Evet Hayır Bölüm - 4 a.

_
Not .1
Mevcut anayasa maddeleri içinden kahve rengi boya ile işaretlediklerim metinden çıkarılan kısımlar 
yine kahverengi yazı ile yazdıklarım değiştirilen ve eklenen kısımlardır.
Sunulan anayasa teklifinde mavi ile işaretlediklerim  mevcut anayasa metninden çıkarılmak istenen bölümlerdir. 
Sunulan teklifte yine kahverengi ile işaretli olan kısımlar değiştirilmek istenen 
şekli belirtmek içindir.

Bunu metinlerin daha anlaşılır olmasını sağlamak için uyguladım.
Böylece sunulan anayasa teklifi daha kolay anlaşılabilecek.
_

 Not 2.
Metinleri yazarken bazı kısaltmalar kullandım.
TBMM :Türkiye Büyük Millet Meclisi
C .Kararnamesi :Cumhurbaşkanı kararnamesi
Metinde CK olarak da yazılmış olunabilir.

Çok uzun okuyorum ve yazıyorum ; yorgunluktan kısaltmış olabilirim.
_

Sunulan MADDE 16: 

2709 sayılı Kanunun;
A) 8 inci maddesinde yer alan “ve Bakanlar Kurulu”; 
15 inci maddesinin birinci fıkrasında, 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasında ve 19 uncu maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “, sıkıyönetim”; 
88 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu 
ve", 
ikinci fıkrasında yer alan “tasarı ve”;
 93 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “,
" doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine,”;
125 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
 “Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askerî Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır.Ancak,”
ve altıncı fıkrasında yer alan “sıkıyönetim,”; 
148 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “, sıkıyönetim”, 
altıncı fıkrasında yer alan “,
 Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi” 
ve
 “Yüksek”, 
yedinci fıkrasında yer alan “ile Jandarma Genel Komutanı”; 
153 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “tasarı veya”; 
154 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan 
“Yüksek”; 
155 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları,” 
ve
 “tüzük tasarılarını incelemek,”,
üçüncü fıkrasında yer alan
 “Yüksek” ibareleri madde metinlerinden çıkarılmıştır.


B) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi “Cumhurbaşkanına”; 
78 inci maddesinin başlığı
 “D. Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler”; 
117 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”;
118 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
 “Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları,” ibaresi 
“Cumhurbaşkanı yardımcıları,”, 
“Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından”  ibaresi
 “Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri komutanlarından”, üçüncü fıkrasında yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi
“Cumhurbaşkanına”,
 “Bakanlar Kurulunca” ibaresi 
“Cumhurbaşkanınca”, 
dördüncü fıkrasında yer alan “Başbakan” ibaresi 
“Cumhurbaşkanı yardımcıları”, 
beşinci fıkrasında yer alan “Başbakanın” ibaresi 
“Cumhurbaşkanı yardımcısının”,
 altıncı fıkrasında yer alan “kanunla” ibaresi 
“Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle”; 
123 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan 
“ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak” ibaresi 
“kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle”; 
124 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Başbakanlık” ibaresi “Cumhurbaşkanı"
 ve “tüzüklerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin”; 
127 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulunun” ibaresi 
“Cumhurbaşkanının”; 
131 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “ve Bakanlar Kurulunca” ibaresi “tarafından”; 
134 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Başbakanlığa” ibaresi 
“Cumhurbaşkanının görevlendireceği bakana”; 
137 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “tüzük” ibaresi 
“Cumhurbaşkanlığı kararnamesi”; 
148 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamelerin” ibareleri
“Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin”,
 altıncı fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu üyelerini” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları,”; 
149 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “oniki” ibaresi “on”; 

