Bahar Geldi Hoşgeldi

Yaşam devam ediyor.
Her ne kadar bulunduğum bazı yerlerde televizyona denk gelirsem 
(normal hayatımda yer alan bir alet değil)
programlarda
 birilerinin insanların yaşamaya korktuğunu söylüyor olmasına rağmen benim gözlemlediğim korkan eden yok.
Hayat aynı seyrinde devam ediyor.
Bu normal seyrinde ben de ameliyat ertesinde fazla zaman kaybetmeden yapmam gereken işleri yoluna koymaya ve yavaş yavaş halletmeye çalışmaya devam edeceğim.
Yeni bir haftaya kışın ağırlığından kış vitaminleri ile kurtulup bahara taze bir 
başlangıç yaparak başlıyorum.


Kış sezonu sonunda indirimden  aldığım bana kışı anımsatan kasemin içindeki kış meyveleri
ile kışa veda ediyorum.
Artık havalar belirgin bir şekilde ısındı.


Bu gün yapacağım şey yeni ay için çalışmak.
Ara sıra dalga geçmek istesem de buna vaktim yok.
Dinlenme zamanı bitti.
Şimdi çalışma zamanı.
Dediğim gibi hayat devam ediyor.


Son dinlenme molamın tamamını evde geçirecek değilim.
Elbette bu güzel bahar günlerinde dışarı çıkacak,
uzun ve güzel bir yürüyüş yapacak ve mevsimin en güzel çiçeklerine evimde yer açacağım.
Evde taze çiçekler olması beni baharın geldiğine hızla ikna ediyor.
İçimi hep gelecek güzel günlere dair umut,neşe ve inanmışlık kaplıyor.
Hiçbir şey , hiçbir zaman , hiçbir şeyin sonu değil.

Posted in |

İki Ufak Yardımcı

Nisan ayının ilk haftasında göz ameliyatım sonrası normal hayatıma 
dönüşüm çok kolay oldu.
Etrafımdaki kişiler göz ameliyatı olduğumu gözlerimin ıslak ve biraz şiş olması dışında anlamadılar.
Morluklarımsa görünmüyordu.
Hala göz çevremden dışarı doğru ince bir hat şeklinde morluklarım var.


Aynı şu resmin solundaki gibi.
Ama gün içinde resmin sağındaki gibi görünüyorum.
Tahmin edebileceğiniz gibi kozmetiklerden destek alıyorum.


Oldukça yoğun bir kapatıcıyı göz çevremi zorlamadan ve çok az uygulayarak dağıtıyorum.
Yara izleri ve cilt kusurlarını saklamak için kullanabileceğim kapatıcıyı
Physicians Formula 'dan seçtim.
İsmi Concealer Twins.
Yeşil ve kırmızı renkli iki kapatıcıdan oluşuyor.
Yeşil kısmı kırmızılıklar ve yara izleri için ve sarı kısmı ise cilt kusurlarını gizlemek için .
Oldukça yoğun bir yapısı var.


Kremsi ve sürüp dağıtması oldukça kolay.
Ben göz çevresine uygulama yapıyor olmama rağmen ameliyatlı olduğum için göze çok yakın kısımlara denk getirmeden sadece ameliyattan kaynaklanan morumsu kırmızımsı rengi dengelemek için önce yeşil tarafını çok az olarak tampon hareketlerle göz çevreme oturtup sonra ten rengini
uyguluyorum.
Şişliklerim içinse her sabah ve her akşam uygulamalar arasında buzdolabında beklettiğim soğuk bir jel gözlük kullanıyorum.
Başka herhangi bir kimyasal ürün kullanmadan ameliyat sonrası göz çevremde oluşan problemleri 
çözdüm.
Bu dönemde çok fazla kozmetik ürün kullanmayı düşünmüyorum.
Zahmetli bir süreçten geçtim ve sağlık benim için güzellikten daha önemli.
Aslında doktorumun böyle bir talebi yok.
Yani makyaja ya da kimyasal kozmetik ürünlerine yasak yok.
Bu sadece benim tercihim.
Her şeyin çok azı ile yetinmeyi tercih ediyorum.
Bu kapatıcının da çok azı benim için yeterli oluyor.

Posted in , |

Gözyaşı Kanalı - Tüp Ameliyatı

Mart ayını gözlerimde meydana gelen sıkıntılarla bitirdim.
Uzun süredir devam eden bir göz sorunum benim için artık gittikçe kötüleşen bir probleme dönüştüğünde ameliyatın kaçınılmaz olduğuna ikna oldum ve nisan ayına başlayışım 
hasta hanede oldu.
Bir göz ameliyatı oldum.
Sorunum sosyal yaşamda beni hep açıklama yapmak zorunda bırakan göz yaşlarımla ilgiliydi.


