Bu aralar sık sık ailemle birlikte iftar yemeği hazırlamak için toplanıyoruz.
Bazen son derece mütevazi olan soframız tüm hanımların
mutfakta birlikte çalışması ile eğlenceli ,bol muhabbetli ve
neşeli bir ortama dönüşebiliyor.
Bazen de bu gün gibi eskilerden bahsederken
ya da
bir şeyler ararken hiç bilmediğim zamanlara ait sürprizlerle karşılaşabiliyoruz.
Günün sürprizi nisan başından itibaren tam 50 yaşını doldurmuş olan
kullanılmamış bir tüketim malzemesi.
50 senedir bir inat yüzünden kullanılmamış ve dolapların bir köşesine saklanmış.
Atılamamış ve satılamamış.
Artık neden saklandığı neden atılmaya kıyılamadığı unutulmuş olan
kahve.
Sonra annem bir tarih kitabı gibi anlatmaya başladı.
Mutfakta bir muhabbet bir muhabbet.
Herkes kendi düşünceleri ile geçen zaman ile bu günü karşılaştırıp durdu.
Bir zamanlar yaşanan yokluk şimdi yerini çokluğa bırakmış.
Onların zamanında her köşede bir kahve dükkanı yokmuş.
Peki şimdi bu kahve ne olacak.
Atalım , atmayalım derken ben kahve çekirdeklerini
bir yolunu bulup kullanmaya karar verdim.
Henüz nasıl olacağını bilemiyorum.
Sizce 50 yıllık bir kahve bozulmuş mudur?
Belki biraz kavurursam ve güzelce çekersem kullanılabilir olur.
Deneme yapmak için bir kahve öğütücü satın aldım.
Bosch markasının bu kahve öğütücüsü bulabildiğim tek alternatifti.
Ama her cins kahveyi öğütebildiğini ve istenilen ayarda ve
istenilen incelikte sonuç alınabildiği söylendi.
Elimde çok fazla kahve var ve başka bir seçeneğim yok.
Hazneye küçük miktarlar halinde yerleştirdikten sonra maksimum üç kez kullanmak gerekiyormuş.
3. kezden sonra makineyi 60 dakika kadar dinlendirmek gerekiyormuş.
Kullanım sonrası sadece kapak kısmı yıkanacak hazneli kısım ise nemli bir bez ile temizlenecekmiş.
Böylece makinenin daha uzun ve sağlıklı kullanımı sağlanmış oluyormuş.
Şimdi deneme zamanı.