150’nci maddesinde yer alan “kanun hükmündeki kararnamelerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin” ve “iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi” ibaresi “Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve”; 
151 inci maddesi ile 153 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararname” ibareleri 
“Cumhurbaşkanlığı kararnamesi”;
 152 nci maddesinin birinci fıkrası ile 153 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “kanun hükmünde kararnamenin” ibareleri 
“Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin”; 
158 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “adli, idari ve askeri” ibaresi 
“adli ve idari”; 
166 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “hükümete” 
ibaresi “Cumhurbaşkanına”; 
167 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kuruluna”
 ibaresi “Cumhurbaşkanına” şeklinde değiştirilmiştir.
C) 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “geri gönderilen kanunu” ibaresinden sonra gelmek üzere
“üye tamsayısının salt çoğunluğuyla” 
ve 
“117 nci” maddesinin üçüncü fıkrasının başına
 “Cumhurbaşkanınca atanan” ibareleri eklenmiştir.
Ç) 108 inci maddesinin birinci fıkrasına “inceleme,” ibaresinden önce gelmek üzere
 “idari soruşturma,” ibaresi eklenmiş; 
ikinci fıkrasında yer alan “Silahlı Kuvvetler ve” ibaresi madde metninden çıkarılmış; 
üçüncü fıkrasında yer alan “üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı, 
kanunda belirlenen nitelikteki kişiler arasından,” ibaresi
“Başkan ve üyeleri,” şeklinde
 ve
dördüncü fıkrasında yer alan “kanunla” ibaresi 
“Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle” şeklinde değiştirilmiştir.
 D) 146’ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “onyedi” ibaresi
 “onbeş” şeklinde değiştirilmiş, 
üçüncü fıkrasında yer alan “, bir üyeyi Askerî Yargıtay, bir üyeyi Askerî Yüksek İdare Mahkemesi” ibaresi
ile dördüncü fıkrasında yer alan “, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi” 
ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
E) 82’nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 96’ncı maddesinin ikinci fıkrası,
 117’nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 
127’nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 
150’nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi
 ile 91, 99, 100, 102, 107, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 120, 121, 122, 145, 156, 157, 162, 163 ve 164 üncü maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

69 MADDEDE DEĞİŞİKLİK
Madde 16:
69 maddede değişiklik
Madde ile Anayasa'nın 12 maddesinde yer alan bazı ibareler çıkarılıyor.
Anayasanın 19 maddesindeki bazı ibareler değiştiriliyor.
Anayasanın 2 maddesine bazı ibareler ekleniyor.
Anayasanın 5 maddesindeki bazı fıkralar ile 21 maddesi ise bütünüyle yürürlükten kaldırılıyor.
Toplam 69  maddede değişiklik öngörülüyor.
Anayasanın 175. maddesindeki yerleşmiş anayasa değişikliği geleneklerine 
göre ;anayasada yapılacak her türlü değişiklik bu şekilde yapılamaz.
Her maddede değişiklik ; ibare ekleme/çıkarma ,
fıkra/cümle ekleme ve ya yürürlükten kaldırma
tek tek düzenlenmek ve onaylanmak zorundadır.
_
 Hemen bahiste geçen 175. maddeye bakalım.
-
YEDİNCİ KISIM
SON HÜKÜMLER
I.Anayasanın Değiştirilmesi ,seçimlere ve halk oylamasına katılma
Mevcut Madde 175.
(Değişik:17.5.1987-3361/3md.)
anayasanı  değiştirilmesi 
TBMM üye tamsayısının en az üçte biri tarafından 
yazıyla teklif edilebilir.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler 
genel kurulda iki defa görüşülür.
Değiştirme teklifinin kabulü meclis üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun 
gizli oyuyla mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü ,
bu maddedeki kayıtlar dışında ,kanunların görüşülmesi ve 
kabulü hakkındaki hükümlere tabidir.
Cumhurbaşkanı anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları
bir daha görüşülmek üzere TBMM'ine gönderebilir.
Meclis geri gönderilen kanunu ,üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile
aynen kabul ederse 
Cumhurbaşkanı bu kanunu halk oyuna sunabilir.
Meclisce üye tam sayısının beşte üçü ile ve ya üçte ikisinden az oyla
kabul edilen anayasa değişikliği hakkındaki kanun ,
meclise iade edilmediği taktirde 
halk oyuna sunulmak üzere resmi gazetede yayınlanır.
Doğrudan ve ya cumhurbaşkanının iadesi üzerine 
meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen
anayasa değişikliğine ilişkin 
kanun ve ya gerekli görülen maddeleri
cumhurbaşkanı tarafından halk oyuna sunulabilir.
Halk oylamasına sunulmayan anayasa değişikliğine ilişkin
kanun ve ya ilgili maddeler
resmi gazetede yayımlanır.
Halk oyuna sunulan anayasa değişikliklerine ilişkin 
kanunların yürürlüğe girmesi için halk oylamasında kullanılan
geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekir.
TBMM anayasa değişikliğine ilişkin kanunların kabulü sırasında ,
bu kanunun 
halk oylamasına sunulması halinde 
anayasanın değiştirilen
hükümlerinden ,
hangilerinin birlikte 
hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da
karara bağlarlar.
Halk oylamasına ,milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahalli genel seçimlere 
iştiraki temin için ,kanunla para cezası dahil her türlü tedbir alınır.
_
Not :
Gelelim 2709 numaralı kanuna .
2709 numaralı kanun 18.10.1982 kabul tarihli 
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıdır.
_

