Ekim ayı hayata kulaklarımı tıkayıp
sadece kendi mütevazi yaşantımla ilgilendiğim bir zaman dilimi olarak geçiyor.
Hayatın en sevdiğim zamanları eve döndüğüm sakin saatler.
Haber dinlemek,kötü haberler almak istemiyorum.
Dinlenmek için yazdan kalan eksik işlerimi tamamlamaya devam ediyorum.
Son zamanlarda en çok dikiş dikiyorum.
Ellerimle ve yavaş yavaş ve sıra ile yarım kalan ne iş varsa halletmeye çalışıyorum.
Evime aldığım yeni ve ufak tefek eşyaları daha kullanışlı halde kullanabilmek
için ufak tefek değişiklikler yapıyorum.
İkea'dan aldığım yaygımın altına kaydırmaz dikmek gibi mesela.
Bu işleri yaparken hem kafam dağılıyor hem de ilerleyen zaman için
ortaya çıkabilecek sorunlar için önceden önlemimi almış oluyorum.
Hem de akşam eve gelip de beynimi abuk sabuk muhabbetlere maruz bırakmıyorum.
Yemeğimi yiyip müziğimi koyuyorum.
Sonrası angarya işler.
İşte benim için asıl meditasyon saatleri bunlar.


