Kedimin Öğrettikleri

Kedimi kurtaramadım.
Kedi gençlik hastalığı yada kedi genç hastalığından.
Pek çok kedi severin  yaşadığı bir tecrübe olmalı.
Benim bu işteki tecrübem:
 1-Aşı tek başına yeterli değil
ama yetersiz de değil.
Yavrunuz başka hasta kedilerden dışkı ya da pire yolu ile bu hastalığı alabiliyor.
2-Ani mevsim değişiklikleri farklı hastalıkların oluşmasına sebep olabiliyor.
3-Evde ya da nerede bakıyorsanız kedinizin yaşam şartlarının çok iyi olması lazım.
Yattığı yer,mama kapları kişisel eşyaları sadece kendisine ait ve her zaman dezenfekte edilmiş olmalı.
(Sadece yıkamak yetmiyormuş.)
4-Kediniz iki aylıkken ilk aşısı yapılmalı.
5-Eğer hasta bir kediniz varsa o odasında yokken odasını havalandırın ve dezenfekte edin.
(Aynı kendim gibi düşünerek bunu yaptım.)
6-İlginizi eksik etmeyin ,o bir şeylerin yolunda olmadığını bilse bile siz sanki her şey düzelecekmiş gibi onu motive edin.
Her zaman nasıl konuşuyorsanız yine öyle konuşun.
Gözlerinin içine bakın,gülümseyin,ona olanları,olacakları anlatın.
Her zaman yanında olduğunuzu hissetsin.
7-Çok halsiz ve acılar içinde olacak bu yüzden onu zorlamayın.
8-İnsan ilacı içirmeyin ki zaten içmeyecektir.
9-En ufak sorun hissettiğinizde sonra veterinere götürürüm demeyin.
Hemen götürün .
Çünkü nesi olduğunu bilmiyorsunuz.
Her dakika önemli olabilir.
10-Kedinizle ilgili zorlandığınız noktada veterinerinizden tavsiye alın.
11-Veterinerinizin uzmanlık belgesine bakmak isteyin.
Laboratuvarı olduğundan emin olun.
Hayvanlarınızı bilmediğiniz yerlere teslim etmeyin.
(Adı bir spor kulübüne verilmiş bir belediyenin hayvanları öldürdüğünü o semtte yaşayan bir amca kendi tecrübelerine dayanarak oldukça üzgün anlattı.)
12-İnsanlarla konuşun ya da tecrübelerle ilgili siteleri okuyun.
Ama bunları yapmaya ancak uzmanınızla konuşarak karar verin.
(Mesela kedinin ilacını patisine dökmek gibi yararsız uygulamalara gülüp geçin.
Tecrübe sonunda o kediye ne oldu bilmiyorsunuz.
Dostunuz test tahtası değil.
13-Kediniz hep evde yaşamıyorsa ve diğer hayvanlarla temas riski varsa eve gelince patilerini silin.
Pirelerini kontrol edin.
14-Ayakkabılarınızla eve girmeyin.
Ölümcül virüsleri siz de getirmiş olabilirsiniz.
Sokaktan giysilerimizle ya da ayakkabılarımızla eve taşıyor olabilirmişiz.
15-Kediniz sepete alışkın değilse ya da inatçıysa ve onu hemen veterinere götürmek için 
sepeti bir elinizle dik tutun diğer elinizle de kedinizi annesi gibi tutun.
Kediyi sepete koyup kapağı kapatın.
Çıkamıyorlar.
16-Ağır viral bir rahatsızlık geçiriyorsa vücudunun susuz kalmaması gerek.
(Ama ben onu hem zorlamamayı hem de kaybettiği miktarı yerine koymayı beceremedim.
Becerebilseydim kıymamış olacaktım.
Kendimi onun yerine koydum.
Acı vermek istemedim.
O an kendimi çok çaresiz hissettiğim bir andı.
Yanındayım uğraşıyorum ama olmuyor.
Zorlamadan ikna etmeye çalışıyorum ve o da deniyor ama olmuyor.
Veterineri kızımın kalp krizi geçirdiğini söyledi.
Burada pek çok keşke cümlesi kurulabilir.
Ama ölümün önüne geçemedim.
17-Bilmediklerimden ya da bana öğretilenlere inandığım için kendime kızıyorum.
Veterinerlerin bazıları gerçekten bu işi hayvanlar için yapıyor.
Bazıları ise yapmış olmak için.
O yüzden bir veteriner size şunu yapın dediğinde mutlaka bir başka veterinere de danışın.
-
İster adı kedi gençlik hastalığı ister genç kedi hastalığı olsun.
Her hastalık onlar için çok tehlikeli.
Sürekli risk altındalar.
Eğer hayvan besliyorsanız ya yaptığınızı tam yapın ya da hiç yapmayın.
Eğer vicdansız değilseniz sonra çok üzüleceğinizi ve yapamadıklarınızdan pişmanlık duyacağınızı söyleyebilirim.
Bu tüm canlılar için geçerli.
Çünkü söz konusu yaşam ve ölümse can taşıyan hiç bir şeyin diğerinden bir farkı yok.
Bizlerin hala inatla anlamamayı tercih ettiği şey şu :
yaşayanlara yaşarken maksimum değer vermek gerekiyor.
O değeri de karşımızdaki hissetmeli.
Yoksa " çok değerliydi çok seviyordum." demenin hiç kimseye bir faydası yok.
Geçmiş olsun.
Yaptıklarımızdan da yapamadıklarımızdan da sorumluyuz.