Yargı ,Yürütme ,Yasama
Cumhurbaşkanına Tabi

Madde : 8
Cumhurbaşkanının Yetkileri


Yürütme yetkisini bütün olarak ,
yasama ve yargı yetkilerini ise büyük ölçüde cumhurbaşkanının
yetki ve görevleri içine alıyor.

Teklifin özü bu maddededir.
Diğer maddeler buna göre şekillenmiştir.
Bunun sonucu olarak "başbakanlık" ve "bakanlar kurulu" sözleri
Anayasa'dan tümüyle silinmiştir.
Tasarıda hukuksal ve siyasal olarak 
"hükümet" yoktur.
Yürütme organı cumhurbaşkanlığından ibarettir.
Değişikliğe göre artık kendi başına 
"yürütme organı" haline gelen yapının iradesi tek imzalı
"cumhurbaşkanı kararnamesi" dir.
TBMM'nin yasa yapma tekeli , büyük oranda 
cuhurbaşkanı kararnamesi ile son bulmaktadır.
Cumhurbaşkanı yasama bakımından adeta
genel yetkili hale getirilmiş ,sınırlandırılan ise TBMM'nin yasa yapma 
yetkisi olmuştur.
Cumhurbaşkanı üst kademe yöneticileri atayacaktır ;
ama bunların atanma esas ve usüllerini de o belirleyecektir.
Yürütme organı ister tek başına cumhurbaşkanı olsun ,
ister şimdiki gibi diğerleriyle birlikte olsun ,
her iki durumda da devletin üst düzey yöneticilerinin
hangi ilkelere ve işlemlere göre atanacağını 
yani bu işlemlerin esas ve usüllerini belirleme yetkisi 
"yasama organı" olarak
TBMM'ne  aittir.
Çünkü bu iş devletin  "yürütülmesine "ait değil "kuruluşuna "ait bir iştir.
Devletin kuruluşu ,
idare,hukuk devletinde idarenin kendisi tarafından kurulup 
kaldırılamaz.
Bu iş meclis eliyle ,kanunla yapılmadığı sürece 
hukuk devletinden söz edilemez.
Ortaya "idari devlet" çıkar.
Teklife göre ,cumhurbaşkanının çıkaracağı kararnamelerin 
TBMM'ne gelmesi söz konusu değildir.
Kararnameler doğrudan cumhurbaşkanının kendisince 
resmi gazete'ye gönderilip yayımlanacaktır.
Cumhurbaşkanı tek başına devlet haline gelmektedir.
Milli güvenlik siyaseti ve Milli güvenlik kurulu 
tümüyle cumhurbaşkanına aittir.
Tasarı ;
Madde 104'de 
değişiklik yaparak  ,"milli güvenlik politikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır." yetkisini
cumhurbaşkanına vermiştir.
Bu yetki şimdiki anayasada yoktur.
TBMM' nde olan "Türk silahlı kuvvetlerin kullanılmasına karar vermek"
yetkisi cumhurbaşkanına verilmiştir.
Tasarıya göre Milli Güvenlik Kurulu (MGK)
,cumhurbaşkanı kararnamesiyle düzenlenecektir.
MGK'da cumhurbaşkanı ve yardımcıları yer alacak ,
askerler arasında 
jandarma genel komutanlığı artık
MGK üyeliği yapmayacaktır.
MGK artık cumhurbaşkanının emir ve komutasında bir yapıya dönüştürülmüştür.


