Şehirde ve neredeyse her yer betonlaşırken en çok çiçek açan ağaçları özlüyorum.
Alışveriş merkezleri,residance'lar,yol yapım çalışmaları,toz,pislik...
tüm bunlar arasında betonlaşmaya maruz kalmamış bir alan bulabilirsek
baharın geldiğini anlıyoruz.
Bu kadar hızla betonlaştırmayı anlamıyorum.
Yıkıp yıkıp yeniden yapmayı,sürekli bir inşaat hali ile yaşamayı...
Çok az yeşil alanımız var.
Ve oksijenimizi büyük bir hızla tüketiyorlar.
Şehirlere havayı temizleyecek,yağmuru sağlayacak ağaçlık araziler,ormanlar vs lazım değil mi?
Bir çok ülkelerde parklar,ormanlar,botanik bahçeleri vs cazibe mekanlarıyken;
İstanbul hızla bu konuda fakirleşiyor.
Eğer bu ağacı göremeseydim aldığım bir yüzüğe bakıp bakıp
bahar geldi herhalde diyecektim.
"Bu çiçekle bize bahar geldi diyorlar hııımmm."
İyice salağa bağladım.
Sanırım bu hızla yeşili biz ancak tabakta göreceğiz.
Gelecek nesillere ne bırakacağız?





