Koskoca yaz mevsimini halledilmesi gereken işlerle geçirdim.
Belli bir aşamaya kadar eriştim.
Ve çok yoruldum.
Artık başka bir maceraya girmeden evvel ( evimde de olsa) dinlenme
ihtiyacı içindeyim.
Olabildiğince hiç bir şey yapmamak benim dinlenme sürecim.
En azından ev ile ilgili böyle.
Başarabildiklerimle yetinerek her türlü planlamadan uzak durarak
bedenen ve zihnen rahatlama ihtiyacı içindeyim.
Sakin bir zaman dilimine ihtiyacım var.
Yaz mevsimi içinde olduğumu ve kendimi hırpalamaktan vazgeçip
zamanın güzelliklerini yaşamam gerektiğini unutmamam gerek.
İşte
bunun için tam da Ağustos gibi bir buket çiçek
evin atmosferini hemen değiştirmek için en iyi fikir.
Okumak her şeyden uzaklaşıp kafamı dağıtmak için
iyi bir yöntem.
Müzik de öyle.
Durup dinlenmemi ve sağlıklı düşünebilmemi sağlıyor.
Kendimi şımartmak bir diğer yöntemim.
Bir kızın kız gibi hissetmesi gerekir.
Bundan daha doğal ne olabilir ki.
Kendimi iyi hissetmek istediğim bu günde
kendimi de evimi de süsleyip püslemek de öyle.
Atmosfer önemli.
En çok kullandığım eşyalar kolay ulaşılabilir ve düzenli durmalı.
Bunca karmaşadan sonra düzenli olmak da bir diğer
ihtiyacım.
Ve elbette bir fincan kahve.
Kafeinin üzerimdeki olumlu etkisinden faydalanabileceğim
en klasik lezzet elbette ki Türk kahvesi.
Dünya üzerinde pek çok çeşitte kahveler var ve elbette her birinin yeri ayrıdır ama
hiç biri bu minicik fincanın lezzetini vermiyor.
Eğlenceli de .
Kişi kendi falına bakmazmış.
Bakar bakar.
Hele de fal bakmayı bilmiyorsa...
:)


