Şehirde bir gün daha.
Bazen gün ortasında aklıma uzun süredir kafamı meşgul eden
sorunların cevapları geliverir.
Böyle zamanlarda hemen not almalıyım.
Teknoloji çağının nimetlerinin aksine o anda tek ihtiyacım olan şey bir kağıt bir kalem
olur.
Nedendir bilinmez o an geldiğinde her gün taşıdığım kağıt kalem yanımda bulunmaz olur.
Bu gün de o günlerden biriydi.
Yanımda kağıt kalem yoktu.
Aklıma her zaman uğradığım açık ve serin kafelerden birine uğramak geldi.
Böylece kahvemi içerken bir kağıt kalem ödünç alacak ve not tutacaktım.
Bulunduğum yerde her zaman gittiğim yer tadilata girmiş ve bulabildiğim diğer yerler ise kapalı ve
klimalıydı.
"En iyisi bir defter ve kalem satın alıp bulabildiğim en sakin yere oturmak." diye
karar verip kendimi ilk bulduğum kırtasiyeye attım.
Aman tanrım.
Kırtasiye malzemeleri ne kadar pahalı böyle.
Bir defter alamadım.
En ucuz şey post_it.
Pek hayal ettiğim gibi olmasa da bulabildiğim en uygun ikiliyi alıp çıktım.
Kahvemi uzun bir aradan sonra
Starbucks'tan aldım.
Oturup dinlenirken aklımdakiler uçup gitmeden not almalıyım.
Not alırken aklıma geldi.
Neden atılacak malzemelerden kendi not defterimi yapmıyorum.
Böylece eve döner dönmez ilk iş olarak bunu yapmaya karar verdim.
A.
Kağıt olarak fotokopilerin kullanılmayan parçalarını ,
karton olarak çay kutularını,
süslemek için de kaplama kağıdı ve renkli bant kullanmaya karar verdim
B.
İlk iş olarak tüm kağıtları eşit boya gelecek şekilde kestim.
Çay kartonunu da kağıtların boyunun iki katından biraz fazla olacak şekilde kestim.
C.
Kağıtları karton içine yerleştirdim.
Kartonun fazla kısmını kağıtların üzerine doğru katladım
ve iğne ve iplik kullanarak hepsini birlikte diktim.
D.
Dikme işi bitince renkli kağıdı dış yüzeye yapıştırdım.
Ve renkli bantlar kullanarak süsledim.
Böylece küçük not defterim tamamlandı.



