Sayfamın ikinci yılı bu gün tamamlandı.
2013-2014 de bakalım neler olmuş.
Dört mevsime bir göz atalım.
Sonbahar.
Adı sonbahar.
Artık mevsim geçişleri hiç hissedilmiyor.
Sanki iki mevsim varmış gibi.
Eylül ayı yaz gibi ılıman geçti.
Ekim ayı ortasına dek ılıman hava devam etti.
Hatta ekim ayında bayramlık olarak kendime ince bir
gömlek satın aldım.
İkea'nın yeni kataloğu evlere dağıtıldı.
Kasım ayında ilk yağmurlar ve soğuklar başladı.
Sabah kahvaltılarıma taze yaban mersini eklemeye başladım.
Kış.
Havalar serinledi ama kış çok soğuk geçmedi.
Hava genel olarak bulutluydu ama ne doğru dürüst yağmur ne de kar yağmadı.
Aralık sonuna dek ince bir palto ile gezdim.
Yılbaşı için ekonomik tercihler yapmaya çalıştım.
Yine yılbaşı süslerimi kendim yaptım.
Benim için hem ekonomik hem de keyifli oldu.
Kış boyunca sağlığıma yatırım yaptığımdan şubat sonuna dek
harcamalarımı minimumda tutmaya çalıştım.
İlkbahar.
Harcamaları minimumda tutmayı sevdim.
Küçük şeyler mutlu olmam için yeterliydi.
Uzun süredir aldığım en büyük parça yeni yatak takımlarım oldu.
Daha çok öğrenmeye başladım.
İlkbahar kararsız bir hava ile geçti.
Bazı günler çok sıcaktı.
Sanki yaz erken gelecek gibiydi.
Çiçekler açtı.
Tam içimiz ısınmışken gelen soğuk hava bazı yerlerde ekinlerin yok olmasına sebep oldu.
Çilek çıktı.
Gıda ürünleri çok pahalıydı.
Yaz.
Mevsim çok sıcak geçti.
Mevsim başında su sıkıntısı yaşayacağımız belliydi.
"Barajlar alarm veriyor."
dendi.
Daha sonrası şiddetli sıcaklarla beraber şiddetli yağışlarla devam etti.
Sıcaklarda serinlemek için bol sıvı içeren yiyecek ve içecekleri tercih ettim.
En rahat kıyafet şortlardı.
Tatilimi bayramda arkadaşımın yazlığında geçirdim.
Şehirde fırsat buldukça bahçelik ve yeşillik yerlere gitmeye çalıştım.
Yaz hala devam ediyor.
Yazılarım devam edecek...






