Temmuz ayının sonuna yaklaşırken
bu ayın da diğer aylar gibi planladığım şekilde sonuçlandığını söyleyemeyeceğim.
Haziran ayında ertelediğim kişisel işlerimi bu ay bitirmeyi planlamıştım.
En kötü ihtimalle en azından başlamayı.
Evet başladım ama bu ay da diğer aylarda olduğu gibi bitiremedim.
Aslında her şey yolunda gitse maksimum 1 hafta-10 günde bitebilecek olan bu işler
gelip giden ustaların işlerinde usta olmadan ustalık yakıştırması ile işlerini yapmaya çalışıyor olmaları yüzünden
(ya da başka bir sebepten)
bitmiyor.
Neden
basit olan işleri büyütüp büyütüp büyük sorunlara sebep olmaya çalıştıklarını anlamadığım için bulabildiğim en masum açıklamayı yapmaya çalışıyorum.
Çünkü
ülkemin insanının iş ahlakı ve namusuna sahip olduğuna
inanmak istiyorum.
Nadir de olsa bu özelliklere sahip insanlar olmalı.
Herkes bana rastlayanlar gibi değildir heralde.
Umarım.
Bir gün sorunsuz şekilde işlerimin bittiğini görürüm.
Bu ay çalışan ustaların hatalarını düzeltmeye uğraşarak geçti.
En son gelip çalışan usta(!)nın çıkardığı iş o kadar kötüydü ki
iş bilmeyen ve usta olmayan ben ; ne kadar uğraştıysam da
ancak
çok ufak bir değişiklik yaratabildim.
Selülit problemi gibi düşünelim.
Duvarlarımdaki selülit sorununu 4. dereceden 3.ye,
yer yer de 2. dereceye kadar getirebildim.
Alttaki işçilik o kadar kötü ki ancak bu kadar başarılı olabildim.
Ne diyebilirim ki denize düştüm diye yılana sarıldım.
Paramı bu iş için boşa harcadım.
Haram olsun.
Ama oldu bir kere.
Babam pek beğenmedi.
"Duvarın yarısı sıvalı yarısı yarım sıvalı olmaz böyle." dedi.
Haklı ; ne de olsa gelip giden ustalar kadar usta değilim.
Bu kez işçiliğinden memnun olduğunu söyleyerek
bize gelen ustanın kalfasını aradı.
Olanları bir bir anlattı.
Anlaştılar.
"Gelir hallederim." dedi.
Randevu verdi.
Malzemeleri aldık.
Bekledik.
Gelmedi.
Aradık.
Dönmedi.
Yani iş yine bitmedi.
Sanırım hiç bitmeyecek.
Efsane olacak.
Nesilden nesile aktarılacak.
:(



