk defa İkea'dan geçen sene aldığım peçetelerden birini de açmış oldum.
Sanırım mutlu olmak için ufak şeyler yetiyor.
Tabii eğer yetinmeyi bilen biriyseniz .
(Bu taşı buradan eski bir arkadaşıma gönderiyorum.
Küçük bir şey ama yetinmeyi bilirsen ...)


Canım birden çizgi film izlemek de istedi.
Hani Obelix'in Menhir taşına kurdele bağlayıp sevdiği kıza hediye ettiği bölümü.
Ama çalışmam gerekiyor.

Posted in , , , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.