Yılın son günlerini yeni bir yılın heyecanını duymadan ,normal bir zaman dilimi gibi yaşıyorum.
Kendimi öğrenmeye ve yaşama verdim bu ara.
Hayatın bana armağan ettiği her şeyi olumlu ve severek kabul ediyorum.
(Omuzuma düşen pisliği,acıtan ama kırılmayan serçe permağımı,
burkulmaktan son anda kurtulan ayağımı,
cahilliğini gizlemek için yalanlar uyduran komşumu,
dürüstçe yaşamını ve yaşamının geri kalanını anlatan eski sevgiliyi,
gülümseyerek umut veren yeni doktorumu,
evvelce biriktirdiğim dostlarımı,
az ile yetinmekten ve azı paylaşmaktan hoşlanan naif tavrımı,
okumayı,öğrenmeyi,dinlemeyi ve izlemeyi,
saygı duymayı ve saygı görmeyi....)
Hayatı yaşamayı her gün yeniden öğreniyorum.
Kitapların da insanlar kadar yardımı oluyor.
Bu ara çok fazla okuyorum.
Gece gündüz.
Her yerde,her zaman ve her şartta.
Bir de ufak yardımcım var.
Kitabımın köşesine iliştirip karanlıkta bile okumamı kolaylaştıran minik lambam.
15,5 cmlik minik kahraman.
Üç boğum yerinden bükülerek istediğim şekli alıyor.
Alttaki küçük parçası ile kitaba sağlamca tutunuyor.
Bir adet kalem pille çalışıyor.
Beyaz led ışık veriyor.
Genellikle baş ucumda duruyor.
Bundan bir kendime bir de yakın arkadaşlarımdan birine aldım.
O çok sevdi.
Çünkü eşi mışıl mışıl uyurken o kendine ait ışığı ile yatakta rapor
okuyabiliyormuş.
Üzerindeki küçük açma kapama düğmesi ses de yapmıyor.
Kullanışlı bir şey.