A )
Mevcut Madde 8.
Yürütme yetkisi ve görevi, 
Cumhurbaşkanı ve "Bakanlar Kurulu" tarafından, 
Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
Mevcut Madde 15.
IV.  Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması
Savaş, seferberlik, "sıkıyönetim" veya olağanüstü hallerde, 

milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek 

kaydıyla, 
durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin 
kullanılması 
kısmen veya tamamen durdurulabilir 
veya 
bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
 Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, 
savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, 
kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; 
kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve 
bunlardan dolayı suçlanamaz; 
suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; 
suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya  kadar kimse  suçlu sayılamaz. (1)

Mevcut Madde 17.
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı

Herkes, 

yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme 
hakkına sahiptir.
 Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne 
dokunulamaz;
 rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.

             Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; 
kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye 
tabi tutulamaz.
 meşru müdafaa hali, 
yakalama ve tutuklama kararlarının yerine
getirilmesi, 
bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, 
bir ayaklanma veya isyanın bastırılması,

"sıkıyönetim"  veya olağanüstü hallerde 

yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında

silah kullanılmasına kanunun cevaz 

verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci 

fıkra hükmü dışındadır.

Mevcut Madde 19.
III.  Kişi hürriyeti ve güvenliği


 Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
             Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
             Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; 
bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; 
bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi;
 toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin
 bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; 
usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen 
veya
 giren, ya da hakkında sınır dışı etme 
yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; 
halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
             Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, 
ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla
 veya 
bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla tutuklanabilir. 
Hakim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; 
bunun şartlarını kanun gösterir.
             Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar
 herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak 
derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar 
bildirilir.

 (Değişik birinci cümle: 3/10/2001-4709/4 md.) 

Yakalanan veya tutuklanan kişi,

 tutulma  yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için 

gerekli süre hariç en geç 

kırk sekiz saat ve  toplu olarak işlenen suçlarda en çok 

dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. 

Kimse, bu süreler geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın 

hürriyetinden yoksun bırakılamaz.

 Bu süreler olağanüstü hal, "sıkıyönetim" ve savaş 

hallerinde uzatılabilir.

             (Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.)
 Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.
             Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. 
Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını 
veya 
hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
             Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini 
ve 
bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla 
yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) 
Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar,
 tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.

Mevcut Madde 88.
B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi
 Kanun teklif etmeye

 "Bakanlar Kurulu ve" milletvekilleri yetkilidir.

                Kanun tasarı ve tekliflerinin 

Türkiye Büyük Millet Meclisinde 

görüşülme usul ve esasları içtüzükle düzenlenir.


Mevcut Madde 93.

III.  Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili hükümler
             A. Toplanma ve tatil

(Değişik birinci fıkra: 23/7/1995 - 4121/11 md.) 
Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.

             Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya tatil sırasında, 

"doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine," 

Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır.

             Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya çağırır.
             Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam edilemez.

Mevcut Madde 125.
B.  Yargı yolu
 İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.
(Ek hüküm: 13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan 

uyuşmazlıklar için gidilebilir.


             "Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile 

Yüksek 

Askeri Şuranın kararları yargı 

denetimi dışındadır."

