Yaşasın Yaz Geldi

Öğrencilik hayatı ne kadar güzeldi.
Özellikle de lise yılları.
Eskiden büyükler hep "ne kadar şanslısınız,gençliğinizin kıymetini bilin."
derlerdi.
Zaman geçtikçe anlıyorum bu sözün anlamını.
Henüz çok yaşlanmamış olsam da 
lise yıllarımı özlüyorum.
Özellikle kaygısız geçen zamanları.
Yaz mevsimi geldiğinde " tatil " fikri benim için yeterliydi.
Okula gitmek yok.
Yaşasın.
Şimdi ise tatil denen şey planlayarak,bütçe ayırarak...vs 
geçen ve zor bulunan bir zaman.
Yaz dediğimiz şey sorumluluk sahibi insanlar için diğer zamanlardan hiç de farklı değil.
Tek fark sıcak.
Dolayısı ile hafif kıyafetler giyip üşümüyoruz.
Benim için yazın en sevdiğim tarafı da bu.
Bu gün geçen ay H&M 'den aldığım bir bluzu giyeceğim.


Yazın ter kokmak istemem.
Yanıma eşantiyon boy parfümlerden alacağım.


Bu yazın en popüler yeni parfümü 
Giorgio Armani den Si.
Bir deneyelim bakalım.


Zarfı açtım.
Armani hedef kitlesi için zarif bir sunum hazırlamış.
Zarftan çıkan minik karton üzerin Cate Blanchett'in birbirinden güzel resimleriyle birlikte
deneme boyu parfümümüz bulunuyor.
Hadi açalım.
Hımm.
Benim için hiç de odunsu değil.
Baharat ve çiçek kokularının hoş bir karışımı.
Odunsu koku daha geriden hissediliyor.
Kesinlikle al benisi olan bir parfüm.
Bu gün bunu kullanacağım.
Ancak farklılık katacak bir şeylere daha ihtiyacım var.
Sanırım ojelerimi yenileyerek bunu yapabilirim.


Geçen seneden beri kullandığım Essie ojemi
Golden Rose'un ışıltılı ojesi ile birleştirmek istiyorum.
Bakalım sonuç nasıl olacak.


İşte böyle.
Ufak tefek değişiklik yapmak hoş oldu.
Hazırım.
Günün kalanında yılmadan yorulmadan çalışmak için hazırım.
Yaz  mı, sıcak mı,tatil mi?
A-ah !
Ne ki o?

Posted in , |

Güne Başlarken

Her gün ve her mevsimde güne güzel başlamanın formülü aynı.
Güzellik için tek ve en önemli ipucum sağlıklı olmak.
Geçerli fikir şu .
"Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur."
Sırası zaman zaman değişmekle birlikte sabah 
erkenden kalkıp 
spor yapıp kahvaltı edebilir ya da kahvaltı edip spor yapabilirim.
Açıkçası sırası kişiden kişiye ve günden güne değişen bir durum bu.
Uzmanların şöyle olmalı böyle olmalı açıklamalarına
kulaklarımı kapatıp sadece yapıyorum.
Bu gün ilk olarak spor ile başlayacağım.


En basit spor ;
açık havada yapılan bir yürüyüş.
(Hele yürümek için park edilmemiş boş bir kaldırım bulabilirsem benden mutlusu yok.)
(Bazen kaldırımda yürürken arkamdan bir araba ya da motosiklet zart diye korna çalıyor.)
(İstanbul'da kaldırımda ezilme tehlikesi atlatmışlığım çoktur.)
:)
Kazasız belasız eve ulaşıp kahvaltı etmişliğimde.
Kahvaltıdan önce duş yapıp terimden kurtulsam iyi olur.
Bu gün duşta yeni bir ürün kullanacağım.
Lush'tan Buffy.


Daha önce de Lush'ın body butter'larından birini kullanmıştım.
Ve suyla birleştiğindeki kokusunu unutamıyorum.
Umarım bu ürün beni daha çok mutlu eder.
İçinde badem çekirdeği taneleri ile pirinç varmış.
Ayrıca shea ,limon ve kakao yağları da bulunuyor.
Özellikle gün boyu üzerinde oturduğuz bölge için tavsiye ediliyor.
Sıkılaştırıcı,nemlendirici özelliklerinden bahsediliyor.
Limon yağı sıkılaştırıcı etki ediyormuş.
Yağlarla nemlendiriyor ve taneciklerle peeling yapıyor.
Güzel bir kokusu var.


Duştan sonra Buffy'nin bende bıraktığı etki şöyle.
Ürün su ile birleşince de güzel kokmaya devam etti.
Cildimi yağlandırarak nemlendirdi.
Ama yumuşacık bir tenim oldu.
Özellikle de vaat edilen bölgeyi pürüzsüzleştirdi.
Hiçbir hayal kırıklığım yok.
Çok sevdim.
Tekrar almak isteyebileceğim bir ürün Buffy.


Dış yüzeyden gevşedim ve rahatladım.
Şimdi sıra içten rahatlatmakta.
Ve beslemekte.
Bir çay harika olur.


Kahvaltıda papatya çayı ve meyve salatası var.
Gün güzel başladı umarım sonrası da güzel geçer.

Posted in , , |

Günlerden Elma.

Bu gün benim için günlerden elma gerçekten de.
Bir süredir çarşı pazar gezmiyordum.
Bu gün çok sevdiğim taze meyve sebzeyi seçmek üzere çıktım işte.
Ve en sevdiğim meyve ise kesinlikle elma.


Ne rengi ne biçimi ne de ne olduğu hiç fark etmiyor.
Elmanın hayranıyım.
Diğer bütün meyveler içinde en anlamlısı ve en faydalısı.
Elma işte.
Başka nasıl anlatsam...
Apple.
:)
Hazır çıkmışken bir Apple Store'a da uğradım.
Hasarlı olan kulaklığımı değiştirmek için 
(çünkü Tchibodan ucuza aldığım kulaklığım yaklaşık bir sene sonra
ses kalitesini kaybetmeye başladı.
Cızır,cızır,cızır.)
Bir süredir farklı alternatiflere bakıyordum.
Tüm satıcılar bana Philips'i tavsiye edip Apple'dan daha iyi diyorlardı.
Almadım.
Çünkü ben bir elma severim.
İyi ki de almamışım.
Çünkü bu aldığım kulaklık ses kalitesi olarak Apple'ın eski kulaklığından da Tchibo kulaklığından da çok çok iyi.


Bana önerilen her markadan iyi.
En ufak bir titreşimi bile kaçırmıyor.


Bu da kullanmak istemediğimiz zamanlar sağlıklı bir şekilde saklayabileceğimiz küçük ambalajı.
Her detayı düşünerek özenle hazırlamışlar bizler için.
Elma işte.
Fazlasını söylemeye gerek var mı.
Apple.
:)

Posted in , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.