Nisan ayı coğrafyamızda her sene olduğu gibi
yine çok dengesiz geçti.
Bahar geldi çiçekler açtı,fırtına ve yağmur öyle şiddetli
oldu ki kışı geri getirdi.
Kar bile yağdı.
Arkasından güzel ve güneşli günler geldi.
Artık bahar geldi dedik.
Tabiat yeniden çiçeklendi ve biz de paltolarımızı kaldırdık.
Arkasından çok şiddetli bir soğuk daha geldi.
Toplumca soğuk algınlığından kendimizi kurtaramadık.
Bazı yaşlıların narin bedenleri buna dayanamadı.
Bu dengesizlik daha gençlerin de ruh halini bozdu.
Yani nisan ayı pek bir dengesizdi.
Allahtan biz Türkler artık dengesizlikle yaşamaya alıştık.
Gün içinde defalarca kez değişen mevsimler ,
yeri yerine,saati saatine uymayan iklimler bizi buna alıştırdı.
İnsanların da anormal hallerine şaşırmamak lazım.
Ben de havalara uydum.
Güne kış ile başlıyorum.
Kahvaltıda hala severek yediğim portakal en azından metabolizmamın
direncini korumasına yardım ediyor.
Kocaman bir bardak sıcak içecek günün erken saatlerinde titreyen bana eşlik ediyor.
Bu arada güne baharmış da kış hissedilirmiş ,ya da tam tersiymiş gibi düşünerek hazırlanıyorum.
Artık ne düşüneceğimi şaşırmış haldeyim.
Baharlık gömlek,kışlık kazak ya da tam tersi.
Şükür ki makyajda bahar mı yaz mı derdi yok.
Tek derdim "aşırı hassas olan gözlerim rüzgardan etkilenir mi ,makyajım akar mı" iken
yeni göz kalemlerimin kalıcılığı bu endişemi engelleyecek.
Bu gün baharın güneşli günlerinin coşkusunu yüzümde,
dengesizliğinin yarattığı huzursuzluğu giysilerimde taşıyacağım.
Nisan nihayet bitti artık.
Umarım mayıs bizlere güzel günler getirir.



