Hayata olana bitene bakıyorum da
halkın basit ve sırada yaşamında ufak tefek
günlük değişmeler ilerlemeler oluyorsa
bir tek Türkiye de o kadarcık ilerleme oluyor.
Gerisi eski tas eski hamam.
Bende de durum ufacık tefecik ilerleyişlerle sürüyor.
(Önemli günlerin anlamı ve önemi ise
malesef kişiden kişiye farklı olabiliyor.)
19 mayıs ve tatil.
Heeyyy.
Bayramımızı kutlamak için coşku içindeyim.
Kulağımız da ağrısa, boynumuz da tutulsa , minisküs de olsak ,
kasımız da yırtılsa , alçımız da olsa...
bugün meydanlar Atatürk ile dolacak.
Ama ben bu tatil günüme öncelikle etrafı toplayarak başlamalıyım.
Evde bulunduğum bu günde ilk işim eve biraz çeki düzen vermek.
Ortada dağınık duran ne varsa yerlerine yerleştirmeliyim.
Bu sene evi organize edebileceğim bazı eşyaları hazırladım ve çok işime yarıyorlar.
Mesela bu raf.
Gözlüklerimi koyuyorum buna .
Hem gözümün önünde duruyorlar hem de düzenliler.
Lazım olanı olmayanı aramadan rahatlıkla yerinde bulabiliyorum.
Bunun için işi bitenleri yerlerine yerleştirmeliyim.
Çantalarımı düzenlemek için hazırladığım malzeme de temelde aynı işlevi görüyor.
Her şey bir arada ve düzenli duruyor.
Açıkta gözümün önünde ve rahatlıkla seçebiliyorum.
Fazla yer de kaplamıyorlar.
Minik sandığımın amacı da bu.
Ortada ve dağınık duran malzemelerim artık sandığın içinde düzenli ve temiz şekilde korunabiliyor.
Ayrıca bütün bunlar kendi el emeğim olduğu için ihtiyaçlarıma da
tam olarak cevap veriyorlar.
Emek verdiğim her şey benim için paranın satın alabildiği her şeyden çok daha kıymetli.
Taktir edersiniz ki para ile hava atma tarzım yok.
İnsan sahip olmadığı şeyle hava atabilir mi?
Ancak kalitenin para ile hiç bir ilgisi olmadığını da biliyorum.
Ancak kalitenin para ile hiç bir ilgisi olmadığını da biliyorum.
İyi şeyler büyük paralarla inşa edilmek zorunda değil.
Eldeki imkanlar , çok çalışmak ,azim ve kararlılık beni hedefe götürüyor.
Ve tabii ki kendime okulların verdiğinden fazlasını vermek için kendimi eğitmekten asla vazgeçmiyorum.
Asla bir şeyin olması için çok geç değil.
Ve asla siz de "bunu ben mi yapacağım" demeyin.
Yapın.
Geç değil.
Deneyin.
İmkansızlıklarınız kaderiniz olmasın.
Sizden çalınmaya çalışılan ne varsa geri alın.
Atatürk'e bakın.
Çok zengin miydi?
Varlık içinde mi yüzüyordu ?
Çökmüş osmanlı içindeki yoksul Türk Halkına bakın.
Onu Türk milleti haline getiren şey neydi?
Cesaret ,Yüreklilik , Kararlılık , Azim , İman , Dürüstlük.
Yoktan var etmek de var ,var olanı yok etmek de.
Önemli olan ne yapmak istediğine karar vermek.
Tarih sizi bir kenara nasılsanız öylece not edecektir .
Bu gün kendi varlığıma not düşüyorum.
Bayrağımın birini evime astım.
Diğerini alıp çıkıyorum.
"Bağımsızlık karakterimdir." diyen
bu büyük önderi takip ediyorum.
Bu gün ve her gün.
Cesaretle , yüreklilikle , kararlılıkla ,
azim , iman ve dürüstlükle.
Atalarımın yaptığı gibi onların yolunu izleyerek.



