Nisan benim için tam olarak
yenilik ayı oldu.
Özellikle yeni lezzetler açısından.
Bu gün daha önce hiç yemediğim
ancak tadını da pişirilişini de çok merak ettiğim bir sebze aldım.
ancak tadını da pişirilişini de çok merak ettiğim bir sebze aldım.
Kuşkonmaz.
Hemen araştırmalara başladım.
Zeytinyağlısı ,çorbası ...bir sürü değişik pişirme şekli olan bu sebzenin
vücut için faydaları ise saymakla bitmiyor .
A,B,C vitaminlerinden zengin .
Ülser hastalığı için şifalı .
Kalsiyum , magnezyum ,demirden zengin .
Özellikle kışın sıkça karşılaşılan üst solunum yolu hastalıklarına ,gribe karşı faydalı .
Hazımsızlığa iyi geliyor , ödem atımına faydalı .
Sindirimi rahatlatıyor .
İdrar söktürücü .
Romatizma gibi kemik ağrıları üzerinde etkili .
Vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlıyor .
Artrit hastalığına faydalı .
İçerisinde potasyum ,fosfor ve kükürt bulunuyor .
Folik asit kaynağı .
Safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında olumlu etkileri var .
Lif açısından zengin bu sebze aynı zamanda iyi bir kalp dostu .
İçindeki kalsiyum sayesinde kemiklerin güçlenmesinde faydalıdır .
Kolesterolün düşürülmesine yardım ediyor .
Adet öncesi şişkinliklerine iyi gelir .
Kabızlık sorunlarının giderilmesinde faydalıdır .
Kansızlık hastalığına karşı faydalı bir bitkidir .
Kanı temizler .
Egzama ve cilt hastalıklarına karşı da kullanılır.
Böbrek ve gut hastalığı olan kişilerin yemesi önerilmiyor.
Ancak suyunun alkali değeri çok yüksek olduğundan böbrek taşlarının eritilmesinde faydalı.
Kan şekerini azaltır.
İdrar yolu enfeksiyonlarını önlemeye yardımcıdır.
Ağrıyı ve iltihabı azaltır.
Kemik erimesi ve kireçlenmeye karşı etkilidir.
Doğumda meydana gelebilecek sorunlara karşı anneyi ve bebeği korur.
Afrodizyaktır.
Yaşlanma karşıtı etki gösterir.
Peki nasıl ayıklanır ?
Bu sebzenin neresi ne pişirmek için kullanılır ?
Aldığımda iki mor lastik ile birleştirilmişti.
Bunun bile bir anlamı varmış.
1-İlk yaptığım daha temizlemeden alt kısma denk gelen lastiğin hizasından
kuşkonmazlarımı kesmek oldu.
Bu kısım daha sert olan kısmıymış.
Ancak onları elbette atmadım.
Çorba yapmak üzere ayırdım.
2-Daha sonra lastiklerin ikisini de çıkarıp kullanacağım kadarını güzelce yıkadım.
Tanışma amacıyla hepsini birlikte pişirmemeye karar verdim.
3-Ayıklamaya öncelikle üzerlerindeki kabuksu kısımları ayırarak başladım.
Uçlarındaki yumuşak kısımları bıraktım.
Daha sonra bir soyucu ile üzerindeki zarı ayıkladım.
4-Öğrendiğim ilk tarif gereği onları öncelikle tuzlu su içinde haşladım.
5-O haşlanırken ben de bir yanda sosunu hazırlamaya başladım.
Baharatı sevdiğim için bol karabiber kullandım.
6-Bir limonun kabuklarını rendeledim ve birazını da sıktım.
Bir diş sarımsak ve zeytinyağı ekleyerek karıştırdım.
Ve tarifi biraz değiştirerek içine biraz da sirke ekledim.
ve karıştırdım.
7-Haşlanan kuşkonmazlarımı sıcak sıcak bu sosa attım
ve sosu çekmesi için orada bıraktım.
8-Bir kase içine bir yumurta kırdım.
Poşe yumurta yapacağım.
Benim için en kolay yöntem bu.
Kuşkonmazları haşladığım suyun içine biraz sirke koydum.
Yumurtamı bu suyun içinde pişirdim.
Bu arada fazla beklemeden kuşkonmazlarımı sostan çıkartıp tabağa aldım.
Üzerine bolca sos koydum.
Poşe yumurtamı da fazla pişmeden kuşkonmazlarımın üzerine yerleştirdim.
İkisi de sıcacıkken bir dilim ekmekle çok keyifli oldu.


