Yarım Güncük

Sayılı günler geçip giderken ben de ilkbaharın şu
 bir kaç sakin gününü
dışarıda normal insanlar gibi geçirecek bir fırsat yakalar yakalamaz 
kendimi sokaklara attım.
Her yerde reklamlar reklamlarda da tek bir şey zaten
(ki bazı reklam panoları kaçakmış bunu da yeni öğrendim.
Çakma gebelik testi diyorum ben onlara müspet gösteriyor ,
"tebrikler hamilesiniz ve en güzel kısmı da masraflar tüm vatandaşlara ait.")
Bunlara istesek de istemesek maruz kalıyoruz.
Bir de ninniler var müspeti bitiriyor menfiisi başlıyor.
Erken çıktığıma yine de mutluyum başka şeyler de gördüm.
Hava ısınmış ,tabiat canlanmış , herkes dışarılarda ,çiçekler açmış...
Günün en güzel saatleri koşturmaca içinde geçerken ufacık bir dinlenme fırsatının bile
ne kadar önemli olduğunu unutmak üzereydim.
Ve tabii buna çok fazla ihtiyaç duyuyor olmama rağmen.


Bu günün yarı günüm benim renkler ,kokular ,tatlar günüm olsun.
Bu günün kalanında telefonum uçuş modunda
(bir lüks)
saat görmek bile istemiyorum ve kulağımda da hoş ezgiler.


Renkler kısmı için mevsime uygun çok güzel bir buketim var.
Tatlar için evimim çok yakınında çok sevdiğim bir kahve dükkanına uğradım.
Ve en sevdiğim dergiyi de beynimi dışarının karmaşasından uzaklaştırmak için aldım.
Kafka okur okumak benim için tatile çıkmak gibi.
Ve içinde yine bir kaç hoş yazı buldum.
Biri okuyan insanlar ve dışarıdaki sesleri algılama biçimleri üzerineydi ki
bu  içinde bulunduğum zaman için ayrı bir anlam kazandı.


Diğeri bize armağan edilen en kıymetli şeyimizle ilgili.
Hayat.
Ömür , yaşam .
Bu benim uzunca bir süredir okuduğum en güzel yazıydı.
Çok teşekkür ederim.


Bir süre kahve içip takıldıktan sonra torbamın kalan kısımlarını da 
sevdiğim lezzetlerle doldurarak evime ulaştım.


Derginin çoğunu kafede okuduğumu itiraf ediyorum.
Sağlıklı atıştırmalıklar içinde ufak tefek çok da sağlıklı kabul edilmeyenleri eklediğimi de.
Ama artık her zaman yemiyorum ki onları .
Ara sıra.
Ama kahve her zaman.
Biz Türk milleti kahveyi seviyoruz.
Kahvesiz yapamayız.

Posted in , |

Sevdiğim Gibi

Nisan geldi bahar ayı ve ben baharlık yeni bir şeylere göz atmaktansa 
elimde henüz kullanmayı sevdiğim bazı giysileri elden geçiriyorum.
Size de öyle oluyor mu bilmiyorum.
Bazen bir giysiyi ya da takıyı parçalansa bile atmayı hiç istemiyorum.
Öyle zamanlarda onu elden geçirip kullanmaya devam etmek istiyorum.
Bu günkü alışverişimin bir parçası bir süredir moda olan yamalar.


Bu gün bu yamaları satın aldım.
Ve bunlarla şu yapay deriden pantolonumu tamir etmek istiyorum.
Bu pantolondan ayrılmaya henüz hazır değilim.
Görünümü çok güzel,çok rahat ve şu tuhaf materyal haricinde hiç bir yerinde sorun yok.
Hangisini kullansam mickey mause elini mi,harfi mi,gözü mü,
yes yazısını mı?
Kararımı daha sonra eskiyen bölümün şekline göre belirleyeceğim.


Bu gün aldığım diğer şey bir bilezik.
İddiasız ve basit.
"Sevdiğin gibi yaşa" diyor.
Hayırdır inşallah.
Benim için tasarlamış  olabilirler mi?


Diğer parçalar usb kablosu ve taşınabilir şarj aleti.
Böyle bir şarj aleti daha önce de aldım 
ve 
onu sadece bilgisayarım için kullanıyorum.
Yanımda bilgisayar taşımadığım ve 
küçük bir çanta ile çıktığım zamanlarda kullanmak için bunu aldım.
Kablo ise dolanmaları önlemek için 
küçük bir bant ile 
düzen sağlıyor.
Çanta içindeki gereksiz karışıklığı önlüyor.

Posted in , |

Nisan Biir

Nisan .
Malum ay.
Ne zaman sokağa çıksam kendimi baharın havasına kaptırmakta çok 
zorlanıyorum.
Başka ülkelerdeki sakin hayatlara çok özeniyorum.
Allahtan şey öncesi büyük bir mucize neticesi hiç olay olmuyor.
(Maşallah)
(Allahtan dedim bahsettiğim orijinal allah yani kul olanı değil)
Neyse efendim konumuz bu değil.
Hazır baharken ve mart ayının bir soğuk bir sıcak günleri geride kalmışken yavaş yavaş
bahar moduna girmeyi istiyorum ben de.


Güne kahvaltı ile başlıyorum.
Proteinden zengin dengeli bir kahvaltı ile güne başlıyorum.


Devamında yeniden spor yapmaya vücudumu alıştırmaya çalışıyorum.
Az da olsa bunu yapmaya çalışıyorum.
Hava tam olarak sıcak olmadığı için pek kullanamamış olduğum ısıtıcı jeli
 bu mevsimde
 spora çıkarken kullanıyorum.
Soğuğu az hissettiriyor.


Spor sonrası güzel sıcak bir duş.
Yeni ürünler kullanılmayı bekliyor.
Elimde başka bir şey daha var.
Ama yine de bu kez önceliğim yeniden yana olacak.


Gün içinde dostlarla kısa bir mola.
Hala çok da sağlıklı beslendiğim söylenemez.
Bu yanlışları yapıp yapıp doğru sonuç elde edebilmeyi hayal etmem hiç mantıklı değil.
Halbuki her zaman çok sağlıklı beslenirim bu bir kaç kilo fazla nasıl oldu hiç bir fikrim yok.
Şaka şaka.


Dostlardan ayrıldıktan sonra moral hat safhada.
Ama diyet yerlerde sürünüyor.
Hıçkırıklarla "hani bana başlamıştın beni yine kandırdın." diyor.
"Evet başladım ama o kahve  o kek bir de şeeeeyyy."
Dişlerimi fırçalamadan yatağıma gidemem.


Uykudan önce bir kaç sayfa okuyorum.
Bu ara tarihi belge niteliğinde kitaplar okuyorum.
Uyku getiren masal kitapları gibi olanlardan değil.
70'li yıllarda bir olay üzerine yetkili mercilerin ifadelerini içeren eski bir dile sahip bir kitap.
Genellikle hukuk dili içeriyor.
Bu günü anlamak için yakın geçmişe bir göz atıyorum.
Bilmediğim çok şey var.
Yalan ve gerçek sadece bir tane.
Ve doğru olanı bulmak için tarafsızca yazılmış.
Doğruya gelince .
Herkes için farklıdır.
O insanların değer yargılarına göre şekillenir.
(Ki zaten bu kısım okuyucuya bırakılmış.)
Ama hukuk tek ve geçerli en bağımsız mercidir.
Bundan sonra ülkede hukuk olacak mı bilmiyorum ama 
kitaplarda hala var.
Geç oldu.
Size iyi uykular.

Posted in , |
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.