Hayat

Hayattaki öncelikler nasıl değişir.
Yapılan tüm planlar nasıl raflara kaldırılır.
O rafları bile nasıl bambaşka şeyler işgal eder ve siz bu işgale severek,gönüllü razı olursunuz.
Hayatınıza giren yeni bir canlı bunu yapabilir.
Yaklaşık olarak yazdan beri bir anne kedi ve 5 yavrusuna bakıyorum.
Anneyi geçen yazdan daha evvelinde tanıdım.
Yani anneye daha önceden de bakıyordum.
Çok pireli ,kendine insanları yaklaştırmayan aşırı koruyucu
küçük bir hanımdı.
İşte bu anne bu sene iki kez doğurdu.
İlk yavruları yaşamadı.
Tekrar yavrulayınca bu beş yavruyu uzunca bir süre bırakamadı.
Hatta sütten kesti,terk etti ve vazgeçip geri döndü.
Bu süre zarfında (yani aylarca )küçük kediler annelerinde hiç ayrılmadılar.
Mama vermek için yanlarına yaklaştığımda bile benden ürkecek kadar korkaklardı.
(Sadece biri gayet sokulgan ,öğrenmeye açık ve sosyal bir kedi.)
Kış gelip de 2. defa kar yağıncaya kadar anne yavruları ile beraberdi.
Hatta bu kez yavruları bırakamayacak diye düşünmeye başlamıştık ki 5 yavru bir anda annesiz kalıverdiler.
Bir süre birlikte gayet iyi idare ettik.
Daha önce bu kadar minik kediye hiç bakmamıştım ve kedi bakımı hakkında hiçbir şey bilmiyordum.
Hala da tam bildiğim söylenemez.
Taa ki beş kedi birer  birer ortadan kaybolup sadece ikisi kalana dek.
Bence onlar özgür kedilerdi ve istediklerinde yuvayı terk edip sonra dönebilirlerdi.
En son sefer döndüklerinde uzunca bir süre yuvadan çıkmak bile istemediler.
Yemekten kesildiler.
Halsiz ve aşırı sakin oldular.
Üçü o günden  bir kaç gün sonra kayboldular.
Beni terk ettiler.
Onlara bakamadım diye üzülürken geri kalanlardan biri de iyice hastalandı.
Üşüttüğünü düşünerek veterinere götürdüm.
Viral bir hastalık kapmış ve bu viral hastalık kediler arasında çok yaygınmış.
Ve pek çok başka hastalığa sebep olup kedilerde yeni hastalıklara da sebep olabiliyormuş.
Bizim şansımız hemen veterinere gitmek olmuş.
Uzunca bir süre sürecek olan tedavi sürecimiz başladı.
Başlayalı 2 gün oldu ve çok ağır seyrediyor.
Ancak kızımda bende son derece mücadeleciyiz.
Onu yeniden sağlığına kavuşturmak şu andaki tek önceliğim.
Tek gayem.
Çünkü yeniden birlikte oynamak istiyorum.
Onun yeniden neşelendiğini ve keyifle yaşadığını görmek istiyorum.
Bunun için sürekli internette hastalığın gelişimi hakkında araştırma yapıyorum.
Öğrendiğim her şeyi veterinere danışıyorum.
Şansım var ki kedileri olan ve onlara özel bir ilgisi olduğunu söyleyen birini buldum.
Üç veterinerle görüştüm ama sadece birine kızımı emanet edebiliyorum.
(Umarım kızımı doğru kişiye emanet ediyorumdur.)
Gündüzleri veterinerde yoğun bakımda kalıyor.
Geceleri benimle.
Bazen veterinerde benle olduğundan daha rahat olduğunu düşünüyorum.
Çünkü geceleri bile her saat başı kalkıp onu kontrol ediyorum.
Bazen de saçma sapan şeyler anlatıyorum ona.
Kedi kumunun içinde uyuduğu ve yüzü gözü kum olduğunda o rahat bile olsa
uyandırıyorum onu.
Yüzünü temizliyorum.
Ortamı temizliyorum.
Sonra yine aynı.
Küçük çocuk bakmak bile daha kolay.
Ona da baktım.
Çocuk daha kolay inanın.
Ama ortak bir noktaları var.
İkisi de dertlerini anlatamıyor.
Kediler kendi kendilerini temizleme yeterlilikleri olduğu için bir başkasının 
onları temizlemesinden hoşlanmıyorlar sanırım.
O hoşlansa da hoşlanmasa da bunu yapacağım.
Çünkü asıl tedavinin tamamlanması için en az sekiz gün beklemeliyiz.
Sekiz gün içinde kötüleşmezse (umarım kötüleşmez)
yan tedavileri tamamlayıp asıl ilacı verilecek .
Ondan sonraki süreci tam olarak bilmiyorum.
Umarım öğrenirim.
_
2015 yazından  beri ülkede olan ne varsa her şeyi bana unutturan bir varlık.
Tek dostum,tek avuntum,tek neşem .
4 ayağa ve bir kuyruğa sahip gerçek bir insan.