(Ek cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) 
Ancak, 
Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç 
her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.
             İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.
             
(Değişik birinci cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) 
Yargı yetkisi,
 idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup,
 hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. 
Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak 
yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde 
veya
 takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
            
 İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması

 ve 
idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının 
birlikte gerçekleşmesi durumunda 

gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

             Kanun, olağanüstü hallerde, " sıkıyönetim, "

seferberlik ve savaş halinde

 ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile 

yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.
             İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

Mevcut Madde 148.

3. Görev ve yetkileri 

Anayasa Mahkemesi,
 kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler 
ve 
bireysel başvuruları karara bağlar. 
Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. 

Ancak, olağanüstü hallerde, 

"sıkıyönetim"

 ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin 

şekil ve esas bakımından 

Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, 

Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.

Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, 
son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; 
Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı 
hususları ile sınırlıdır.
 Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. 
Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; 
*def'i yoluyla da ileri sürülemez.
_
( *usul hukul yoluyla) (def'i sadece sahibi tarafından kullanılabilen bir haktır.
Benim bulabildiğim anlamlar bunlar ; hukukçular anayasayı 
daha doğru anlayabilir ve anlatabilirler.)
_

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) 
Herkes,

 Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, 
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından,
 ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.
 Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

             (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.)

Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.

             (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.)
Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını
,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını,

Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi,

 Yargıtay, 

Danıştay,

 "Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi" 

Başkan ve üyelerini, 

Başsavcılarını,

 Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hakimler ve Savcılar 

"Yüksek" 

 Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili 

suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar. 

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.)
Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri 

Komutanları "ile 

 Jandarma Genel Komutanı"

 da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.
Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.
(Değişik beşinci fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.)
Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir.
 Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir. 

Mevcut Madde 153.

8.  Anayasa Mahkemesinin kararları 

Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. 
İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
             Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını 
veya
 bir hükmünü iptal ederken, 
kanun koyucu gibi hareketle,
 yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
             Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri,
 iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. 

Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca 

kararlaştırabilir.

 Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
          
   İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, 

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 

iptal kararının ortaya çıkardığı 

hukuki boşluğu dolduracak kanun

" tasarı veya " teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
           
  İptal kararları geriye yürümez.
             Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır
 ve 
yasama, yürütme ve yargı organlarını,
 idare makamlarını,
 gerçek ve tüzelkişileri bağlar.


Mevcut Madde 154

B.  Yargıtay

Yargıtay, 
adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı
 karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. 
Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
            
  Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları ile bu 

meslekten sayılanlar arasından

 Hakimler ve Savcılar  "Yüksek "  Kurulunca 

üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
            
  Yargıtay Birinci Başkanı,
 birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca
 üye tamsayısının salt çoğunluğu 
ve gizli oyla 
dört yıl için seçilirler; 
süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
             Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, 
Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler.
 Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.


Mevcut Madde 155.

C.  Danıştay

Danıştay, 
idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. 
Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
             (Değişik ikinci fıkra: 13/8/1999 - 4446/3 md.) 

Danıştay, davaları görmek, 

"Başbakan ve Bakanlar Kurulunca

 gönderilen kanun tasarıları, "

kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri 

hakkında iki ay içinde düşüncesini 

bildirmek, "tüzük tasarılarını incelemek," 

idari uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir.
           
  Danıştay üyelerinin dörtte üçü, 

birinci sınıf idari yargı hakim ve 

savcıları ile bu meslekten sayılanlar 

arasından Hakimler ve Savcılar "Yüksek"  Kurulu; 

dörtte biri, nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir.
            
  Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından
 Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının 
salt çoğunluğu
 ve 
gizli oyla dört yıl için seçilirler.
 Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
             Danıştayın, kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin nitelikleri
 ve
 seçim usulleri, idari yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.


Bookmark the permalink. RSS feed for this post.
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Popular Posts

Search This Blog

Search

Swedish Greys - a WordPress theme from Nordic Themepark. Converted by LiteThemes.com.