Kendimi bildim bileli bana tüm kozmetik dükkanlarında göz altı pullanmam için krem satmaya çalışılır bense problemimim göz ile ilgili olduğunu gördükleri şeyin kuruyan göz yaşım olduğuna onları bir türlü ikna edemezdim.
İşini iyi bilen satıcılar benim de beni onlardan iyi bildiğime inanmazlardı.
Alışverişimde burnumdan gelirdi.
Ben bu durumun bir hastalık olduğunu ve büyük sorunlara sebep olabileceğini bilmiyordum.
Taa ki gözlerim enfeksiyon kapıncaya kadar.
Enfeksiyonum tedavi edildi ve göz yaşı problemimin düzelmediği anlaşılınca 
benim ameliyatımı yapan doktorla tanışmama kadar uzanan sürecim başlamış oldu.
Meğerse göz yaşı kanal tıkanıklığı olarak bilinen bir hastalığım varmış.
Bu hastalık doğuştan olduğu gibi sonradan da gelişebiliyormuş.
Kadınlar arasında daha çok yaygınmış.
Ben öykümü anlattığımda bunun doğuştan olabileceğini anladık.
Doktorum kısmi bir tıkanıklığım olduğunu söyledi.
Ve daha fazla gecikmeden bir ameliyatla ,gözlerime yerleştirecekleri tüplerle bu tıkanıklığın açabileceği açıklandı.


Ameliyatın mantığı basitti.
Alt ve üst göz kapaklarının göz bebeğine yakın kısımlarında yer alan alt punktum ve üst punktum denilen iki delik düzgün çalışmıyordu.
Göz yaşı bezinden salgılanan göz yaşı salgısı gözde kullanıldıktan sonra bu deliklerden burun içine akmayarak göz yaşı kanalına ulaşamadan göz ile burun arasındaki göz yaşı kesesinden taşıp dışarı akıyordu.
Bu yüzden alt ve üst punktuma yerleştirilecek iki ortası delikli plak yardımı ile dar olan punktumlar genişletilerek göz yaşının buruna akışı için uygun ortam sağlanacaktı.
Bu plaklar yaklaşık 2-6 ay arası göz içinde kalacak ve sonra yine hekim tarafından çıkartılacaktı.
Bu beni uzun vadede ilerde oluşabilecek zorlu bir ameliyattan kurtaracak ve hiç bir kesi yapılmadan 
hemen hayatıma dönebilecektim.
Üstelik bu ameliyat her hasta için uygun değildi ve ben şanslıydım.
Ameliyatı kabul ettim.
Ve süreç çok hızlı gelişti.
Hasta haneye yatışım ve çıkışım yarım gün kadar sürdü.
Dışarıdan yada içeriden herhangi bir kesi yapılmamasına rağmen genel anestezi ile ameliyat oldum.
Ameliyat yaklaşık bir saat kadar sürmüş.
Ayılmam ise biraz daha uzun sürmüş.
Ayılmadan önce bir süre kan kustuğumu söylediler.
Tabii ben bunları pek hatırlamıyorum.
Kendime geldiğimde ilk hissettiğim  şiş yüzünden gözümü açamayışım oldu.
Anestezinin etkisi ile bir süre gözümde bandaj olduğunu zannettim.
Boğazıma yerleştirilen alet yüzünden boğazımda müthiş bir ağrı vardı.


İki kapağa birden yerleştirilen plaklar yüzünden gözlerimde batma hissi vardı.
Burnuma yerleştirilen tüp yüzündense nefesimin düzeldiğini hissettim.
Hasta haneden ayrılmadan önce doktorum beni kontrole geldi ve kullanmam gereken ilaçlarla 
ameliyat sonrası olabilecekler konusunda beni bilgilendirdi.
İki gün boyunca ağzımdan ve burnumdan kan gelebileceğini korkmamam gerektiğini söyledi.
Gözlerimin bir süre daha akmaya devam edeceğini sonra kademeli bir şekilde iyileşme olacağını anlattı.
Eve geldiğimde hala sersem gibiydim.
Boğazım kan içindeydi.
İki gün boyunca söylediği şekilde kanlı akıntılarım oldu.
Ama ağrım olmadı.
Ertesi günse hemen normal hayatıma döndüm.
Gözlerim de yerleştirilen plaklara hemen alıştı.
Estetik olaraksa her ameliyat gibi biraz şişlik ve morluklarım oldu.
Ama bunlar çok yoğun ve şiddetli değiller.
Burnuma yerleştirilen tüple ilişkimse zaman zaman hapşırtması dışında çok iyi.
Hatta zaman zaman burnundan göz yaşı sıvısının aktığını görüp bu halime çok seviniyorum.
Daha yeni ameliyat olmuş olmama rağmen düzelmeyi çok hızlı gözlemleyebiliyorum.
İyi ki fazla vakit kaybetmeden bu ameliyatı oldum.
Mutluyum.
("Maşallah" dedim, nazar değmesin.)

Posted in |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.