Bu Günler - 2

Bahar geldi,yaz kapıya dayandı.
Hala ne kendimle ne de sayfamla doğru dürüst ilgilenemediğimi fark ediyorum.
Kendime iyi bakabileceğim normal zamanların gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum.
Bu sayfadaki gönderilerim de içime sinmiyor.
Bir arkadaşım beni uyardı.
Buraya yeteri ilgiyi göstermiyormuşum çünkü diğer sosyal ağlara daha çok zaman ayırıyormuşum.
Tek bir açıdan doğru, zaman ayıramıyorum.
Ama sebebi diğer sosyal ağları kullanmak değil 
(ki zaten yok ,
yani o "alisverisguncesi" sayfaları benim değil.)
sosyal yaşamın ve sorumluluklarımın fazlalığı.
Ayrıca son zamanlarda almakta olduğum eğitim ;
iş dışında tüm zamanımı kaplıyor.
O yüzden bazı cümle düşüklüklerim , imla hatalarım  ya da yanlış kelimelerle dolu yazılarım oluyor.
Bunun için başta beni yanlış değerlendiren arkadaşım dahil tüm okuyuculardan özür dilerim.
Zamanı gelince bu durum değişecek.
Bunun dışında  ucundan birazcık baharı yakalamaya çalıştığım günlük hayat
neşeli ve azıcık değişiklikle sürüp gidebilsin diye elimden geleni yapıyorum.
Öyle çok büyük değişimlerden bahsedemiyorum maalesef.
Ama benim için basit değişiklik bahar günlerini bahara yakışır şekilde
karşılamak.


Kahvaltıya bahar lezzetleri eklemek.
Mevsim meyveleri chia tohumu ve protein ekli basit bir kahvaltı güne enerjik bir başlangıç için tercihim.


Kalın kazaklara ara sıra da olsa "bye bye" demek en sevdiğim bahara alışma yolu.
Bu ara sık sık bastıran o garip yağışlar haricinde hava mevsime uygun sürüp gidiyor.
Güneşi özlemişim.


Makyaj basit ve hızlı aynı zamanda güneşli günlere uygun olarak içerisinde güneş koruması olan ürünler favorim.
Gereksiz abartıdan olabildiğince kaçınmaya çalışıyorum.


Bu ara bu makyaj fırçalarıyla az ürünle pürüzsüz ve örtücü bir sonuç elde edebiliyorum.


Güneşin ışıltılı yansımasını yüzümde taşımak için doğal bir efekt ekliyorum.
Ve kalın giysilerden kurtuluşumun sonucu olarak daha çok takı kullanmaya başladım.
Mevsim hayatın tadını çıkarmaya çalışma mevsimi.
Zamanı ve parası bol olanlar keyfine baksın.
Hele öğrenciyseniz harika.
Tadını çıkarın.
Eskiden öğrenciyken söylenen bu sözün anlamını bu günlerde daha iyi anlıyorum.
Benim için artık basit şeylere ayırabildiğim zaman bile bir lüks.
Yine de ufacık şeylerle bile mutlu olunabiliyor.
Yeter ki sizin için önemli o ufacık şeylere maksimum değeri verebilin.
Büyük hayalleriniz vardır ve elde edersiniz ama yine de yetmez ve mutsuzsunuzdur.
Çevremde bu insanlardan çok var.
Tüketirken anlık mutluluklar yaşayan.
Elde ettikçe mutsuz olan.
Hatta başkalarının emek vererek ortaya çıkardıkları şeyleri bile elde etmeye çalışan.
Onları anlayamıyorum.
Hayatları sadece aldıkları ve yaptıkları ile sınırlı.
Ve sürekli alkış bekliyorlar.
Ya da birilerinden daha üstün olduklarını düşünüp pohpohlanmayı bekliyorlar.
Beklentileri gerçekleşmezse yine mutsuzlar.
Mutsuzluk üzerine sebep yaratmayı bırakıp hayata ve birbirinize gerçekten değer verebilseler
 bu  durum son bulacak.
Bu kadar basit.

Posted in . Bookmark the permalink. RSS feed for this post.
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.