Hayatın gerçeklerine karşı
kendimi kandırmaya devam etmek
belki saçma bir davranış tarzı
ama
böyle hareket etmezsem sadece gerçekler arasında boğulup kalırsam hayatın yaşanır bir yer
olduğuna dair inancımı yitirebileceğimden
mutlu bir yılbaşı gecesi hayalimi sürdürmeye devam ediyorum.
Belki onun için hediyelerimi ay boyu yavaş yavaş açmayı,
kullanmayı , tadını çıkarmayı tercih ediyorumdur.
Yılbaşı gecesi senede bir kere yaşanan bolluk ve tasasızlık gecesi.
Ertesi gün ağır sorumluluklar , vergiler , zamlarla belimizin büküleceğini bile bile
yılın son gününü mutluluk dağıtarak geçirmeyi tercih ettiğimiz bir zaman.
Senede bir kerecik oluyor.
Ve işte yep yeni bir ay yaşıyoruz.
Yaşayacağımız zaman muhtemelen geçen yılı aratacak.
Her sene bir önceki yılı aratıyor.
Zamanı "iyi " olmayı denemeyi tercih etmediğimiz şekilde boşa harcıyoruz.
En azından canı yanmayanlar bunu bu şekilde yapıyor.
Benim hayattan uzaklaşıp tatlı hayaller kurarak kendimi avutmayı isteyişim bundan olsa gerek.
Bu gün de benim için tatlı bir avuntu günü olsun.
Kalan hediyeleri açmayı sürdüreyim.
Bu gün kitaba en çok benzeyen paketleri açacağım.
Umarım beklediğim kitaplar bu paketlerden çıkar.
Kitaba benziyorlar.
Daha fazla dayanamayacağım.
İşte bu.
Banu Avar'ın kitabı.
Zemberek.
Arka yüzü sizlerle paylaşmak isterim.
Bu kitap belki ilginizi çeker.
_
"Sahne önündekiler o kadar güzel ,yumuşak ,iyicil maskelerle ortalıktalar ki ,arkadaki kan içicileri görmek zorlaşıyor.
Her kanaldan dünyaya akan yalan rüzgarının sonucunda ,
toplumlar sahnedeki oyunu göremedikleri gibi ,onları aldatan maskeli aktörlerin savunucularına dönüşüyorlar.
Hani , "Ne yapmalı?" diye soranlar var ya...
Bize göre bu konuda yapılacak en güzel görev ,önce sahne arkasını görmeyi öğrenmek,
sonra da görmeyenlere göstermektir."
_
Benim için her zaman ufkumu genişleten farklı bakmayı öğreten biri.
Kendisini sevgi ve ilgi ile takip ediyorum.
Söyledikleri öyle yabana atılır ,kulak ardı edilebilir gibi değil.
O yüzden bu kez de ne anlattığını öğrenmek istediğimden kitap listemin en başında Zemberek bulunuyordu.
Bir kaç yıldır bunu yapıyoruz.
Kalabalık olarak bir araya geliyoruz ve
birbirimize almayı istediğimiz ya da
ihtiyacımız olan şeyleri alıyoruz.
Bazen sürprizler de oluyor , mesela fincan benim için sürpriz.
Yine kitap benim için sürpriz değil.
Bir süre öncesine kadar düzenli olarak koşu yapmaya çalışıyordum.
Daha mütevazi bir söylemle koşu yapmayı öğrenmeye çalışıyordum diyebilirim.
Çünkü ancak öğrendiğim kadarı ile antremana çıkabiliyordum.
Sanırım benim yaptığıma koşmak denmez.
Ama sistemini öğrenmeyi çok istiyordum.
Sistem anlatan bir kitap olduğunu öğrenince hediye listeme
bu kitabı da ekledim.
Alındığı için çok memnunum.
Açık havada spor yaparken hastalanmaktan çok korktuğum için karlı ve sağanak yağışlı günlerde çıkmadım
ve
şu ara kendimi çok formsuz ve mutsuz hissediyorum.
Yeniden başlamak için sabırsızlanıyorum.
Kitap da benim için yol gösterici olacaktır.
Ve patikler çok tatlıymış.
Onlar sürpriz.
Böyle patikler geçen sene de gelmişti , onları çok severek giyiyorum.
Bunları da yabanlık olarak bir kenara kaldırabilirim.
Belki eskiler iyice yıpranana dek saklarım belki de kullanır eskitirim.
Çok çok sevdim.
Teşekkür ederim.
💕


