Kış ne uzun ve soğuk ve karanlık bir zaman.
Kış her geçen yıl daha az sevdiğimi fark ettim.
Günler tamamen kendini belli eder şekilde uzayana kadar
sabahın çok erken saatlerinde kalkan ben bile özellikle bu kış karanlıkta kalkıp karanlıkta evden çıkmaya alışamadım.
Bunda saatlerde bu sene uygulanan sistem değişikliğinin de etkisi çok büyük.
Kış zaten karanlık az güneşli ve can sıkıcı iken ,
bir de üstelik kışın yaz saati kullanmak bir çok insanı çok sıkıntıya soktu.
Hadi biz büyükler neyse bu kış özellikle çocuklara işkence gibi oldu.
Ayakta uyuyan küçücüklere hele çok acıyorum.
1 saatlik o zaman dilimi meğer ne kadar da önemliymiş.
Aslında denendi ve olmadığı görüldü neden eziyette ısrar var anlayamıyorum.
Geçen gün bir bayan arkadaşım kendisinin bile işe geldiği saat çok erken olduğu için
ürktüğünü söyledi.
Önce çocuğunu okula bırakıyor ve sonra işe geliyor.
Haklı ama şikayet etsek de bir şey değişmiyor.
Neyse gün azıcık erken ağarıyor artık ama azıcık.
Neyse söylenip durmak bir şeyi değiştirmiyor .
Alışamasak da , zor olsa da , hatta olmasa da böyle.
Ağaoğlu'nun dediği gibi.
"Yaptık oldu."
Hadi bakalım güne başlayalım.
Kalktım oldu.
Kahvaltı en sevdiğim ve değerli bulduğum öğün.
Beni öğleye kadar zinde ve tok tutacak bir tabak hazırladım.
Protein ,yağ ,lif ve karbonhidrat.
Güne dengeli bir başlangıç için hepsi burada.
Bedenimin içi sağlıklı olursa belki kışın bu karanlık günlerinde
rengi ruhsarı solmuş cildime
biraz renk gelir.
Eğer bu yetmezse ki genellikle yetmiyor biraz hile yapmak gerekiyor.
Makyaj la solgun görüntüye biraz renk katıyorum.
Cildime kaybettiği ışığı vermek için dost tavsiyesi dinliyorum.
Gerçekten benim için fazlası ile aydınlık ama az miktarda uygulandığında
gerçekten hoş duruyormuş.
"Mary lou iyi bir aydınlatıcı" diyenler bilerek söylüyorlarmış.
Hava soğuk.
Ne kadar giyinip hazırlanmış olsam da asla yeterli olmuyor.
Evden çıkmadan mutlaka bir kaç kat daha sarılıp sarmalanmak gerek.
Bu sene
kış mevsiminde özellikle karanlıkta çıkıp karanlıkta dönmem gerektiğinde
son dış parçaları hep açık renklerden seçtim.
Siyahlar kir göstermemek açısından kullanışlı belki ama açık renkler de ışığı yansıtıcı özelliğe sahip.
Biliyorsunuz şehirde çok araç var ve kaldırımlar da araba park yeri olarak kullanılıyor.
Bu yüzden biz yayalar genellikle kaldırıma park etmiş araçlar yüzünden
yola inip yürümek zorundayız.
Hatta bazı araçlar bazen kolaylık olsun diye kaldırımda boşluk varsa çıkıp orada araç sürüyorlar.
Mesela motosikletler.
Bu hiç hoş bir durum değil.
O yüzden mecburen yoldan araçların yanından yürüyoruz.
İşin kötü tarafı önümüzden arkamızdan geçen araçlar da yoldan yürüdüğümüz için
kaldırıma park edene değil bize kızıyor.
İyi ama bizler kanatlı mahluklar değiliz ki.
Yürümek zorundayız.
Ezilmek istemiyorsanız işinize gidip dönerken sizde benim gibi açık renk kıyafetler
ya da aksesuarlar tercih edin.
Evet yine bazı sürücülerin su şakası yüzünden kıyafetleriniz ıslak günlerde oldukça koyulaşacak
ama en azından araba çarpıp sakatlanma ihtimaliniz %50 azalacak.
Bu da bu işin teselli kısmı.
Hadi size iyi günleerr.