Eski Yeniler Yeni Eskiler -2

Yeni bir aya 
her zaman kullandığım bazı  ürünleri yenileyerek başlıyorum.


Bunlar Sally Hansen Salon Manicure Dry & Go Drops ,
Kiehl's Midnight Recovery Eye ile Mentos nane şekeri.
Bu ürünler uzunca bir zamandır elimin altında yokluğunu hemen hissettiğim ürünler.
Geçmişten edindiğim tecrübelerim bana bazı temel öğelerden vazgeçememem gerektiğin öğretti.
Kısa bir süre için göz çevresi kremimi kullanmayı bıraktım ve sorunlarım 
yeniden baş göstermeye başladı.
Doğrusunu yapmak varken ne için geleceğimden vazgeçeyim ki.
Gelecekte de geçmişte olduğu gibi göz altı morluklarını yok eden bu kremi kullanmaya devam edeceğim.
Çünkü düzenli kullanıldığında gerçekten işe yarıyor.
Bundan sonra keyfi hareket etmek yok.


Ojeleri hızlı kuruyanlardan seçiyor olmama rağmen oje kurutucu olmadan 
en olumlu etkiyi elde edemediğimi hissediyorum.


Özellikle de french manicure yaparken.
Bu arada sene sonunda almış olduğum flormar hızlı kuruyan ojeler bu iş için en uygun ürünmüş.
Tam beklediğim performansı sundu.


Hazır manikürümü yapmışken bir de krem sürmezsem olmaz.
Bunun için yeni yıl hediyelerimden Leafy & Lovely 'i kullanmaya başladım.

Posted in |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.