Yılbaşı gecesi geçip gitti.
Hediyeler alındı hediyeler verildi.
Kar yüzünden evlerine dönemeyen dostlar konuk edildi.
Bu sene iyi bir ev sahibesi olduğumu düşünüyorum.
Şimdi ise fırsat bulup açamadığım hediyelerimi açma zamanı geldi.
Ev hala yılbaşı evi gibi.
Bu durumu bir süre daha sürdürüp bu sene de diğer senelerde olduğu gibi
hediye açma işini ocak ayına yaymayı düşünüyorum.
Bu benim için tasasız geçen günlerin süresini uzatmaya çalışmak demek.
Bu sene pek çok hediyem var.
İşte bir kısmı.
Bu sene annem bana yeni bir ev ayakkabısı hediye etti.
Eskilerini de o hediye etmişti.
Bir arkadaşım tatlı yiyelim tatlı konuşalım diyerek yılbaşı için atıştırmalıklar ve
çikolatalar getirdi.
Arkadaşım bu konuda eğitim alıyor.
Ve harika kurabiyeler yapıyor.
Data kablosuna ,bir mini speaker'a ,ajandaya ve takvime ihtiyacım olduğunu
bilen ailem ve arkadaşlarım.benim için en gerekli olan parçaları bilerek hediye getirdiler.
Onlara çok teşekkür ediyorum.
Not defterleri ise güzel bir sürpriz.
Bir diğer sürpriz ise kurabiyeler.
Pazar günü dinlenme günümde sıcak bir içecekle beraber tadacağım.
Hangisini seçmeli ,tarçınlı mı zencefilli mi?
Hazır dışarıda lapa lapa kar yağarken en sıcak ve rahat ortamı hazırlamalı.
İstediğim her şey burada var.
Yeni yıl atmosferi ,lezzetli atıştırmalıklar ,sıcak bir ortam , bir dergi ve
geçmişten dersler çıkararak bu günü
anlamamı sağlayacak bir kitap .
Oldukça ilginç.
Senaryo hep aynıysa ve sonuçlar da hep aynıysa bu gafletin sebebi nedir acaba?
Düşünmeden edemiyorum.
Belki benim aklım ermiyordur.
Hep söylerim ya ben biraz aptalımdır.
Tembellik molamın sonuna doğru artık yeni hafta için hazırlanmaya başlamak gerek.
İlk iş yeni ajandama hayata dair ufak notlar almak .
365 günün her günü hayat böyle tasasız olamayacak.
Olduğu kadar.


