Yarın şeker bayramının 1. günü.
Herkesin tatil planlarını çok önceden yapıp izinlerini ayarlayıp şehirden kaçma zamanı.
Ve ben yine şehirdeyim.
Geleneksel bayramları seviyorum.
Ziyaretlerimi yapmayı , misafir için hazırlanmayı,
ev ile ilgilenmeyi.
ev ile ilgilenmeyi.
Bu gün benim için bayram öncesi tatil günü.
Zamanımın bir kısmını dışarıda geçirerek ev için ufak bir alışveriş yaptım.
Kendime evin atmosferini hızlıca değiştirecek bir şeyler aldım.
İlk alışveriş parçam taze çiçekler.
Bu kararsız yaz mevsiminde sanki yaz mevsimini sanki doyasıya yaşamışız gibi
hissettiren şey taze çiçekler.
Bu sene ne doğru dürüst bahar oldu ne de şimdiye dek yaz geldi.
Havaların anı anını tutmuyor.
Havalar pek tatsız, keyifsiz.
Çiçekler de öyle biraz.
Karanfiller karanfil olmasını gerektiren özelliğinden yoksun.
O mis kokusu yok.
Hoş kokular için durağım Atelier Rebul.
Tabiatta aradığımı bulamayınca kimya imdadıma yetişiyor.
Evin hoş kokusunu mumlarla sağlıyorum.
Özellikle de böyle özel günlerde.
Bazı çok sevdiğim kokular var.
Bana çocukluğumun kalabalık akraba ortamını hatırlatan.
Bu kokular beni ivedilikle çocukluğumun bayramlarına taşıyor.
Sadece Rebul'da değil English Home'da da benzer kokuları buluyorum.
Konuklar için kolonya olmazsa olmaz.
Ayrıca hediye götürmek için de bir kaç tane aldım.
Hafif parfümlü hoş kokular bunlar.
Biliyorsunuz beyin kokuları beynin bir yerinde anılarla birleştiriyor.
Bunun sebebi de beyin çıkıntısı ile koku alma soğanı olarak adlandırılan bölgenin yan yana olmasıydı sanırım.
Her şeyin bilimsel bir açıklaması olası harika.
Beyin olmasa hiç bir şey olamayacakmış.
Yaratan onu oraya boşuna koymamışken bizlere akıl etmez misiniz diye söylerken biz aklı bıraktık basit konular arasında debelenip kendimizi boğuyoruz.
Çok zeki milletiz hakikaten.
:)
Neyse efendim ben de toplumun geneli gibi aklı mantığı
her şeyi rafa kaldırıyorum ve bayrama hazırlanıyorum.
Ama akıl olmadan olmuyor.
Şimdi aklımı da alıp ,
mutfağa girip bayramın birinci günü için az malzeme ile
bir koca sofra hazırlamak için çalışacağım.
Şöyle baharatı bol yemekler hazırlayacağım.
Bunun sebebi de beyin çıkıntısı ile koku alma soğanı olarak adlandırılan bölgenin yan yana olmasıydı sanırım.
Her şeyin bilimsel bir açıklaması olası harika.
Beyin olmasa hiç bir şey olamayacakmış.
Yaratan onu oraya boşuna koymamışken bizlere akıl etmez misiniz diye söylerken biz aklı bıraktık basit konular arasında debelenip kendimizi boğuyoruz.
Çok zeki milletiz hakikaten.
:)
Neyse efendim ben de toplumun geneli gibi aklı mantığı
her şeyi rafa kaldırıyorum ve bayrama hazırlanıyorum.
Ama akıl olmadan olmuyor.
Şimdi aklımı da alıp ,
mutfağa girip bayramın birinci günü için az malzeme ile
bir koca sofra hazırlamak için çalışacağım.
Şöyle baharatı bol yemekler hazırlayacağım.
Ben de bayramda ziyaretlerini yapacak konukların hafızalarında kalmak istiyorum.
Kokular bahane.
Konuklarım beni hatırlasın.










