3.Gün

Bu gün tatilimin 3. günü.
Bu gün arkadaşımın ailesi bayram için dönüyor.
Yarın şeker bayramının 1. günü.
Ben de bayramı ailemle geçirmek üzere yola çıkacağım.
Yani bu gün aynı zamanda tatilimin son günü.
Herkes bayramda tatile çıkar bense geri dönüyorum.
Annem bana her işin acayiptir diyor.
Haklı .
Ama bana olması gereken buymuş gibi geliyor.
En azından ben çocukken öyleydi.
Tüm akrabalar en azından bayram dolayısı ile görüşmüş olurlardı.
Büyük sofralar kurulurdu.
Nerede eski bayramlar demek için çok genç olsam da...
yine de bence doğrusu bu.
Neyse efendim.
Tatilimin son gününe gelelim.
Bu gün yepyeni bir giysi giyeceğim.
Uzun batikli ve işlemeli bir elbise.
Aslında hem elbise hem de etek.
Kullanışlı bir  giysi yani.
Günün ilk  kısmını havuz başında geçireceğiz.
Hazırlanmalıyım.


Elbise,havlu,şapka,gözlük,güneş yağı ve okunacak dergi,kitap...vs.
Çok fazla malzeme gerekmiyor.
Her şeyi güzelce hazırlayıp bir kenara bırakıyoruz.
İlk işimiz durgun suyu hareketlendirmek.


Bu iş bitince biraz kurumak gerek.
Bu kuruma arası bir şeyler okuma arası.
Bu aralarda kitabımı bitirmeye çalışıyorum.


Hiç zorlanmıyorum.
Kitabın yazarı Aziz Nesin olunca ;
hem gülüyor hem de düşünüyorum.
Bu zaman çok keyifli geçiyor.
Günün ilk yarısı tamamladığında öğle sıcağında güneş altında kalmamak için eve geçiyoruz.
Duş ve yemek saati.
Artık yemek yapıyoruz.
Bu gün için yemeğimiz mücver ve salata.


Anneciğimin tarifi ile yaptım.
Ellerime sağlık.
Akşam üzeri arkadaşımın ailesini karşılamaya gideceğiz ya
arkadaşım
"Biraz temizlik yapsak iyi olur." dedi.
Sorun değil.
Yeterince tembellik ettik nasılsa
biraz da yorulmak lazım.
Dağıttığımız kadarını topladık,kirlettiğimiz kadarını temizledik.
Bu arada saat 16.00 olmuş bile.
Tekrar hazırlanıp yarım saat içerisinde çıktık.
İki kız bunu nasıl başardık biz de şaşırdık.
Bir de kadınlar geç hazırlanır derler.
Neyse ki buluşacağımız yer çok yakın.
Öyle de güzel bir yermiş ki.
Çiçekler içinde;cennet sanki.


Her yer çiçek,ot,ağaç,bağ,bostan.
Bayıldım buraya.
Ağaçlara salıncak kurmuşlar,
hamak bağlamışlar.
Tam turistik köy yeri.
Bir tarafta taş fırında yemekler pişiyor.
Bir tarafta ateş yanıyor kazanla mısır pişiyor.
Geç kızlar oğlanlar çay servisi yapıyor.


Çay da çay yani.
Hani tavşan kanı derler ya öyle.
Burayı görünce dönmek fikri bana hiç güzel gelmedi.
Bence ailemi buraya çağırmalıyım.
Tabii arkadaşımın evine olmaz.
Bu fikri iyice bir düşünelim.
Konuşalım.
Belli mi olur.
Belki her şey daha da güzel olur.

Posted in , . Bookmark the permalink. RSS feed for this post.
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.